ENGLISH
30.07.2010
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

Obama, Barzani ve DTP Üçgeni

14.12.2009 17:20:12

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bölgesel gelişmeler dikkate alındığında Türkiye’nin, son dönemde Ortadoğu’da sorunlara ve olaylara anında müdahale etmesinin, bölge ülkeleri tarafından “Yeni Osmanlıcılık” olarak algılanmasına neden olmaktadır. Bölge ülkeleri arasında aktif ve etkin bir rol oynayan Türkiye’nin, rahat davranması engellemeye çalışılmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin hassas ve bir o kadar da kritik bir sürecin eşiğine geldiği düşünülürse, yapması gereken önemli adımlardan biri de, kendi içindeki karışıklığa soğukkanlılıkla yaklaşmasında fayda vardır. Türkiye’nin, her zamanki gibi hangi projeyle ortaya çıkarsa çıksın, engellerle karşı karşıya kalması doğaldır.

Son dönemlerde Ortadoğu Bölgesinde cereyan eden olaylar ve eylemler doğrultusunda sıcak gelişmeler yaşanmaktadır. Bölgenin genelinde ortaya çıkan tabloya bakıldığında, durumun hiç de iç açıcı olduğu söylenemez. Gelişen ve değişen dengelerin Ortadoğu’yu adeta şiddet ve kaosa sürüklemektedir. Bunun yanında yaşanan sorunların çözümsüz kalması ve buna karşılık “çözümsüzlük çözüm değildir” mantığıyla hareket edilmesi, sorunları iyiden iyiye körüklemektedir.

Görüldüğü gibi bölgede, gerek Filistin-İsrail ve Suriye-İsrail sorunu, gerek İran’ın nükleer faaliyeti ve Türkiye’de yaşanan iç meseleleri gitgide karışmaktadır. Ortadoğu Bölgesi, coğrafi ve siyasi olarak konumu gereği, sahipsiz orman gibi ne zaman bir soruna çözüm aranmaya başlanırsa, ikilem ve kutuplaşmalar baş göstermeye başlar. Açıkça söylemek gerekirse bölgenin kaderi bu olduğu için her konunun iyice analiz edilmeden çözümü zordur.

Mayıs ayından bu yana Türkiye’nin ana gündem maddesini oluşturan “Kürt Açılımı/Demokratik Açılımı” başlığının ülkeyi nereye götüreceğinin belirsizliği halen yaşanmaktadır. Son bir haftadır meydana gelen olayları göz önünde bulundurduğumuzda, adı ne sorunu olursa olsun, görsel medyada izlediğimiz haberler, özellikle yabancı basın tarafından bunun etnik çatışmaya dönüştüğü görüntüsü verilmeye çalışılmaktadır.

Bu çerçevede, Bölgenin genelinde ve özelinde Türkiye’nin kritik bir sürece doğru ilerlediğini söyleyebiliriz. 7 Aralık’ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyareti sırasında Reşadiye’den gelen 7 şehit haberleri ülkeyi germesi ve ardından Anayasa Mahkemesi tarafından DTP’yi kapatma kararının çıkması adı konmamış bir resmi canlandırıyor. Türkiye’de yaşanan bu gelişmelerin zincirleme olarak, Türkiye ve Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimi ilişkilerine de yansıması beklenebilir. Çünkü Türkiye ile Kürt yönetimi arasında ilişkilerin gelişmesine rağmen, şimdiye kadar beklentilerin tam aksine seyir ettiği değerlendirilmektedir.

Türk tarafının beklentilerden birisi; Türkiye’ye karşı Irak’ın kuzeyinden eylemlerine devam eden PKK terör örgütüne yapılan tüm lojistik desteklerin kesilmesi ve PKK’nın Kandil’den çıkarılması. İkincisi, Türk Hükümetinin, Kürtlerle ilgili başlattığı, “Açılımın” önünü kesmeyi hedefleyen saldırıların önlenmesi için anında müdahale edilmesi ve PKK’nın etkisiz hale getirilmesi. Bir diğeri ise Bölgesel Kürt yönetiminin, Kerkük’ün kuzeye bağlanması konusundaki ısrarından vazgeçmesidir. Ancak yaşanan son olaylar, Bölgesel Kürt yönetiminin Türkiye’nin bu beklentilerine yanıt vermeyeceğini göstermektedir.

Türkiye’de bütün bu gelişmeler yaşanırken, 10 Aralık’ta ABD Savunma Bakanı Robert Gates, Afganistan'ın başkenti Kabil'den Bağdat'a geçerek, Başbakan Nuri El Maliki'nin de bulunduğu üst düzey yetkililerle görüşmesinin ardından Irak’ın kuzeyini de ziyaret etti. Irak’ın kuzeyinde çıkan haberlere göre Gates, Erbil ziyareti sırasında Washington ile Kürt yönetimi arasındaki stratejik güvenlik ve işbirliği anlaşmasının önemini vurguladı. Öte yandan ABD Başkanı Barack Obama, Irak Kuzey Bölgesel Kürt Yönetim’i lideri Mesud Barzani'yi Beyaz Saray'a davet etti. Kürt kaynaklara göre, daveti, Erbil'i ziyaret eden Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates iletti. (Tıkla-1)

Barzani’nin Washington’a davet edilmesi, Bölgede ve Türkiye’deki gelişmeler ışığında ele alırsak, nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

- DTP’nin kapatılması, Türkiye’nin “Kürt Açılımı” projesi devam ederse, bundan sonraki sürecin Kürt yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin desteğiyle yürütülmesi ihtimalini güçlendiriyor. Başka bir ifadeyle, DTP’nin kapatılması en çok Barzani ve Talabani’nin işine yaradı. Çünkü her iki lider de, bölgede partilerine karşı rakip olarak herhangi bir Kürt partisinin çıkmasından rahatsızlık duymaktadır. Bu nedenle Barzani’nin, Beyaz Saray ziyaretinin arkasında Türkiye’nin “Kürt Açılımı”na desteğini artırmasını ve Türkiye’deki Kürtlerin DTP’nin kapatılmasına gösterdiği tepkileri susturulmasının olduğu söylenebilir.

- Obama tarafından Irak’ta, 7 Mart 2010 tarihinde yapılacak genel seçimler ve yerel yönetim ile Bağdat Hükümeti arasında yaşanan sorunlarda uzlaşma sağlanması için Kürt yönetimi Başkanı Barzani’nin çaba göstermesi istenebilir.

- Obama’nın, Yeni Afganistan Stratejisi”ni açıklamasının ardından Irak’taki güvenlik durumunun kötüleşmesi endişe vericidir. Washington yönetimi, Kürtlerin de Bağdat ile sorun yaşamasının, ülkeyi daha da kaotik ortamın devamına yardımcı olacağının farkındadır. Bu nedenle ortak çare bulunması gereken Irak’ın, olumsuz gelişmelere sebep olan sorunlara çözüm bulunması gerekmektedir.

Netice itibariyle Bölgesel gelişmeler dikkate alındığında Türkiye’nin, son dönemde Ortadoğu’da sorunlara ve olaylara anında müdahale etmesinin, bölge ülkeleri tarafından “Yeni Osmanlıcılık” olarak algılanmasına neden olmaktadır. Bölge ülkeleri arasında aktif ve etkin bir rol oynayan Türkiye’nin, rahat davranması engellemeye çalışılmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin hassas ve bir o kadar da kritik bir sürecin eşiğine geldiği düşünülürse, yapması gereken önemli adımlardan biri de, kendi içindeki karışıklığa soğukkanlılıkla yaklaşmasında fayda vardır.

Türkiye’nin, her zamanki gibi hangi projeyle ortaya çıkarsa çıksın, engellerle karşı karşıya kalması doğaldır. Kürt yönetimi Başkanı Barzani’nin Beyaz Saray’a davet edilmesi, Kürtler açısından olumlu bir gelişme olabilir; ancak daha çok Irak’ın seçim öncesi “Ulusal Birliği” ve “Kerkük’ün Statüsü” bakımından önemlidir. Obama’nın, Türkiye’nin PKK konusundaki hassasiyeti ile ilgili Kürt yönetimine kayda değer bir baskı yapması gerekmektedir.

(Ali Semin, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan)




ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya