ENGLISH
23.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

AB ve DTP’nin Kapatılması

14.12.2009 13:34:02

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

2007’de Yargıtay Başkanı Abdurrahman Yalçınkaya’nın Anayasa Mahkemesine Terörist başı Abdullah Öcalan’ın emirleri doğrultusunda hareket ettiği, terörü kınamadığı gibi gerekçelerle DTP’nin kapatılması için açtığı dava 11 Aralık 2009 tarihinde partinin kapatılması kararıyla sonuçlanmıştır. Demokratik ülkelerde bir siyasi partinin kapatılması önemli bir olaydır. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde önemi daha da artmaktadır. Almanya da veya Fransa da bir siyasi partinin kapatılması aynı sonucu doğurmaz, sadece işe hukuki açıdan bakılır. Ancak Türkiye de hukuki açıdan bakmak sadece bakılan açılardan bir tanesidir. Zira Türkiye de Demokrasi sorunu, iç asayiş sorunu, siyasi sorun ve Türkiye’nin uluslararası ilişkileri açısından olmak üzere birçok perspektiften incelenmesi gerekir

Biz sorunu sadece Türkiye’nin uluslararası ilişkileri açısından değerlendireceğiz. Anayasa Mahkemesi 1990’dan bu tarafa Kürt milliyetçilerinin kurduğu beşinci partiyi kapatmış (HEP, ÖZDEP, DEP, HADEP ve DTP) oldu. Ayrıca Kürt milliyetçisi iki parti de (ÖZEP ve DEHAP) kapatılmaktan kurtulmak için önceden kendisini feshetti. Dolaysıyla Anayasa Mahkemesi ve Kürt milliyetçileri için parti kapatma rutin bir iş haline gelmiştir. Avrupalı muhataplarımız için de bu davranışımız görülmedik bir iş değildir, onların da verecekleri demeçler için tecrübeli olduklarından şüphemiz yoktur. Zira daha önce dört demeçlerinin olduğunu biliyoruz.

Avrupa Birliği’nin temel kuruluşlarından biri olan AB Komisyonu mahkeme kararını duyunca AB’nin resmi görüşünü yansıtacağından biraz bekleyip gerekli bilgi ve tavsiyeleri alıp işin siyasi yönünü de inceledikten sonra resmi görüşünü kamuoyu ile paylaşacaktır. Hafta sonunu da bahane ederek zaman kazanmak istemişlerdir. Aslında onların da kasalarında daha öce kapatılan partilerden sonra yayınladıkları bildirilerin örnekleri vardır, ancak siyasi ve ekonomik konjonktürü de dikkate alarak üslup değişikliği yapabilirler ama daha öncekilerden çok farklı olmayacaktır.

DTP’nin hukuki olarak kapatılması gerekiyordu, kapatmışlardır. Bunun başka türlü izahı Anayasa Mahkemesini sorgulama anlamı taşır. Partinin kapatılmasını siyasi olarak doğru bulmayanları anlamak mümkündür. Ancak Anayasa ihlali bu kişiler için daha az önemli ise siyasi sonuçlarını öne çıkartarak Türkiye’yi eleştirebilirler. Batı ülkeleri hiç bir parti ya da örgüte Anayasa ihlali hakkını vermez ve mutlaka gerekeni yapar.

Türk Anayasasını anti Demokratik bulabilirler ama Anayasa Mahkemesinin kararına aynı eleştiriyi yapamazlar zira hukukun üstünlüğü ilkesine aykırıdır. Dolayısıyla Batı ülkelerinin kritikleri bu paralelde olması gerekir. 2008’de AB üyesi İspanya da Bask milliyetçi Partisi Batasuna İspanyol mahkemeleri tarafından benzer gerekçelerle kapatılmış ve İspanya için olumsuz bir sonuç doğurmamıştır, hatta Avrupa insan Hakları Mahkemesi kararın doğru olduğunu onaylamıştır.

Kendi devletinin ve onlarca ülkenin terör örgütü olarak kabul ettiği ve binlerce insanın ölümüne neden olan yargılanıp hüküm giyen birisini terörist saymazsan bir hukuk devletinin bağımsız mahkemelerinin aldığı karara razı olmak zorundasınız. Hiçbir etnik grup veya siyasi yapılanmanın hukukun üstünde olma imtiyazı yoktur. Bunu en iyi batılıların takdir etmesi gerekir. Anayasa Mahkemesinin almış olduğu karar, Avrupa Birliği'nin 1999’da Avrupa'da parti kapatmayla ilgili bir grup hukukçuya hazırlattığı ve Avrupa ülkelerinin uydukları Venedik Kriterlerine uygundur.

Avrupa Birliği'nden dönem başkanı İsveç yönetimi ile Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Hollandalı Ria Omen-Ruijten endişelerini makul bir ölçüde bildirmiş ancak daha az sorumlu ve daha siyasi olan AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flaautre, kararı demokratik açılımı sabote etmek olarak nitelendirmiştir. Bu kararı Alman Anayasa Mahkemesi verseydi muhtemelen Hukukun Üstünlüğü İlkesi paralelinde bir açıklaması olacaktı. Ancak Avrupa Komisyonun resmi açıklamasının daha makul olmasını, Türk hukukuna ve mahkemelerine daha saygılı olmasını bekliyor veya umuyoruz. Aksi takdirde Türk makamlarının bağımsız yargı kararlarını eleştiren veya saygısız davranan Avrupalı muhataplara haklı bir cevabının olması gerekir.

(Prof. Dr. Haydar Çakmak, SDE Yönetim Kurulu Üyesi)




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya