ENGLISH
30.07.2010
Ana Sayfa » HukukGeri Dön «

Türkiye’de Kuvvetler Ayrılığı ve Yargı

31.12.2009 17:57:59

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Danıştay Anayasa Suçu İşliyor: SDE'nin beyin fırtınasında ortaya çıkan görüşe göre Danıştay dinleme konusundaki yönetmelik iptaliyle anayasa suçu işliyor. Çünkü Adalet Bakanlığı müfettişlerinin kendi başlarına telefon dinleme yetkisi zaten bulunmuyor. Telefon dinleme iznini ancak mahkemeler verebiliyor ve müfettişlere bu izin için talepte bulunma yetkisi CMK’ya göre kanunla tanınıyor. Kanun halen yürürlükte olduğundan ‘dinleme’ sebebiyle yönetmelik iptali de Danıştay açısından yetki ihlali kapsamına giriyor.

2009’un son günü SDE bünyesinde bir yuvarlak masa toplantısı yapıldı. Toplantıya SDE Yönetim Kurulu Üyesi ve Kanal a Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, RTÜK üyesi Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Kırıkkale Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül,  Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Av. Reşat Petek,  Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Sefa Mermerci ve Stratejik Düşünce Enstitüsü personeli katıldı. Toplantıyı SDE Uzmanı Doç. Dr. Ertan Beşe yönetti.

Kuvvetler Ayrılığı ve Yargı konulu toplantıya katılan akademisyen ve uzmanlar Türkiye’de yasama, yürütme ve yargı arasındaki çatışma, çatışmanın nedenleri, bunun önüne nasıl geçilebileceği hakkında fikirlerini ortaya koydu. Üzerinde en çok durulan konu ise yargının bağımsızlığı oldu. Türkiye’de yargının tam anlamı ile bağımsız olmadığı konusunda hemfikir olan uzmanlar, bu konunun Türkiye’nin ilerlemesini önlediğinin altını çizdiler. Katılımcılar, Anayasa Mahkemesi kararlarında laikliğin ‘bir yaşam biçimi’ olarak geçtiğini oysa dünyada geçerli laiklik anlayışına göre, laikliğin farklı yaşam biçimlerinin bir arada yaşamasını düzenlemesi gerektiğini vurguladılar. Katılımcılar, laiklik ilkesinin sözkonusu laikçiliği engellemesi gerektiği tesbitini de yaptılar.
 
 
Danıştay Anayasa Suçu İşliyor
 
Katılımcıların belirttiği en önemli konulardan birisi de Adalet Bakanlığı müfettişlerinin telefon dinlemesi konusunda Danıştay’ın verdiği iptal kararı oldu. Toplantıda ifade edilen bilgilere göre, Danıştay sözkonusu yönetmelik iptaliyle anayasa suçu işliyor. Çünkü Adalet Bakanlığı müfettişlerinin kendi başlarına telefon dinleme yetkisi zaten bulunmuyor. Telefon dinleme iznini ancak mahkemeler verebiliyor ve müfettişlere bu izin için talepte bulunma yetkisi CMK’ya göre kanunla tanınıyor. Kanun halen yürürlükte olduğundan ‘dinleme’ sebebiyle yönetmelik iptali de Danıştay açısından yetki ihlali kapsamına giriyor.
 
    
 
Toplantıda özetle şu görüşler dile getirildi:
 
Av. Reşat Petek, 2009 yılında halkın yargıyı daha yakından tanıdığını vurgulayarak yargının hem bağımsız hem de tarafsız olması gerektiğinin altını çizdi. “Cumhuriyetin nitelikleri sözkonusuysa yargı taraftır” denildiğini hatırlatan Petek, Türkiye’nin çözüm bekleyen en acil sorununun yargı olduğunu kaydetti. Petek, 82 Anayasası’ndan kaynaklanan bir yetki kargaşası olduğunu, yargının da çeşitli mercilere hesap vermesi gerektiğini ama şuana kadar yargılanmış tek bir yüksek yargıcın olmadığını söyleyerek “kural koymak millet adına hareket etmek anlamına gelir. Yargı kural koymamalıdır, konulan kuralları uygulamalıdır” dedi.
 
Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu ise yargıda bir kast sistemi oluştuğunun, bunun ‘halka rağmen, halk için’ söylemini meşrulaştırdığını belirtti. Özellikle eğitim ve mahkemelerde jüri bulunması konusu üzerinde duran Fendoğlu,  hakim ve savcı eğitimlerinin iyi durumda olmadığını, bu eğitim sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini belirtti. HSYK'nın yapısının demokratikleşmesini öneren Fendoğlu, daha özgürlükçü hareket edilmesi gerektiğini ise şu sözlerle vurguladı: “Türkiye bir yargı devleti sistemine doğru gidiyor. Yüksek yargıda atanmış kişilerin yanısıra seçilmiş kişiler de bulunmalıdır.”
 
Doç. Dr. Kudret Bülbül; Türkiye’nin gelişmesinin önünde yargının engel oluşturduğuna yönelik eleştiriler bulunduğunu belirtten Bülbül, yargının bu yöndeki eleştirileri dikkate almasınıın önemine dikkat çekti. Bülbül, üst düzey yargı mensuplarının Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri daha yakından takip etmesinin gereğine işaret etti.
 
Gazeteci Alper Tan da; kuvvetler ayrılığının olduğu yerde bir ölçüde çatışmanın olmasını doğal karşıladığını belirtti. 1982 Anayasası'na göre “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve milletiyle bir bütündür” maddesine gönderme yapan Tan, “Anayasa'daki bu maddede cümlenin öznesi devlettir. Özne millet olabilirdi." şeklinde konuştu.  Tan, 2009 yılının kötü geçtiği eleştirilerine katılmadığını aksine hayati önemde kararlar alındığını belirterek 2010 yılından da umutlu olduğunu söyledi.
 
Doç. Dr. Aytekin Geleri; Darbeleri yapanların kendilerini haklı gösterecek hukuki gerekçeler öne sürdüklerini ve o günün kafasıyla kendilerini ileride güvence altına alacak 20 yıl sonrası için bir takım düzenlemeler yaptıklarını aynı durumun bugün de sürdüğünü ifade etti. Bu gün kurumlar arası çatışmanın o zamandan yapılan, günün koşullarından ziyade ilerisi için düzenlenmiş kararlardan kaynaklandığını belirtirken, “Türkiye’de hukukun üstünlüğü yerine ‘üstünlüğün hukukunu’ savunan bir grup var. Bu durum devletçi yaklaşımı gösterir” dedi.

SDE Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Bolat da sorunların kökeninde eğitim sisteminin bulunduğunu örneklerle anlatarak bununla birlikte Türkiye’nin asker, polis, iktidar ve yargı gibi bütün kurumlarıyla birlikte yeni bir anlayışa ulaştığını da kaydetti.

 

Katılımcıların görüşleri ise özetle “Güçler ayrılığında yargı lehine, yasama ve yürütmenin aleyhine güç dengesi bozulmuştur, yargı öyle bir hale gelmiştir ki, yargı mercileri bile kendi aralarında güç savaşına girmişlerdir. Bununla birlikte bugün Türkiye’deki değişimin en önemli ayağı yargıdır. İhtilal yapanlar, yaptıklarını bir şekilde meşrulaştırma yolunu tercih ediyor. Yargı da aynı durumu hukuk çerçevesinde yürütüyor. Yapılanlara hukuki gerekçe bulma zorunluluğu sebebiyle yargı mekanizması Türkiye’de ideolojik bir sorun haline geldi"  şeklindeydi. Toplantıya katılan Adalet Bakanlığı müfettişleri ise basında müfettişlere yöneltilen eleştirilere katılmadıklarını, müfettişlerin niteliklerinin yüksek olduğunu ve kanundan kaynaklanan yetkilerini kullandığını anlattı.




HUKUK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya