ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Türkiye Artık Eski Türkiye Değil

23.12.2009 18:06:52

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demokratik Açılım süreci çok olumlu bir şekilde işlerken, tam her şey yolunda gidecekken, insanlar kendine, ülkesine, milletine güven duymaya başlarken, geleceğe yönelik umut dolu beklentiler artarken yine karanlık bir el devreye girdi, benzer komplo senaryolarını sahneye koymaya başladı. Ülkede kargaşa çıkarmak, Kürtlerle Türkleri birbirine düşman yapmak, aralarında kin, nefret, düşmanlık ve intikam duygularını ateşlemek ve hatta bir iç savaşa kadar gidebilecek bir süreci işletmek amacıyla daha öncekilere benzer yeni provokatif eylemler yapılmaya başlandı. Evet hep aynı senaryolar, aynı oyunlar; kirli emeller ve karanlık güçler. Ancak farklı olan çok önemli bir şey var: Türkiye artık eski Türkiye değil.

 

İmralı’daki cezaevi koşullarının bahane edilmesiyle İzmir’de başlayan daha sonra birçok il ve ilçeye yayılan ve son olarak İstanbul’da ve Muş’ta kirli ve çirkin yüzünü açıkça gösteren sokak eylemleri ile bir karşı şiddet akımı oluşturulmaya, böylece kaos ortamı hazırlanarak halk Türk-Kürt çatışmasına ve iç ayaklanmaya doğru sürüklenmek isteniyor. Aynı şekilde, 7 Aralık’ta Tokat Reşadiye’de gerçekleştiren ve 7 erin şehit olmasıyla sonuçlanan kanlı pusu ile 1993 yılında Bingöl’de meydana gelen 33 erin şehit edildiği olayı akıllara getiriyor. O tarihlerde de aynı şimdiki olumlu gelişmelere benzer bir tablo vardı ülkede. Merhum Turgut Özal sıradışı kişiliği, sorumluluk duygusu, olayları anlama ve yerinde tespit ve analiz yapma yeteneği ve vizyonuyla PKK ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin çok önemli çalışmalar yapıyordu. Toplumda büyük bir istek, ümit ve beklentinin oluştuğu bu dönemde hem ülke içinde hem de uluslar arası alanda çok uygun bir ortam elde edilmişti. Ama maalesef Özal’ın ömrü bu düşünü gerçekleştirmeye yetmedi. Özal’ın vefatından yaklaşık 2 ay sonra savunmasız ve silahsız 33 erimizin hunharca şehit edilmesi hem o ana kuzularının ailelerinin yüreğini yaktı hem de bütün milletin ümitlerini ve hayallerini yıkmak için tezgâh kuranların emellerine ulaşmasını sağladı. Ülkenin demokratikleşmesini, PKK’nı tasfiyesini ve Kürt sorununun çözümünü istemeyen derin güçler yine kazanmış, bu sorunların çözümüne ilişkin köklü projeler rafa kaldırılmıştı.
 
Tokat Reşadiye’deki kanlı pusu da benzer sebep ve sonuçlar ekseninde meydana geldi. Demokratik Açılım süreci çok olumlu bir şekilde işlerken, tam her şey yolunda gidecekken, insanlar kendine, ülkesine, milletine güven duymaya başlarken, geleceğe yönelik umut dolu beklentiler artarken yine karanlık bir el devreye girdi, benzer komplo senaryolarını sahneye koymaya başladı. Ülkede kargaşa çıkarmak, Kürtlerle Türkleri birbirine düşman yapmak, aralarında kin, nefret, düşmanlık ve intikam duygularını ateşlemek ve hatta bir iç savaşa kadar gidebilecek bir süreci işletmek amacıyla daha öncekilere benzer yeni provokatif eylemler yapılmaya başlandı. Evet hep aynı senaryolar, aynı oyunlar; kirli emeller ve karanlık güçler. Ancak farklı olan çok önemli bir şey var: Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye, toplumsal dinamikleri, değerleri, ekonomisi, siyasi istikrarı, bölgede ve dünyadaki saygın konumu ile artık bu tür klasik, modası geçmiş oyunlara teslim olacak, geri adım atacak bir ülke değil. Bünye artık eskisi gibi zayıf değil bağışıklık sistemi çok güçlü. Başta Kürtler olmak üzere toplumun her kesiminde devlete güvende çok ciddi artış var. Her bir saldırı toplumu bölmek yerine daha çok bilinçlendiriyor, birbirine daha çok bağlıyor. Çünkü toplum Türk’üyle, Kürt’üyle ve diğer unsurlarıyla artık çok daha bilinçli ve duyarlı; ortak kaderi paylaştıklarının, üzerlerinde oynanmak istenen kirli ve derin nitelikli oyunların farkında.
 
Siyasi iktidar bu güne kadar hiç olmadığı kadar kararlı, istikrarlı ve çözüm odaklı. Artık hiçbir kirli ve karanlık ilişki gizli kalmıyor. Devletin güvenlik ve istihbarat güçleri eskisinden çok daha profesyonel, nitelikli, teknik ve azimli. Her şey bir bir ortaya çıkarılıyor. Halk her şeyin içyüzünü, gerçekleri, perde arkasında oynanan oyunları görüyor, öğreniyor. Medya artık bir iki kişi veya grubun tekelinde değil; konulara çok daha sağduyulu, gerçekçi ve tarafsız bakıyor, kamuoyunu aydınlatmak adına büyük fedakârlıklar yapıyor. Geçmişteki faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gidiliyor, bir zamanlar “dokunulmazlar” olarak bilinen kişi ve makamlar bağımsız yargı karşısında hesap veriyor.
 
Bu saatten sonra bu milletin ümitlerini kırmaya, geleceğini ipotek altına almaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu kadar çok boyutlu ve köklü sorunlar yumağının çözümü yolunda iletişim sorunları, gecikmeler, molalar olabilir. Ama sonuçta, bunların hiçbiri bu milleti yoluna devam etmekten alıkoyamayacak ve Türkiye aydınlık geleceğe hep birlikte ulaşacaktır.
 
(Doç. Dr. Aytekin Geleri)





SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya