Avrupa Birliği Lizbon Antlaşması ile daha kucaklayıcı, yeni bir döneme girdi. Yalnız Türk halkı son 6 ay içinde Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye karşı tutumundan pek memnun olmasa gerek ki, yapılan son anketlerde Avrupa Birliği'ne olan desteğin azaldığı gösteriliyor.
Türkiye'nin Avrupa Birliği isteği sadece AK Parti hükümeti ile gündeme gelen bir konu olmayıp geçmişi bundan 50 yıl önceye dayanmaktadır. 50 yıldır her hükümet bazen duraksayıp bazen çok yol katedilse de Avrupa Birliği'nden hiç vazgeçmemiştir. Ancak AK Parti hükümeti yaptığı yeni dış politika açılımı başlarda Avrupa Birliği’ni ilk hedef olarak nitelendirirken bugünlerde yine Avrupa Birliği'nden vazgeçmeyeceklerini ancak bu kez Avrupa Birliği'nin de bizden vazgeçemeyeceğini dile getiriyorlar. Hükümetin İran açılımı, Mezopotamya Birliği çalışmaları Batı'da "Türkiye'nin dış politika ekseninde kayma mı var?" sorularını gündeme getirirken Birliğin telaşlanmasına da neden olmuştur.
Siyasetçiler böyle düşünürken halk da onlara paralel olarak Avrupa Birliği'ne olan isteklerini azaltmışlardır. Avrupa Birliği'nin yaptırdığı bir kamuoyu araştırmasına göre "Avrupa Birliği üyeliğinin ülkeleri için iyi olacağını" düşünen Türklerin oranı son 6 ayda yüzde 48'den 45'e inerken, tarafsız kalanlar 2 puan artışla yüzde 19'a çıktı. Ankette "Her ihtimali hesaba katarsanız, ülkenizin Avrupa Birliği üyeliğinden faydalanacak mı?" sorusuna Türklerin yüzde 50'si olumlu görüş belirtti. Yaklaşık 6 ay önce yapılan Eurobarometre'de bu oran yüzde 57 düzeyindeydi. Eurobarometre'nin yaptığı anketlerde Avrupa Birliği'nin en büyük sorunları ise yüzde 51'le işsizlik, yüzde 40'la ekonomik durum ve yüzde 19'la suç ve enflasyon şeklinde sıralanırken terör, yüzde 4'le arka sıralarda kaldı. Türkiye'de Avrupa Birliği kurumlarına duyulan güven de son 6 ayda önemli ölçüde geriledi. Bu dönemde Avrupa Parlamentosuna güvenenlerin oranı yüzde 27'den yüzde 19'a ve Avrupa Birliği Komisyonu'na güvenenlerin oranı yüzde 20'den yüzde 18'e indi.(Tıkla -1)
Türk halkı sadece Avrupa Birliği bizi istemiyor diye düşünmenin yanı sıra Hükümetin yaptığı Doğu açılımlarını daha çok desteklemelerinden dolayı Avrupa Birliği'ne olan isteği azaltmışlardır. Zira Türk halkının çoğunluğu kendisini Batı'dan çok Doğu'ya yakın hissediyor ve Türkiye'nin bir batı ülkesi değil doğu ülkesi olduğunu kabul ediyor. (Tıkla – 2)
Bu anlamda İran, Irak, Azerbaycan Türk halkına Avrupa Birliği'nden daha sempatik geliyor. Bunun yanı sıra Türk halkı Avrupa Birliği'nin tek alternatif olmadığını da anlamış durumda. Zira Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın "Avrupa Birliği olmadan asla" mesajlı sözcükleri Türk halkına daha çok güven vermiştir.
Görülen o ki Avrupa Birliği bize nasıl "öteki" gözüyle bakıyorsa Türkiye de Avrupa'ya ve Birliğe en az onlar kadar " öteki" gözüyle bakabilirmiş. Türk halkının bu isteksizliği Hükümeti etkiler mi bilinmez ama Avrupa Türkiye'yi bu şekilde ikilemde bırakmaya devam ederse Avrupa Birliği'ne ne istek kalacaktır ne de güven...
(Yrd. Doç. Dr. M. Nail Alkan, Avrupa Birliği-Balkanlar-Ege-Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı)