Türkiye-Irak Arasındaki Su Sorunu
Türkiye, Irak'ta yaşanan gelişmelerde birçok fırsatı kaçırmış görünse de su sorunu başlığı altında iyi bir fırsat yakaladığı söylenebilir.
09.11.2009
haber başlık

 

Türkiye-Irak Arasındaki Su Sorunu

 

Su Sorununun çözümü için 03 Eylül 2009 tarihinde Türkiye, Irak, Suriye Üçlü Bakanlar Toplantısı Ankara'da yapıldı. Toplantıya, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Irak Su ve Doğal Kaynaklar Bakanı Abdüllatif Camal Raşit ile Suriye Sulama Bakanı Nader Al Bounni katıldı.

 

Irak Hükümeti, yaklaşık bir buçuk senedir, Irak'a dökülen Fırat suyunun miktarının artırılması için Türkiye'den talepte bulunmaktadır. Iraklı yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, Türkiye’nin, bugüne kadar Irak Hükümeti’nin su talebi konusunda herhangi bir adım atmadığına vurgu yapılmaktadır. Dün yapılan zirvenin sonununda, Fırat ve Dicle nehirlerinin suyunun paylaşımı konusunda Türkiye, Suriye ve Irak'a halen verilmakta olan saniyede 500 metreküp su miktarını artırmadı. Ama Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, "önümüzdeki birkaç ay içinde elimizden geleni yapacağım" sözünü verdi. Bundan sonraki üçlü su zirvesinin Ocak 2010'da Bağdat'ta yapılması kararlaştırıldı. Sözkonusu su zirvesinden Irak tarafının pek memnun kaldığı söylenemez. (Tıkla-1)

 

2 Eylül'de Irak Su ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Türkiye, Fırat nehrinden Irak'a verdiği su miktarının saniyede 500 metreküpten 375'e düşürdüğünü belirtti. Irak tarafı ise, yaşadığı kuraklıktan dolayı, Türkiye’den dökülen su miktarının saniyede 750 metreküpe yükseltilmesini talep etmektedir. Bugün su sorunu, Ortadoğu bölgesinde önemli bir sorun haline gelmektedir. Bu nedenle önümüzdeki dönemlerde su sorununun, petrol ve doğal gaz sorunundan da öte bir anlam ifade edeceği öngörülebilir. Bu nedenle Ankara'da düzenlenen üçlü zirvenin önemi, bir kez daha görülmektedir.

 

Irak ile Türkiye arasındaki sorunun temel nedenlerinden biri, Türkiye'nin Fırat nehri üzerine inşa ettiği Keban Barajı'dır. Söz konusu barajın yapılmasından önce, Türkiye'nin Fırat ve Dicle nehirleri üzerine inşa ettiği herhangi bir barajı bulunmamaktaydı. (Tıkla-2)

 

Irak, son zamanlarda ciddi bir su sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Irak'ın güneyinde yaşanan su sıkıntısından dolayı, tarım ve hayvancılığın çok zor durumda olduğu belirtilmektedir. Kuraklık sebebiyle Irak’ın tarım arazilerinin yüzde 50’sinin kullanılabildiği söyleniyor. Bu nedenle, önümüzdeki günlerde su sorununun, terör sorunundan daha çok gündeme geleceği ve iki ülke arasındaki ilişkileri gerebileceği değerlendirmesinde bulunulabilir. Irak Hükümeti’nin, su konusunda Türkiye’ye daha çok baskı yapabilmesi için Başbakan Maliki’nin, Suriye’ye bir ziyarette bulunarak Irak ve Türkiye'nin arasındaki su sorununa Şam’ı da dâhil etmesi dikkat çekicidir.

 

Ancak Irak, Suriye'yi bu soruna dâhil etmek istese de Şam'ın buna sıcak bakmadığı gözlenmektedir. Çünkü Irak Hükümeti, Irak'ın son günlerde yaşadığı su sıkıntısının temel nedeni olarak, Türkiye ve Suriye'nin Fırat ve Dicle üzerinde yaptırdıkları barajları sebep göstermektedir. Bu durumda, söz konusu ülkelerin 'su sorunu' konusunda en azından bugünkü koşullarda birlikte adım atması pek mümkün görülmemektedir. (Tıkla-3)

 

Türkiye, bundan sonra ne yapmalıdır?

 

Birincisi, Türkiye, bölgesinde yaşanan su sorununu siyasi olarak kendi lehine çevirebilmeli ve elindeki su kozunu kullanarak, söz konusu ülkelerle yaşadığı sorunları kendi çıkarları doğrultusunda çözüme kavuşturmalıdır.

 

İkincisi ise, Kuzey Irak'ta oluşturulan ''Kürt Bölgesi''ndeki siyasi yapıyı da,aynı olanakları kullanarak kendi kontrolünde tutmak için çalışabilir. Başka bir ifadeyle Türkiye, Kuzey Irak’la yaşadığı sorunları kendi lehine çevirebilir.

 

Sonuç olarak, önümüzdeki yıllarda su sorunu üç ülke (Türkiye, Irak ve Suriye) arasında önemli bir sorun olarak patlak verebilir. Çünkü, gerek iklim değişikliği, gerekse dünyada yaşanan kuraklık, ileride 'bir varil petrol=bir varil su' olarak karşımıza çıkarsa, hiç şaşırtıcı olmayacaktır. Türkiye, Irak'ta yaşanan gelişmelerde birçok fırsatı kaçırmış görünse de su sorunu başlığı altında iyi bir fırsat yakaladığı söylenebilir. Aslında su sorunu bu aşamada, Türkiye ve Irak arasında bir sorun olarak kendisini göstermekle beraber, ileride Ortadoğu bölgesinin bu bağlamda, yeni çatışmalara sahne olması olasılığı da gözden uzak tutulmamalıdır.

 
(Ali SEMİN, Ortadoğu- Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 04.09.2009)

 

 

 

 



Fotoğraf - Video
İlgili Haberler

Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Tasarım ve Uygulama: OMEDYA