Geride bırakacağımız 2009 yılı içerisinde Almanya hem iç hem de dış politikada önemli gelişmelere sahne oldu. Genel seçimler öncesi Eylül ayında Afganistan’da yaşanan bir hava saldırısında sivillerin ölmesi Başbakan Angela Merkel ve partisinin oy kaybetmesinin etkenlerinden bir tanesiydi. Bu olaydan sonra Almanya Genelkurmay Başkanı Wolfgang Schneiderhan ile Savunma Bakanlığı Müsteşarı Peter Wichert istifa etmek zorunda kalmışlardı. İşte Almanya bugünlerde hala Afganistan’da yaşanan bu olayın arkasında kim(ler)in ve neyin olduğunu araştırıyor.
Eylül ayında Alman bir subayın emriyle yapılan hava saldırısının sonucunda yaklaşık olarak 150 sivilin öldürülmesinin ardından Almanya bugün Federal Savunma Bakanı Karl – Theodor zu Guttenberg’in konuyla ilgili açıklamalarını dinledi. Savunma Bakanı Zu Gutenberg, bombardıman ile ilgili hazırlanan raporların kendisinden saklandığını söyledi. Ancak birçok parti temsilcisi Bakan Zu Guttenberg’in açıklamalarını eleştirmekte gecikmediler.
Sosyal Demokrat Parti Başkanı Sigmar Gabriel, Kunduz'daki bombardıman sürecini araştıran ve meclis bünyesinde oluşturulan özel soruşturma komisyonun kendileri için yeterli olmadığını belirtti. Gabriel, “medya tarafından her gün konuyla ilgili yeni bilgilerin ortaya konduğunu ve hükümetin ancak çok sonra ve oldukça sınırlı açıklamalar” yaptığını söyledi. (Tıkla - 1) Hükümetin kamuoyu ile sınırlı bilgi paylaşmasından yakınan Gabriel, Hükümetten bu konu ile ilgili açıklama yapılmasını istedi.
Yeşiller Partisi Federal Meclis Grubu Başkanı Jürgen Trittin ise Gabriel ile aynı şeyden yakındı ve Hükümetin bu konuda daha dürüst davranması gerektiğini vurguladı. Trittin, “Bu gerçek Sayın Savunma Bakanı'nın okumuş olduğu raporda yer alıyor, bu yüzden Savunma Bakanı bilerek gerçekleri söylemedi” diye konuştu. Trittin, Başbakan Angela Merkel'den “Afganistan'da öldürmeye odaklı bir stratejinin, hükümetin Afganistan politikasının bir parçası olup olmadığının açıklanmasını” istedi. ( Tıkla - 2 )
Alman Hükümeti’nde herkesin suçu birbirine attığı ve açıklamaktan korktuğu bu konu Almanya’da seçim öncesi gerginliğe yol açtığı gibi, gerçekler tam olarak gün yüzüne çıkmadığı sürece bundan sonra da gerginlik yaratmaya devam edeceğe benziyor.
(Yrd. Doç. Dr. M. Nail ALKAN, AB – Balkanlar – Ege - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı)