ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » AfrikaGeri Dön «

Açlık Grevi Silahlardan Fazla Ses Getirdi

17.12.2009 10:18:19

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnsan hakları savunucusu Aminatou Haidar’ın 15 Kasım tarihinde başlattığı açlık grevinin yankıları sürüyor. Özelde Haidar’ın sağlık durumunun kötüye gitmesi, genelde ise Batı Sahra’nın uluslararası ilişkilerin problemli alanlarından biri olma statüsünü halen koruması sebebiyle, söz konusu pasif eylem, sorunların çözümüne yönelik somut bir adım atılması konusunda, uluslararası toplum üzerindeki baskıları giderek artırmaktadır.

Batı Sahra bölgesinin Fas'tan ayrılmasını savunan eylemci Aminatou Haidar’ın 1 ay önce başlatmış olduğu açlık grevi, uluslararası toplumu, bölgenin geleceği konusunda harekete geçmeye zorlamaktadır. İnsan hakları alanındaki faaliyetlerinden ötürü merkezi New York’ta bulunan The Train Vakfı tarafından ödüle layık görülen Haidar, ödülünü almak üzere yurtdışına çıkmış ancak ülkesine dönüşte, Faslı yetkililer tarafından, pasaportu olmadığı gerekçesiyle sınırdışı edilerek İspanya'ya gönderilmiştir.(Tıkla-1)

İnsan hakları savunucusu Haidar’ın, yapılan haksızlığa dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için İspanya'nın Kanarya Adaları'ndaki Lanzarote Havaalanı'nda 15 Kasım tarihinde başlattığı açlık grevine, Batı Sahralı insan hakları gönüllülerinden de destek gelmektedir. Özelde Haidar’ın sağlık durumunun kötüye gitmesi, genelde ise Batı Sahra’nın uluslararası ilişkilerin problemli alanlarından biri olma statüsünü halen koruması sebebiyle, sözkonusu pasif eylem, sorunların çözümüne yönelik somut bir adım atılması konusunda, uluslararası toplum üzerindeki baskıları giderek artırmaktadır.

New York’ta düzenlenen bir konferansa katılan BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon gazetecilere verdiği demeçte, Batı Sahralı eylemcinin açlık grevine vurgu yapmak suretiyle, bölgenin geleceği konusunda bağımsızlık referandumu öngören müzakereler sürecinde BM’ye çok daha fazla sorumluluk düştüğünü ifade etmiştir. (Tıkla-2) Genel Sekreter ayrıca, BM Özel Temsilcisi Christopher Ross’u bölgeye göndereceğini belirterek, çıkmaza giren siyasi müzakerelere ivme kazandırma niyetinde olduklarının da altını çizmiştir.

Batı Sahra sorunu, uluslararası arenada belli dönemler dışında fazla ilgi çekmeyen bir konu olmakla birlikte, sömürge döneminden miras kalan sorunlu yapının, Afrika kıtasındaki önemli bir yansıması olarak görülebilir.  Sorunun kökenleri, 1975 yılında İspanya sömürge yönetiminin son bulmasından sonra doğan boşluktan faydalanan Fas ve Moritanya’nın, bölgeyi işgal etmesine dayanmaktadır.  Batı Sahra’nın temsilcisi olduğu kabul edilen Polisario adlı örgüt özellikle bölgesel güç dengeleri konusunda hassasiyet gösteren Cezayir’den aldığı askeri ve siyasi destek ile birlikte, işgallere karşı direniş göstermeye başlamıştır. Batı Sahra’nın güney bölgesini işgal eden Moritanya, direniş karşısında bölgeyi terk etmek zorunda kalmışsa da, Fas’ın, güneyindeki topraklar üzerindeki egemenlik iddiasından; bölgedeki fosfat yatakları, verimli balıkçılık sektörü ve varlığı tahmin edilen petrol yatakları sebebiyle, vazgeçemediği görülmektedir.

Bölgedeki varlığını artırmak isteyen Fas ile bağımsızlık taleplerinde ısrarcı olan Polisario arasındaki anlaşmazlığın akabinde başlayan çatışma ortamı, konuya BM’nin müdahil olmasını gerekli kılmıştır. BM’nin 1975 ve sonraki yıllarda aldığı kararlar çerçevesinde Batı Sahra, bağımsızlık kazanması öngörülen hukuki bir statüye kavuşmuştur. Fakat Batı Sahra’nın bağımsızlığının uluslararası toplumca kabulü, Fas yönetiminin engellemeleri sonucu geciktirilmiştir. Fas, prensipte, bölge için bağımsızlığa ancak referandum ile karar verilebileceği tezini savunurken, uygulamada, oylamaya kimlerin katılacağı konusunda sorun çıkartarak referandum sürecine ayak diremekte ve böylece Batı Sahra’nın geleceğini ertelemektedir. Batı Sahra bölgesi genel anlamda Fas kontrolünde olsa da, 1975 yılında Polisario tarafından ilan edilen bağımsız Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti (SADR) tarafından yönetilmektedir. (Tıkla-3)

Güney Afrika ve Kenya’nın da aralarında bulunduğu toplam 45 ülkenin tanıdığı SADR, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin çabaları sayesinde, halen Fas’a bağlı bir yönetim olarak kabul edilmektedir. Bağımsızlık referandumu için özellikle 2000 yılından itibaren yürütülen müzakerelerin sonuç vermekten uzak gözüktüğü şu günlerde, Batı Sahralı insan hakları savunucusunun açlık grevi, bölgenin geleceği konusunda uluslararası toplumun somut adım atmasını tetikleyecek bir unsur olarak değerlendirilebilir. Uluslararası çabalar ile bölgenin geleceğine yönelik müzakere süreci başlasa dahi, Batı Sahra için tam bağımsızlığı gündemine almak istemeyen Fas yönetimi tarafından, gelişmelerin nasıl yönlendirileceğini ancak zaman gösterecektir.

(Özgün Arslan, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan)




AFRİKA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya