Sonraki günlerde Kosovalı koalisyonların eşit oylar alma sonucunda, seçimlerin ikinci turunu ilan etmişlerdir (13 Aralık). Kosova kuzeyindeki seçimlere katılan Sırplar hem Kosova için hem de uluslararası camia için önemli bir sınavın başarılı bir şekilde geçmesini sağlamıştır. Kosova’daki Sırplar’ın seçimlere katılmamalarına yönelik Sırbistan baskılarına rağmen bu seçimlere katılmaları Kosova’da Sırp nüfus ağırlıklı üç yeni belediyenin kurulmasına yol açmıştır. 74 kayıtlı partilinin ve bağımsız adaylardan 22’sinin Sırp olduğunu önemli bir istatistik veri olarak nitelendirebiliriz.
Medyanın ilgisini fazla çeken, Priştina yanında bulunan ve Granica olarak bilinen belediyesidir. Bu belediye nüfusunun çoğu toplam sekiz parti ve birey için oy kullanmıştır. Bazı yarışmacılar Sırbistan tarafından sponsor edilmiş lider konumundadır.
Tam olarak kaç Sırp’ın oy kullandığı bilinmemektedir. Tüm Kosova’da yaklaşık 700 bin oydan 8 bin oy Sırp ve Arnavut olmayan seçmenlerden gözükmektedir. Bu rakam da Sırp seçmenlerin yüzde beş rakamını temsil ettiği şeklinde yorumlanabilir. Sırplar yeni kurulan üç belediyede kazanmıştır ama Sırp çoğunluğu bulunan, Strpce ve Novo Brdo’da yenilmiştir. Strpce nüfusunun yüzde 70’i Sırptır. Seçime katılım oranı yüzde 30,95 olmuştur ve çoğunluk Kosovalı Arnavuttur. Novo Brdo’da ise seçmen oranı yüzde 25,64’tir ve burada da katılımcıların çoğu Arnavut Kosovalıdır.
Granica belediyesinin Sırp liderleri Sırpları seçimlerin sonucunu protesto etmeleri çağrısında bulunmuştur. Gerekçeleri de Bağımsız Liberal Partisi’nin oyları çaldığını ve seçim merkez komisyonunun bu sonuçları iptal etmemesi suçlamaları olmuştur. Aynı zamanda Sırp Hükümetinin koordinatörü Goran Arsic, Kosova Hükümeti’ni ‘sayısız usulsüzlük’ ve yolsuzluklarla suçlamıştır. Ona göre İbar nehrinin kuzeyinde bulunan Kosovalı (Sırplar) seçmenler baskı altında bulunmaktadır. Oylar kişi başına 50 avro ya da aile başına 250 avro karşılığında satın alınmıştır. Benzer suçlamalar Metohiya için Sırbistan Bakanı tarafından da dile getirilmiştir.
Sırp yetkililerin bu şekilde yorumlar getirmeleri tezatlı bir durum olarak görünmektedir çünkü;
- Kosova’daki Sırpların seçimlere katılmalarına yönelik baskı olsaydı ve izah edilen şekilde, para karşılığına katılsaydı, Sırp nüfusu yoğunlukta bulunduğu şehirlerde (Strpce ve Novo Brdo gibi) katılım bu derecede az olmazdı.
- Hiç ümit edilmeyen bölgelerde Sırplar seçimleri kazanmazdı.
- Demokrasi noksanlığı olsaydı, 74 kayıtlı parti ve bağımsız adaylardan 22’si Sırp olmazdı.
- Sırp nüfusun çoğunlukta olduğu üç yeni belediye kurulmazdı.
- Seçimler uygun olmasaydı uluslararası camia tarafından da başarılı seçimler olarak nitelendirilmezdi.
Sırpların bu ilk seçimlerde Belgrad’ın da beklemediği gibi bir katılım olması başarı olarak sayılabilmeli. Kosova’daki Sırplar bu ilk seçilmelere katılmaları yeni doğan bu devlete gelecekte entegre olma arzularını ortaya koymaktadır. İkinci tura gitmiş olan seçimler, gelecekteki sahaların sınavı da olmuştur. Siyasi tecrübesizlikten gelen Kosova’daki ilk seçimlerin başarısı, burada demokrasiye daha güvenli bir gözle bakmamızı sağlamaktadır.
(Erjada Progonati, AB-Balkanlar Masası, Kıdemli Asistan)