Amerikan Yönetiminin, 1 Ekim 2009 tarihinde, Cenevre’de, İran’ın da katıldığı Altılar Toplantısında alınan kararlara uygun hareket etmemesi halinde bu ülkeye karşı ek yaptırımlar uygulanması yoluna gidileceği şeklindeki tehditleri, beklenen sonucu vermekten uzak kalmış görünmektedir.
Bu tehditleri göz ardı eden İran Yönetimi, elinde bulundurduğu bilinen füzelerden, Avrupa ülkelerinden bir bölümünü de vurabilecek menzile sahip, Saccil-2 füzesini bu hafta denemiştir. Bu füze denemesi ile İran, hiç kuşku yok ki, İsrail’in uzun süredir dile getirdiği tehditler doğrultusunda bir saldırıya uğraması olasılığının karşı taraf için çok pahalıya mal olacağı mesajını bu kez görsel bağlamda vermek istemektedir. İran, bu hareketi ile kendisine karşı alınacak ek yaptırım kararlarını da hiçe sayarak nükleer programını sürdüreceğini, başta ABD, İngiltere, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya gibi, “Altılar” adı verilen gruba üye ülkeler olmak üzere, uluslararası kurum ve kuruluşlara da duyurmaya çalışmaktadır.
Bu son gelişme İsrail’deki sertlik yanlısı yönetim kadar Obama Yönetimini de zora sokacaktır. ABD, kuşku yok ki, Kuzey Kore’ye karşı yönlendirdiği füzesavar sistemlerini bu kez İran’a da yönlendirmek için teknik imkanlarını seferber edeceğini açıklamış bulunmaktadır. Mali açıdan ABD savunma bütçesine ilave bir yük getirmesi kaçınılmaz olacak bu önlemler, her ne kadar ABD’yi rahatlatsa da, İran füzelerinin menzili içinde kalan diğer ülkeleri fazlasıyla tedirgin etmeyi sürdürecektir.
Sonuç itibariyle diplomatik ve barışçıl yollarla İran’a karşı önlem peşinde olan ülkeler grubunun başını çekmekte olan Amerika’dan sonra, İran füzelerinin menzili içinde kalan ülkelerin de, uluslararası kurum ve kuruluşlar aracılığı ile, gösterecekleri tepkilerin artmasını beklemek gerekir.
(Büyükelçi (E) Nüzhet Kandemir, ABD Masası,)