Bulgaristan Başbakan Bojko Borisov, Temmuz 2009 yılında iktidara geldikten sonra dış politikada kayda değer adımlar atmaktadır. Eski Başbakan Sergey Stanişev’in Rusya ve Yunanistan Hükümetiyle imzaladığı Burgas-Aleksandropulos petrol boru hattı projesi anlaşmasının tekrar gözden geçirileceği bildirilmektedir. 10-11 Aralık tarihlerinde hükümetler arası Ekonomik İşbirliği Komisyonu Sofya’da toplanmıştır. Rusya ve Bulgaristan ekonomi ve enerji bakanlarının katıldığı toplantıda en çok tartışılan konular, Rusya’nın Bulgaristan’da planladığı üç enerji projesi olmuştur. Bulgaristan Ekonomi ve Enerji Bakanı Trayço Traykov da Atina ziyaretinde (3 Aralık’ta) petrol boru hattı konusunu gündeme getirmiştir.(Tıkla-1)
İmzalanan bir anlaşmanın yeniden gündeme alınması uluslararası ilişkilerde ve özellikle Balkan ülkelerinde sık rastlanmayan bir durumdur. Borisov Hükümeti’nin attığı bu adımın en ilginç tarafı da Bulgaristan’ın 2007 yılında Rusya ve Yunanistan ile imzaladığı bu enerji projesinin parlamento tarafından da onaylanmış olmasıdır. Bu yüzden de normalde bir uluslararası anlaşmanın devletlerin parlamentoları tarafından imzalandıktan sonra tekrar görüşülmesine gerek kalmayacağı değerlendirilmektedir. Ancak bazen yeni hükümetler ulusal çıkarlara yönelik daha duyarlı davranarak dış politikada eski hükümetlerin yaptığı yanlışları düzeltme yoluna gidebilir.
Yeni Bulgar hükümeti siyasi ve hukuki bir inisiyatif alarak eski Bulgar hükümetinin enerji konusunda Rusya ile imzaladığı anlaşmayı tekrar görüşmek istemektedir. 6 Aralık’tan itibaren açıklamalarda bulunan Bulgar Başbakan Borisov, Burgas şehrindeki konuşmasında, Rusya’dan Yunanistan’ın Aleksandropulos şehrine ulaşan petrol boru hattı projesinin “Bulgaristan’ın ulusal çıkarlara aykırı” olduğunu açıklamıştır. Borisov, Bulgaristan-Rus-Yunanistan petrol boru hattının inşası hakkındaki anlaşmanın 18 ay durdurulduğunu duyurmaktadır. Bu sürenin, inşa edilmesi planlanan petrol boru hattının çevreye ne tür etkiler yapabileceğinin Çevre Bakanlığı’nca araştırılması için yeterli bir zaman olacağı düşünülmüştür.
Anlaşmayla ilgili şu sonuçlar çıkarılabilir:
Bu anlaşma Bulgar kamuoyunda olumsuz yorumlanmaktadır. Halk iki açıdan olumsuz tepki vermiştir: Anlaşmanın çevreye zarar verdiği ve ulusal çıkarlara aykırı olduğu. Fakat Stanişev hükümeti halkın tepkisini yok sayarak anlaşmayı imzaladı ayrıca parlamentoya onaylattı. Bulgar halkı da bu duyarsızlığa karşılık 5 Temmuz seçimlerinde oylarını Borisov’a vererek tepkisini göstermiştir.
Eski Bulgar Hükümeti, anlaşmanın içeriğini halktan saklı tutmuştur. Borisov’un açıklamalarına göre bu anlaşmadan herhangi bir yarar sağlayamayacak tek devlet Bulgaristan’dır. Bu yüzden de Borisov, Bulgar halkının içeriğinden haberdar olması için anlaşmanın tamamını internette yayınlayacaktır. Borisov’un attığı bu adımı, uluslararası ilişkiler konusunda zayıf kalan Balkan ülkelerine bir model olmaktadır. Bulgaristan uluslararası ilişki teorilerini ve uluslararası hukuk pratiğini zenginleştirmektedir. Güney-Doğu Avrupa ülkeleri için bu gelişme bir örnek olarak algılanmalı. Bu olaya paralel bir örnek de Arnavutluk - Yunanistan arasında son günlerde yaşayan kıta sahanlığı sorunudur. Arnavutluk Hükümeti gereken hukuku uygulamadan Yunanistan ile Kıta Sahanlığı anlaşmasını imzalamıştır. Ama bu durum muhalefet tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmüştür.
(Erjada Progonati, AB-Balkanlar-Ege-Kıbrıs Masası, Kıdemli Asistan)