ENGLISH
30.07.2010
Ana Sayfa » EnerjiGeri Dön «

Doğalgazda Rusya Monopolü Kırılıyor mu?

15.12.2009 17:42:22

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bugüne kadar bölgede etkinliğini sürdüren Rusya Orta Asya ülkelerinin yegâne müşterisi konumundaydı. Artık tek müşteri ve pazar yapısını çeşitlendirmeye uğraşan Orta Asya ülkelerinin bu yöndeki taleplerinin, Çin tarafından karşılanması bölge için yeni bir dönem başlatmış bulunmaktadır. Kendi açısından pazarı “ters bir monopol” haline çeviren Rusya için bu coğrafyada Çin’den sonra en büyük rakip Avrupa ve ABD. Rusya bağımlılığından kurtulmak isteyen Avrupa ve ABD, Türkmen gazını Nabucco projesi ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya getirmeyi amaçlamaktadır. Rusya ise bu projeye karşı çıkmakta ve buna alternatif olarak Mavi Akım 2’yi desteklemektedir.

Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Çin Devlet Başkanlarının katılımı ile Türkmenistan ve Çin arasındaki doğalgaz boru hattı açılışı 14 Aralık’ta gerçekleşti. 3 Nisan 2006 tarihinde Pekin’de Çin ve Türkmenistan arasında imzalanan anlaşma ile yapım kararı alınan ve inşaatına Temmuz 2008’de başlanılan boru hattı dün itibariyle, Türkmen gazını Çin’e pompalamaya başladı.

Uzunluğu 1833 kilometre olan Orta Asya Boru Hattı, Türkmenistan'dan başlayıp Özbekistan ve Kazakistan üzerinden geçerek Çin'in Şincan (Xinjiang) Uygur Özerk Bölgesi'nde bulunan Korgaz sınır kapısına kadar ulaşıyor. Doğal gaz boru hattının 185 kilometresi Türkmenistan, 529 kilometresi Özbekistan, bin 300 kilometresi Kazakistan ve yaklaşık 5 bin kilometrelik kısmı da Çin sınırları içinde yer alıyor. Bu hattan Çin'e, 2009 yılında 150 milyon metreküp doğal gaz ulaştıracak ve kapasitesi her yıl arttırılacak. Bu plana göre, 2010 yılında 6 milyar, 2011 yılında 17 milyar, 2012 yılında 22 milyar, 2010 yılında 33 milyar, 2014 yılında 37 milyar ve tam kapasiteye ulaşacağı 2015 yılından itibaren de yılda 40 milyar metreküp doğalgazı Çin’e taşıyacaktır. Bu arada, Özbekistan doğal gazının da zaman içerisinde bu hattan Çin'e gönderilmesi bekleniyor. Sonuç itibariyle de Çin’in yıllık doğalgaz ihtiyacının neredeyse yarısı bu boru hattı üzerinden karşılanmış olacaktır. (Tıkla1)  Ayrıca açılış sırasında Türkmenistan’ın Güney Yolöten sahasındaki doğal gaz yataklarının işletilmesi için 4 milyar dolarlık kredi anlaşması da imzalandı. (Tıkla2)

Açılışa katılan devlet başkanlarınca, ekonomik ve ticari getirilerinin yanısıra siyasi açıdan da çok kazançlı olan ve ayrıca, yeni “İpek yolu” olarak da nitelendirilen Orta Asya Boru Hattı’nın, bölge halkının kalkınması ve çıkarları açısından önemi ve Orta Asya Coğrafyası için de yeni bir dönem başlatacağı hususu vurgulandı. (Tıkla3)

Türkmenistan’dan bu hat ile İran ve Rusya’dan sonra Çin’e de doğalgaz sevkiyatına başlandı ve bu sayede Orta Asya’nın zengin doğalgaz kaynaklarından Çin’in de yararlanmasına imkân veren kapı da açılmış oldu. Türkmenistan, İran’a 2009 yılında 14 milyar metreküp doğal gaz satmıştı. Ayrıca Rusya ile de 2008 yılı sonunda yıllık 50 milyar metreküp doğal gaz alım satım anlaşması imzalamıştı. Ancak Nisan 2009'da Türkmen doğalgazını Rusya'ya ulaştıran Merkez 1 boru hattında meydana gelen kaza sonrası, Rusya'ya doğalgaz aktarımı sona ermişti. İki ülke arasında bu sorunun giderilmemesi, Türkmenistan'ın ayda yaklaşık 1 milyar dolar kaybetmesine yol açmaktadır. (Tıkla4)

Türkmenistan yılda 70 milyar metreküp doğalgaz üretmekte ve ülkenin 24,6 trilyon metreküp doğalgaz, 20,8 milyar ton da petrol rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir. (Tıkla5) Rusya, kısa zaman öncesine kadar neredeyse tüm bu doğalgazı satın alarak ülkenin tek müşterisi olma konumunda idi. (Tıkla6) 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte kâğıt üzerinde bağımsızlığını kazanan Orta Asya ülkeleri, yine de Rusya’nın bölgedeki etkisinden tam anlamıyla kurtulmuş değildir. Özellikle zengin yer altı kaynaklarına sahip olan bu bölge Rusya için büyük önem arzetmektedir. Dolayısıyla Rusya, Orta Asya ülkelerinin yegâne müşterisi konumunda olmuş ve kendi açısından pazarı “ters bir monopol” haline çevirmiş durumda idi. Ayrıca sadece Rusya için değil, bu coğrafya Avrupa ve ABD için de hem yer altı kaynakları hem de bölgedeki siyasi dengeler ve güçler açısından oldukça kıymetlidir.

Rusya bağımlılığından kurtulmak isteyen Batılı ülkeler, özellikle Avrupa ve ABD, Türkmen gazını Nabucco projesi ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya getirmeyi amaçlamaktadır. Rusya ise bu projeye karşı çıkmakta ve buna alternatif olarak Mavi Akım 2’yi desteklemektedir. Artık tek müşteri ve pazar yapısını çeşitlendirme arayışı içinde olan Orta Asya ülkelerinin bu yöndeki taleplerinin, Çin tarafından karşılanması da, bölge için yeni bir dönem başlatmış bulunmaktadır. Ekonomik ve ticari açıdan pek çok getirisi olacak bu boru hattı Rusya’nın bölge coğrafyasındaki nüfuzunu azaltırken Çin’in bölgedeki nüfuzunu artırmış olacağı söylenebilir. Ayrıca boru hattı açılışı ile birlikte başlayan, Çin’in Batı açılımı da, hala düşünce aşamasında olan ulaşım ve diğer yeraltı kaynakları konusundaki işbirliği projeleri ile daha da kolaylaşmış ve engellenmesi zorlaşmış gibi görünmektedir.

(H. Gülin Koçak, Ekonomi Enerji Çevre Masası)




ENERJİ KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya