Türkiye–Afganistan ilişkilerinin temelleri Osmanlı İmparatorluğu dönemine dayanmakla birlikte, 1923 yılında Türkiye’de Cumhuriyetin ilanıyla birlikte özellikle diplomatik ve ikili ilişkiler önplana çıkmıştır. 11 Eylül 2001 sonrası ABD, El-Kaide terör örgütünün Afganistan’da olmasını gerekçesi göstererek, İngiltere ile başlattığı operasyonla Taliban rejiminin yıkılmasına neden olan müdahaleyi gerçekleştirmiştir. Müdahale sonrası güvenliği sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ISAF Gücü ile birlikte hareket etmesi, Türk-Afgan ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmıştır. Hikmet Çetin’in Afganistan’daki NATO’nun Kıdemli Sivil Temsilcisi olmasıyla ilişkiler daha da gelişmiştir. Bu durumun taraflar arasında samimiyet, birlik ve beraberlik havasını da beraberinde getirdiğini söylemek yerinde olacaktır.
Birleşmiş Milletler (BM) Afganistan Özel Temsilcisi Kai Eide’nin görevi 2010 Mart ayında sona erecektir. Afganistan’da çok tartışmalı geçen devlet başkanlığı seçimlerinden sonra, Birleşmiş Milletler’in seçimde yapılan yolsuzluklarla mücadelede alınacak tedbirler konusunda Kai Eide, Amerikalı yardımcısı Peter Galbraith ile aynı görüş istikametinde hareket etmemiştir.
Kai Eide’nin Mart ayında süresi dolacak sözleşmesinin yenilenmeyeceğini ifade etmesinin ardından, Batılı güçler Kai Eide yerine yeni bir alternatif aramaktadır. Hikmet Çetin’in Batılılar tarafından alternatif olarak görülen beş güçlü isim (BM Barış Gücü eski Başkanı Fransız Jean Marie Guehenno, BM eski Nepal Temsilcisi İngiliz Ian Martin, BM Irak eski Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ve 2004-2006 yılları arasında NATO'nun Afganistan'daki eski Kıdemli Sivil Temsilcisi Hikmet Çetin) arasında yer aldığı belirtilmiştir. (Tıkla-1)
TBMM eski Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı görevini yürütmüş olan Hikmet Çetin, Afganistan’daki görevinde oldukça başarılı sonuçlar elde etmiştir. Çetin, Danimarka’nın eski Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri görevine getirilmesiyle Rasmussen’in başyardımcılığı için de aday gösterilmişti. 2004-2006 yıllarında uzatılan görev süresi Çetin’e, NATO üstün hizmet madalyası kazandırmıştır. (Tıkla-2)
Hikmet Çetin görev süresince ISAF, BM, uluslararası hükümet dışı örgütler (NGO) ve Afganistan’daki yerel makamlarla işbirliği içerisinde diplomatik ilişkilerini geliştirmesi ve komşu ülkelere iyi muamele etmesi dikkatleri çekmiştir. Afgan halkının ‘Hikmet Ağabey’lerinin yeni göreve atanmasına sıcak baktıkları söylenebilir. Bunun sebebi de bölgede Türk askerinin sert güç kullanma yerine yumuşak güç kullanması, silah yerine kalem, ilim ve irfanı tercih etmesidir. Bu nedenle Afgan halkı, Türklere dostluk ve samimiyet dolu kucaklarını açmaktadır. Çetin, Afganistan'da başkent Kâbil dışına rahatlıkla çıkabilen, şehir içinde koruma ordusu olmadan dolaşabilen belki de tek yabancı güç temsilcisi olarak bilinmektedir.
Hikmet Çetin’in Afganistan’da tekrar görev başına gelmesinin halk tarafından memnuniyetle karşılanacağı söylenebilir. Çünkü Hikmet Çetin’in bölgeyi yakından tanıması, Afgan halkının etnik yapısını iyi analiz edebilmesi ve onlara nasıl davranacağını bilmesi nedeniyle, Batılılar da Çetin’in Afganistan’da yeniden görev almasının ne kadar yerinde ve zamanında olduğunu fark etmiştir. Ayrıca Çetin’in Batılılar ve İslam ülkeleri (özellikle Afganistan) arasında bir medeniyetler köprüsü kurması beklenmektedir.
(Hamidullah Rizazade, Asya Pasifik Masası, Asistan)