Obama'nın Ortadoğu’daki Başarısızlığı ve Barış Ödülü!
ABD Başkanı Barack Obama, Amerikan seçimlerini kazanmasının ardından 'Ortadoğu Barış Planı' sürecine hız verme ve Filistin-İsrail arasında yaşanan sorunları giderme konusunda çaba sarfetmektedir. Ancak Başkan Obama'nın tüm bu girişimlerinin her geçen süreçte daha da çıkmaza girdiğini ve iki taraf arasındaki barışın sağlanmasının zor olduğunu görmekteyiz. Filistin yönetiminin kendi içinde yaşadığı temel sorunlar çözümlenmediği sürece bu ülke için herhangi bir barış sürecinden bahsetmek yanlış olur. 10 Ekim'de Obama'nın Ortadoğu özel temsilcisi George Mitchell, yaptığı Ortadoğu ziyareti sırasında İsrail, Filistin ve Mısırlı yetkililerle bir araya geldi. Mitchell, taraflar arasında barış görüşmelerinin yeniden başlaması konusunda tarafları ikna edemedi. (Tıkla-1)
Ortadoğu ziyaretinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak'la görüşen Mitchell'ın, İsrailli yetkililerle görüştükten sonra bir açıklamada bulunmaması dikkat çekmektedir. Obama yönetiminin ısrarına rağmen İsrail'in, Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinin inşası konusunda geri adım atmamasının, Obama'nın Ortadoğu barış sürecine büyük zarar verdiği söylenebilir. Bir taraftan İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinin inşası konusunda sergilediği tutum, diğer taraftan da, Hamas ve El-Fetih arasında yaşanan sorunlar Obama'nın, Ortadoğu barışı konusundaki girişimlerinin tıkanmasına neden olmaktadır. Ayrıca, İsrail'e karşı baskılarda bulunan Washinton yönetiminin hiçbir sonuç elde etmemesi, İsrail'in Filistin Sorunu konusundaki politikasından vazgeçmeyeceğini göstermektedir. Bu nedenle Obama'nın, Filistin-İsrail Sorunu konusundaki girişimleri ile ilgili olarak önümüzdeki süreçte tutumunu değiştirmesi gerekecektir.
Obama'nın başlattığı Ortadoğu Barış planının Filistin tarafı, İsrail'in yerleşim birimi inşaatı konusunda sergilediği tutuma son vermedikçe ve Amerikan yönetiminden İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ten çekileceğine dair garanti almadıkça İsrail ile barış masasına oturmayacaklarını söylüyorlar. İsrail ise Filistin tarafını barış görüşmelerine hiçbir şart koşmadan masaya oturtmaya çalışmaktadır. İsrail, bu tavrını daha da öteye taşıyarak "Filistin İsrail'i Yahudi devleti olarak tanısın" sözünü dile getirmektedir. (Tıkla-2)
Sonuç olarak, Başkanlığının üzerinden henüz 9 ay geçen Obama'nın Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesinin tepkilere yol açmasını doğal karşılamak gerekir. Çünkü Başkanlık koltuğuna oturduğu günden bugüne değin Obama'nın ne Irak'ın işgali, ne de Filistin-İsrail Sorununun kalıcı bir çözüme kavuşturulması bağlamında somut bir adım attığını görüyoruz. Zaten Afganistan'ın da durum malum. Bu nedenle Ortadoğu bölgesinde hiçbir sorunun giderildiği görülmeden Nobel barış ödülünün Obama'ya verilmesi dikkat çekicidir. Bu eleştiriler karşısında Obama'nın, bu ödüle layık olduğunu kanıtlamak üzere, önümüzdeki süreçte İsrail'e karşı sonuç getirici etkin bir baskı kullanması beklenebilir. Ancak Obama bunda başarılı olabilecek mi? Bunu bekleyip göreceğiz.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 12.10.2009)