Gürcistanlı analist Tengiz Paçkoriya bu konuda öne sürdüğü görüşlerinde, Gürcistan’ın, tarafsızlığı hakkında uzun zamandır bir çalışma olduğunu ve bu çalışmanın artık dillendirilmeye de başlandığını savunuyor. Paçkoriya, bu konuda adım atmanın çok zor olduğunu kabul etmekle beraber bu işte ABD ve Rusya birlikte karar vereceklerine dikkat çekiyor. Paçkoriya şunları söylüyor: “Lakin gayrı resmi ama muteber kaynaklardan alınan bilgilere göre, ABD yetkilileri Ermenistan’ın da tarafsız statü alması konusunda oldukça ısrar ediyor.
Rusya Gürcistan’ın NATO saflarına katılmasına itiraz ettiği için Ermenistan üzerindeki haklarından vazgeçeceği ve Gürcistan’a karşılık Ermenistan politikalarını değiştirdiği ileri sürülmektedir. Rusya Devlet Duması Milletvekillerinden Sergey Markov Gürcüstan ile Ermenistan’ın bölgede tarafsızlık statüsü alması ABD-Rusya arasında müzakere edilmektedir. Şu iyi bilinmektedir ki, Saakaşvili’nin devrinde Gürcistan NATO’dan vazgeçmeyecek.
ABD ise Saakaşvili’nin bu tavrından rahatsız olduğundan olsa gerek onu devirmeye hazırlanmaktadır. Markov’a göre, Ermenistan’ın da Rusya’nın desteğinden vazgeçmesi akla mantığa uygun gözükmüyor. Çünkü Ermenistan Rusya’nın desteğinden mahrum kalma korkusuna şimdiden kapılmakta. Rusya desteğini çekerse Azerbaycan Karabağ’ı savaş yoluyla elde etmeğe çalışacak. Son zamanlarda Karabağ’ın çözümünün savaş seçeneğine doğru gitmesinin altında bu gelişmeler yatabilir.
Kafkasya’da “olmaz olmaz” dedirtecek bu televizyon haberinin yayınlandığı saatlerde NATO Genel Sekreteri Moskova’da Afganistan için yardım turlarına çıkmıştı. Yardım almadan Afganistan’da başarı elde edemeyeceğini fiilen kabul eden NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Medvedev ile görüştükten sonra Afganistan için helikopter, yakıt ve pilot istedi. Dmitri Medvedev, bu taleplerin ele alınacağını belirtirken; Vladimir Putin, Rusya ile NATO’nun güçlerinin birleştirmesinin iyi sonuçlar verebileceğine dair duyduğu güveni ifade etti. Bu temenni görüşmelerinin ise Gürcistan için felaket çanlarının çaldığının habercisi olarak yorumlanmaktadır.
8 Ağustos 2008 tarihli Rusya-Gürcistan savaşından sonra Rusya gölgesinde bağımsızlığını ilan eden ve yavaş yavaş dünya devletleri tarafından tanınmaya başlayan Abhazya’da, 12 Aralık 2009 tarihinde iki turlu yapılacağı ilan edilen seçime mevcut cumhurbaşkanı Sergey Bağapş'ın yanı sıra 4 aday daha yarışmıştı. Eski devlet başkanı yardımcısı Raul Hacimba, iş adamı ve eski milletvekili Beslan Butba, devlete ait Abhazya Denizcilik Şirketi yöneticisi Zaur Ardzinba ve Vitali Bganda, devlet başkanlığına aday oldu. Mevcut Cumhurbaşkanı Sergey Bagapş birinci turda seçildi. 2004 seçimlerinde Rusya müdahalesinin ters teptiğini hatırlatan siyaset bilimciler, bu seçim sürecinde Rusya’nın tarafsız davranarak, Abhazya halkının tercihine saygı duyduğunu gösterdiğini, seçim sonuçlarının Rusların da istediği şekilde gerçekleştiğini belirtiyorlar.
Kafkasya’nın gündeminde Abhazya seçimleri, NATO Genel Sekreteri’nin Moskova ziyareti ve en önemlisi Abhazya ve Güney Osetya’yı Rusya, Venezuella ve Nikaragua’nın yanında adı sanı duyulmamış Nauru Cumhuriyetinin tanıması önplana çıkmıştır. Bu Rusya’nın Kafkasya’da işi şansa bırakmamak için yaptığı önemli bir hamledir.
Nauru resmi temsilcileri, 13.12.2009 pazar günü Moskova’da 50 milyon dolar yardım almak için temaslarda bulundular. Kommersant gazetesinin yazdığına göre, Nauru Cumhuriyeti bu yardımın karşılığında Gürcistan’dan ayrılan Abhazya ve Güney Osetya’yı tanımağa hazır oldukları hakkında bir haber verdi. Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’yı adım adım dünya devletlerine tanıtmaya çalışırken uyguladığı yöntem, Kafkasya’yı tekrar ele geçirme sürecinin bir parçası gibi görünüyor. Nauru 2002 de mali yardım karşılığında Tayvan’ın bağımsızlığını tanımış, ancak 2005’de Çin’den yardım alıp bu kararından vazgeçmişti.
Abhazya’daki seçimlerin Rusya’nın istekleri doğrultusunda sonuçlanmasının ardından da Nauru Cumhuriyeti tarafından Abhazya’nın tanınması, bölgede Azerbaycan’ı tedirgin etmiştir. Bu süreçten Gürcistan’ın rahatsız olması normal karşılanabilir ama Azerbaycan Abhazya’da işletilen sürecin Karabağ konusunda da işleyebileceğinden endişe etmektedir. Zira Aliyev, Saakaşvili’ye Gürcistan’ın toprak bütünlüğü konusunda daha savaşın ilk gününden beri destek vermektedir. Ukrayna televizyonunun vermiş olduğu haberde Gürcistan’ın devre dışı bırakılmaya çalışılması, Azerbaycan’ı ister istemez rahatsız edecektir.
Azerbaycan’ın bir taraftan ABD tarafından sıkıştırılırken, Rusya’nın bu şekilde üstü örtülü tehdit etmesinin vermiş olduğu sıkıntıları atlatabilmesi zor gözükmektedir. ABD’nin dağlık Karabağ yönetimine 8 milyon dolar yardım edeceği haberleri Azerbaycan’ı İran ile yakınlaşmaya itmektedir. Bu sıkıntılı süreç değerlendirildiğinde, Azerbaycan’ın Türkiye’den başka beraber olabileceği ülkelerin sayısının her geçen gün azaldığı daha iyi anlaşılmaktadır. Kafkasya’da bu kış çok sıcak geçeceğe benzemektedir.
(Dr. Hasan Oktay, Kafkas Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM) Başkanı)