Sağlık reformu ABD başkanlık seçimlerinde sıklıkla tartışılan bir konuydu. Seçim döneminde Obama, sağlık sisteminin bu hali ile sürdürülmesinin mümkün olmadığını sıklıkla vurgulayarak, başkan olduğu takdirde sistemde nitelikli bir değişiklik yapacağına dair söz vermişti. Gerçekten de Obama, göreve geldiği tarihten bu yana bu konuya önem ve öncelik verdi ve reformun bir an önce gerçekleştirilmesi ve sağlık sisteminin iyileştirilmesi konusunda çalışmalara başladı.(Tıkla – 1)
Sağlık Reformu, hem ABD halkı hem de uluslararası kamuoyu tarafından Barack Obama’nın göreve geldiği günden beri en önemli icraatı olarak görüldüğü için Amerikan Parlamentosu’nda reformla ilgili gelişmeler herkes tarafından dikkatle izlendi. Barack Obama ve projenin mimarı olarak görülen ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton’un sağlık reformu konusundaki bu çabaları önümüzdeki günlerde meyvesini verecek gibi görünüyor.
Amerikan sağlık sisteminde 1965’ten beri en büyük değişiklikleri öngören sağlık reformu yasa tasarısı, 7 Kasım 2009 tarihinde Amerikan Temsilciler Meclisi’nde kabul edildikten sonra, 20 Aralık 2009’da Kongre’de Demokrat üyelerin tümünden destek görerek kabul edilmesiyle ilk başarısını vermişti. Plan, dün akşam saatlerinde Senato’da 100 üyenin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, 39'a karşı 60 oyla onaylandı. Bu iki aşamanın tamamlanması, reformun yürürlüğe girme sürecinde kat edilmesi gereken çok az bir mesafe kaldığının bir göstergesi olarak algılanabilir. Zira önümüzdeki günlerde, Kongre’nin her iki kanadından seçilecek üyeler, Temsilciler Meclisi’nde ve Senato’da kabul edilen iki yasa tasarısı metni arasındaki farklılıkları gidererek tek bir tasarı haline dönüştürecekler. Reform paketinin hayata geçebilmesi için bu tek tasarının da Temsilciler Meclisi ve Senato tarafından tekrar onaylanması ve son olarak Başkan Obama tarafından imzalanması gerekiyor. Diğer iki aşamayı başarıyla geçen yasa tasarısının bu aşamaları da geçip yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Yasanın Kabulüyle Ne Değişecek?
Amerikan sağlık sistemindeki iki önemli sorun tüm ulusal gelirin yüzde 16’sını aşarak artık karşılanamaz hale gelen sağlık harcamaları ve 50 milyon civarında olan sigortasız ABD vatandaşının sağlık hizmetlerinden yararlanamaz halde oluşudur. OECD ülkeleri içinde sağlığa harcanan para açısından ABD ulusal gelirin yüzde 8’i civarında yüksek bir oranda olmasına rağmen, genel sağlık verileri ortalaması OECD verilerinden kötüdür. Aynı zamanda ABD’de sağlık sigortası özel şirketler tarafından sağlanmakla beraber kamu sağlık sistemleri sınırlıdır. Bu sistemde sağlık masraflarının ve sigorta primlerinin yüksek olması ciddi bir sorun teşkil etmektedir.
(Tıkla – 2)
Reform paketinin yürürlüğe girmesi durumunda Amerikan vatandaşlarının sağlık sigortası yaptırması zorunlu hale gelecek, dolayısıyla da sigorta şirketlerinin hastaları sigortalamayı reddetmesi, büyük şirketlerin çalışanlarını sigortalamayı ihmal etmesi engellenecek. Amerika’da son derece pahalı olduğu söylenen sağlık sigortası da sübvansiyonla yoksul kesimlere de ulaştırılacak. ABD vatandaşları, sigorta poliçeleri arasında kıyaslama yapabilmek için reform kapsamında oluşturulması beklenen borsayı da kullanabilecek. Bütün bu düzenlemelere ek olarak 2014’den itibaren devlet sigortaları da oluşturulması ve sigorta prim artışlarının kontrol edilmesi bekleniyor.
(Tıkla – 3)
Amerikan sağlık sistemi, Barack Obama’nın başkanlığı öncesindeki dönemlerde de düzeltilmeye çalışılmış ancak özellikle çıkar gruplarının kongre nezdindeki aşırı lobi faaliyeti ve siyasi engellemeler dolayısıyla başarı sağlanamamıştı. Obama’nın göreve geldiğinden bu yana, yapmayı vaadettiği birçok şeyi henüz gerçekleştirememiş olmasına karşın, sağlık reformu yasa taslağının kabul edilmesi hem iktidardaki Demokrat Parti’nin hem de Başkan Obama’nın önemli bir başarısı olarak değerlendirilebilir.
(Burcu Ayvazoğlu, Asistan)