OBAMA’NIN “YENİ AFGANİSTAN POLİTİKASI”NIN PAKİSTAN AYAĞINDA KARŞILAŞTIĞI YENİ ENGEL: PAKİSTAN SİLAHLI KUVVETLERİ
ABD’nin Afganistan merkezli “küresel terörizmle savaş”ının Pakistan ayağında, bugünlerde ciddi bir siyasi kriz söz konusudur. “Yeni Afganistan Politikası”nın değişik açılardan ele alındığı görüşmeler sürerken, Pakistan Silahlı Kuvvetleri ve Asıf Ali Zerdari hükümeti arasında çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle Pakistan zor anlar yaşamaktadır.
Afganistan’da yeni politikaya ihtiyaç duyulmadan önce uzun bir süre “Af-Pak” olarak kısaltılan eski politikaya paralel biçimde, Afganistan’da yürütülen savaşın kaderini etkilemede Pakistan’a büyük rol düşmektedir. “Terörle mücadele” şartına bağlı olarak Pakistan’a verilecek Kerry-Lugar Ödeneği daha Zerdari hükümetinin eline ulaşamadan yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Muhalefet partileri ve medyadan da gelen eleştirilere kulak tıkayan Zerdari’nin tek bir eleştiri sahibine sırtını dönmesi imkansızdır: Pakistan Silahlı Kuvvetleri. Bilindiği gibi Pakistan’da silahlı kuvvetler devletin kurulduğu 1947 yılından itibaren gerek iç gerekse dış siyaset bağlamında önemli güç odaklarından biridir ve tarihte de görüldüğü gibi istediğinde bu gücü kullanmaktan çekinmemektedir. Zerdari hükümeti ve Amerikan temsilciler, silahlı kuvvetleri ikna etmeden Pakistan politikalarına yön veremeyeceklerinin farkındadırlar.
Obama’nın “Yeni Afganistan Politikası”nın netleşmesine doğru atılan adımlar bağlamında üretilen alternatifler bununla sınırlı değildir. ABD askeri yetkililerinin medyaya verdikleri demeçte, Obama Doktrini’nin ABD’nin öncelikli güvenlik tehdidi algılamasının Afganistan’dan değil, Pakistan’daki kabile bölgelerinden geldiği belirtilmiştir.
(tıkla 1) Bu bağlamda akıllara hemen ABD başkan yardımcısı Joe Biden’in, henüz netleşemeyen “Yeni Afganistan Politikası”na dönük önerileri gelmektedir. Hatırlanacağı gibi Biden, ABD’nin Afganistan’daki kuvvetlerinden sorumlu General Mc Crystal’in ek asker talebine şiddetle karşı çıkan isimler arasındaydı. Biden’e göre Afganistan’daki militanlarla mücadelede ABD’nin üstün teknolojiye dayanan insansız casus uçakları ve özel kuvvetleri ile “selektif operasyonlar” yapması gerekmektedir. Ayrıca Mc Crystal’in önerisinin aksine; Afgan polis ve askeri kuvvetleri eğitilerek, militanlarla mücadelede Afganistan’ın güvenliğini sağlayacaktır. Obama’nın Biden Planı’nı doğrudan kabul etmesinin önündeki en büyük engel, özellikle Belucistan ve Federal İdari Kabile Bölgeleri’ni hedef alacak saldırıların neden olabileceği sivil kayıplar karşısında siyasi destekten yoksun kalacak Zerdari hükümeti ve Pakistan’ın egemenlik haklarının ihlal edileceğini düşünen Pakistan Silahlı Kuvvetleri’dir.
Afganistan’da istikrarı sağlayacağı düşünülen bir başka yol ise özellikle Afganistan’ın kuzeyinde varlık gösteren “savaş lordları”nın desteklenerek başta Taliban olmak üzere militanlara karşı mücadelede kullanılmasıdır. 1979 SSCB işgali yıllarında faaliyetleri doruk noktasına çıkan bu lordlar, Taliban’ın Afganistan’da etkinlik kazanmasıyla köşelerine çekilmiş ve destekten mahrum kalmışlardır. “Yeni Afganistan Stratejisi” ile önemi artan bu kuvvetlerin desteklenmesinin Afganistan’da büyük etkinliğe sahip olan Pakistan Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı istihbarat kuruluşu ISI’nın itibarını olumsuz yönde etkileyeceği ve bu bağlamda da militanlara karşı yürütülen mücadelede Pakistan’ın mevcut önemini kaybederek ABD fonlarından yoksun kalacağını düşünülmektedir. Hindistan’ın Afganistan’daki yumuşak gücüne vurgu yapan ve söz konusu savaş lordları ile irtibat halinde olduğuna dayanan Pakistan iddiaları
(tıkla 2), Afganistan üzerinden doğacak bir Hindistan-ABD işbirliğinden derin kaygı duymaktadır. Kabil’deki Hindistan büyükelçiliğine yapılan son saldırının da
(tıkla 3) bu yönde bir siyasi mesaj verdiği düşünülebilir.
Sonuç olarak Obama’nın “Yeni Afganistan Stratejisi” nin netlik kazanması, hesaba katılmayan pek çok faktörün bir araya gelmesi nedeniyle gecikmektedir. Afganistan’da istikrarın ve güvenliğin sağlanması için geciken her adım, ABD’ye, müttefiklerine ve bölge ülkelerine büyük zarar vermektedir. Obama ve danışmanlarının karar sürecinde bölgesel dengeleri şekillendiren aktörlerin taleplerini de dikkate alması, Afganistan’da yürütülen mücadelenin başarı ile sonlanmasına katkıda bulunacaktır.
(Ali Ertan, Asya-Pasifik Masası, Kıdemli Asistan)