ENGLISH
09.02.2012
Ana Sayfa » Beyin Fırtınası ToplantılarıGeri Dön «

Türkiye’nin Dış Politika Ekseninde Kayma mı Var?

30.01.2010 13:03:01

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Stratejik Düşünce Enstitüsü, 16.12.2009 Çarşamba günü “Türkiye’nin Dış Politika Ekseninde Kayma mı Var?” konulu beyin fırtınası gerçekleştirdi. Toplantıya Dışişleri Eski Bakanı Yaşar Yakış, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ersin Onulduran, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Bülent Karadeniz ile El Cezire TV Türkiye Temsilcisi Yusuf El-Şerif konuk olarak katıldı.

 

Kanal a Genel Yayın Yönetmeni ve SDE Yönetim Kurulu Üyesi Alper Tan, SDE Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Çağıran’ın hazır bulunduğu toplantıda “Türkiye’nin Dış Politika Ekseninde Kayma Var mı?” sorusuna cevap arandı.Yuvarlak Masa toplantısında özetle aşağıdaki görüşler ifade edildi:
Yaşar Yakış: Doğu ile İlişkiler Batı ile İlişkilerin Tamamlayıcısıdır
“Her hükümetin ve her dışişleri bakanının üslupta bir takım değişiklikler yapması mümkündür. 4 yıl Suriye’de 4 yıl Suudi Arabistan’da 4 yıl da Mısır’da görev yaptım. Orada Türkiye’nin Osmanlı geçmişi negatif boyutları ile daha çok anılır. Yanlarındayken sizi gücendirmezler ama aralarında ne konuştuklarına baktığınız zaman bizi teşvik edecek şeylerden bahsettiklerini söylemek zordur. Bundan dolayı Araplara sırtımızı dönmeyi sürdürmemeliydik. Belki şu dönemde çok uzun zaman önce yapmamız gereken şeyleri yapmaya başlıyoruz. Aslında Ortadoğu’daki ülkelere sanıldığından daha yakınız. Orada yaşayanlardan birinin soy olarak geçmişine baktığımızda veya tapu kayırlarına bakması gerektiğinde halen Osmanlı arşivlerine müracaat ettiğini görüyoruz. Arada böyle bir ilişki varken daha uzun süre ayrı yaşamamız doğru olmazdı. Türkiye’nin bölgedeki ülkelere er geç dönmesi gerekirdi. Şimdiye kadar dönmesini zorlaştıran bazı etmenler vardı; Kafkaslar, Balkanlar o coğrafyalarda yaşanan sorunlar, SSCB ile o ülkelerin ilişkileri... Ama günümüze geldiğimizde Ak Parti’nin iktidara gelmedi adeta bir kıvılcım olmuştur. Engeller teker teker ortadan kalktıkça da işler doğal mecrasına ulaşmıştır. Bu da Türkiye’nin o ülkelerle daha yakın ilişkiler kurmasını sağlamıştır. Tabi şunu da mutlaka belirtmeliyim, Türkiye’nin bu devletle kurduğu ilişkiler Batı ile olan ilişkilere bir alternatif değildir. Tam aksine Batı ile olan ilişkilerinin bir tamamlayıcısıdır. Çünkü Türkiye Ortadoğu’da, Kafkasya’da Balkanlarda daha fazla ciddiye alınırsa AB de Türkiye’yi o kadar çok ciddiye alır. Yani bunu bir eksen sapması olarak görmek doğru değildir. ”
Ersin Onulduran: “Türkiye kendisine belli bazı ölçütler koymuş. Dış politikaya baktığımızda ufak tefek biçimsel şeyleri bir tarafa bırakırsanız, temel düzenin değişmesine yol açmıyorsa eksen kaymasından söz etmek mümkün değildir. Ne zaman ki bir siyasi kültürün yerine bir başkası ikame edilir, işte o zaman eksen kaymasından bahsetmek mümkün olur. Şu an telaşa kapılan İsrailliler, İsraillilerin tesiri ile yazı yazan Amerikalılar ve Amerikalılara uyan bizler eksen kayması var şeklinde bir değerlendirme yaparsak kendi kendimizi yanıltmış oluruz.”
Yusuf El-Şerif: “Arap âleminden görüldüğü kadarıyla ‘1 Mart Tezkeresi’ ile başlayan süreçte AK Parti’de önemli değişiklikler var. Sonrasında Türkiye demokratikleşiyor mu, İslamlaşıyor mu soruları kafaları karıştırıyor. Yine Arap dünyasından baktığımızda Türkiye bize daha yakın görünüyor. Türkiye AB ile ilişkilerinden dolayı ciddi bir demokratikleşme süreci içerisine girdi. Türkiye, İsrail üzerindeki dokunulmazlığı kaldırdı. İlk defa bir ülke İsrail’i eleştirdi. Bence bu bir eksen kayması değildir. Eksen kayması kelimesine karşıyım. Evet, Türkiye’ de bir değişiklik var; ama bu demokratikleşme yönünde bir değişiklik var. Şuan Arap ülkelerinde çok ciddi bir İran fobisi var. İran Ortadoğu’ da olumsuz bir etki yaratıyor. Türkiye ne kadar güçlü olursa o oranda bir etki yaratıyor ve bunu batının da fark etmesi gerekiyor. Bölgede iki önemli savaş yaşandı. Türkiye Lübnan savaşında çaba gösterdi ancak pek fazla etkisi olamadı. Gazze ile olan savaşta Türkiye yaptıklarıyla kahraman oldu. Yani eksen kayması Arap dünyasında iyi algılanıyor. Türkiye şu anda mantıklı bir dış politika yürütüyor ve bu Türkiye’yi stratejik olarak bölgesel güç yapıyor.”
Bülent Karadeniz: “Eksen bir coğrafyadır. Belki de eksen değişikliği tartışmaları Yavuz Sultan Selim’e kadar uzanır. Yavuz Sultan’ın Mısır seferi sırasında imparatorluk Avrupa’ya odaklanmış durumdaydı.
Günümüze gelindiğinde, nerde hata yapıyoruz noktasında şunlara bakmalıyız:
1) Türkiye,  güç ve imkânlarını aşıyor. Daha ekonomik olması gerekir.
2) Açılımlar: Açılıma girişmek için güçlü konumda olmak lazım, yoksa sizin yaptığınız açılıma karşı taraf cevap vermeyecektir. 
3) Eğer yaptırım gücünüz yoksa karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmeyecektir.
Türkiye’nin ekseni batıdır. Ve Türkiye’nin son dönemlerde bölgede arabuluculuk yolu ile aktif politika izlemesi gerekmektedir.”
Alper Tan: “Eksen kayması, sapması ya da her ne isim verilirse verilsin, bunu eleştirenler sanki Türkiye utanılacak bir şey yapıyormuş gibi davranıyorlar. Bir yön değiştirme olsa bile ben bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki, Türkiye kuruluşundan bu yana Batılılaşmayı kendisine hedef olarak koymuştur ve yaklaşık 90 senedir de bu istikamette devam etmektedir. Ama buna rağmen Batı’nın gözüne girememiştir. Batı istiyor ki, biz Türkiye’yi kendimizden görmeyelim, ama Türkiye’de bizim kapımızdan ayrılmasın, neye mal olursa olsun ama yüzünüz bize dönük olsun, her ne kadar bizden olmasanız da Doğu’dan yana da taraf olmayın. Türkiye bunu kabul etmek durumunda değil. Modernleşmeyi, sadece Batılılaşma ile izah etmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Bizim Doğu’dan, Kuzey’den ve Güney’den de alabileceğimiz pek çok şey var. O sebepledir ki bizim, illa ki bir tarafa yüzümüzü dönmemiz gerekmiyor. Nerde doğru varsa, oradaki doğruları alırız, değerlendiririz, kendi ülkemizin menfaatleri için kullanırız.
Doğu ile ilişkilerin şimdiye kadar bir ölçüde de ihmal edildiğini, bu sürecin gecikmiş bir süreç olduğunu düşünüyorum. Bence şunu iyi düşünmeyiz; biz Kurtuluş Savaşı’nı Yunanistan ile yaptık, ama Suriye sınırına mayın döşedik. Bence bunun anlamının ne olduğunu iyi düşünmek gerekiyor. Cumhuriyet öncesi başlayan süreçte ben şunu gözlemliyorum; Türkiye içinde Arap düşmanlığı sürekli konuşuldu ve böyle bir bilinçaltı oluşturuldu. Bu sadece Türkiye’de yapılmadı, Arap dünyasında da Osmanlı ve Türk düşmanlığı körüklendi. İki taraflı işleyen bu mekanizma Türkiye ile Ortadoğu’yu birbirinden uzaklaştırdı. Türkiye kıble olarak hep Batı’yı görmüştü, bu dönemde de Doğu ile ilgilenmeye başlayınca acaba ne oluyor, Türkiye yön mü değiştiriyor sorularını gündeme getirdi. Ben bu süreci son derece sağlıklı bir süreç olarak görüyorum. Batılıların bunu nasıl değerlendirdiği bizim için önemli olmamalı. Bir taraftan AB hedefimize doğru ilerlerken bir taraftan da Doğu’daki komşularımızla biz neden ilgilenmeyelim ki?”

 
 
 



BEYİN FIRTINASI TOPLANTILARI KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya