ENGLISH
30.07.2010
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

Ortadoğu’da Örtülü “Su Rekabeti” mi?

11.12.2009 15:58:11

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Son zamanlarda Türkiye’den akan suyu yetersiz bulan Irak’lı yetkililer, Ankara’ya daha çok su vermesi konusunda baskıda bulunmaktadır. Türkiye su konusunda Suriye’ye tolerans gösterip Irak’a su akışını artırmazsa, iki ülke ilişkilerinde ciddi anlamda gelgitler yaşanacaktır. Eğer Türkiye, Irak’la bu soruna çözüm bulmak istiyorsa, bölge ülkelerinin katılımını sağlayarak acilen bir “Su Zirvesi” düzenlemesi yararlı olacaktır. Bununla birlikte Türkiye’nin, “Yeni Su Stratejisi”ni belirlemesi gerekmektedir.

Türkiye, Irak, Suriye ve İran arasında çözümlenmeyen bir sorun olarak yerini koruyan “Su Sorunu” son dönemlerde Bağdat yönetimi tarafından sık sık gündeme getirilmektedir. Bu sorunun çözümü ile ilgili 03 Eylül 2009 tarihinde Türkiye, Irak ve Suriye arasında yapılan “Üçlü Bakanlar Toplantısı”na, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Irak Su ve Doğal Kaynaklar Bakanı Abdüllatif Camal Raşit ile Suriye Sulama Bakanı Nader Al Bounni katılmıştı.

Ankara'da yapılan toplantıda, bu konuyla ilgili protokol imzalanmasına rağmen halen devam eden su sorunu konusunda, yeterli adımlar atılmadığını söyleyebiliriz. Irak Hükümeti, uzun bir süredir Irak'a Suriye üzerinden dökülen Fırat suyunun miktarının artırılması için Türkiye'den talepte bulunmaktadır. Iraklı yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, Türkiye’nin, bugüne kadar Irak Hükümetinin su talebi konusunda herhangi bir adım atmadığına vurgu yapılmaktadır. Irak tarafı, Fırat ve Dicle nehirlerinin suyunun paylaşımı konusunda halen saniyede 500 metreküp verilmekte olan su miktarının artırılmasını istemektedir.

15 Ekim 2009 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyetin Bağdat’ı ziyaretinde, Türkiye-Irak arasında “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi” adı altında gerçekleştirilen Bakanlar Toplantısı’nda 48 konuda anlaşma, mutabakat zaptı ve protokol imzalandı. İmzalanan protokollerle Bağdat ve Ankara ilişkilerinin en üst düzeye çıkarıldığı ve iki ülke arasında sorunların aşıldığı ifade edilmiştir. Ancak Türkiye-Irak ilişkilerinin seyrinde etkili olan üç sorun vardır; 1. Su sorunu, 2. PKK terör örgütü, 3. Kerkük’ün statüsü sorunudur. Bu üç konu her iki ülke arasında ciddi konulardır. Bu nedenle gerek Türkiye, gerek Irak açısından bakıldığında, her iki ülke açısından öncelikli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Örneğin, PKK terör örgütü Türkiye için önemli bir mesele olarak karşımıza çıkarken, Irak için de “Su Sorunu” ön planda yer almaktadır.

Bu bağlamda, Türkiye’nin bölgeyle ilişkilerini ne kadar geliştirirse geliştirsin, bu tür sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Ayrıca su sorunu “Irak’ın güneyindeki Şatt-ül Arap Sorunu” adı altında, İran-Irak arasında sekiz sene süren bir savaşın müsebbibi olarak bilinmektedir. Irak, Türkiye, İran ve Suriye için su sorunu, önemli olduğu kadar da dikkat çekilmesi gereken konulardan biridir.

Diğer taraftan, 9 Aralık’ta Bağdat’ın Ankara’ya bir “su ültimatomu” verdiği bildirildi. Irak Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Ali Elak, Türkiye ve İran’ın uzun süreden beri lrak’a su akışını azalttıkları öne sürerek  “Ankara ve Tahran, Irak’ın su payıyla oynaması halinde her iki ülke ile tüm ilişkilerimizi durdururuz” tehdidinde bulundu. Ayrıca Ali Elak,  “Her iki ülkenin de, Irak ile ortak olan nehirlerdeki su akışı düzeyini tam olarak sağlamaması durumunda Irak’ın, Ankara ve Tahran ile olan siyasi, ekonomi, ticari ve diğer alanlarındaki tüm ilişkileri durduracağını söyleyerek, “Irak’ın Türkiye ve İran ile olan ilişkilerin sürekliliği su sorununun çözümüne bağlıdır” ifadelerini kullandı.(Tıkla-1)

Irak’tan, su sorunu ile ilgili Türkiye ve İran’a yönelik gelen tepkileri dikkate aldığımızda, Ortadoğu Bölgesi’nde yeni bir “Sorunun” baş gösterdiği söylenebilir. Artık ciddiyet kazanan su sorunu ile ilgili bölge ülkelerinin, siyasi, askeri, ekonomik ve ticari stratejiler ürettikleri gibi su konusunda da çözüm ve stratejiler ortaya atma gerekliliği hissedilmeye başlanmıştır. Dünyanın yeni düzenine baktığımızda, doğa ve iklim değişikliliğinin getirdiği kaygılar yüzünden deyim yerindeyse “Herkes havadan sudan” konuşur bir duruma gelmiştir. Bu nedenle önümüzdeki süreçte su ihtiyacının artırmasıyla birlikte, “Su Savaşı” ihtimali kuvvetlenmektedir.

İran ne yapmak istiyor?

İran’ın, yaz aylarından beri Irak’ın güneyine su akışını azaltması, su sıkıntısına ve kuraklıklara neden olmaktadır. Özellikle Basra’da susuzluk tarım arazilerini olumsuz yönde etkilemektedir. İran’ın uzun bir süredir Irak’ın güneyine uyguladığı su kısıtlaması, “acaba bölgede örtülü su rekabeti mi yaşanıyor?” sorusunu akıllara getirmektedir. Böyle düşünenlere göre; ilk önce suyun miktarı azaltılacak ve ileride de Irak’a karşı siyasi bir koz haline getirilecektir. Bu bakımdan Türkiye ve İran’ın Irak’a karşı suyu azaltmasının bölgede yeni rekabetin beraberinde getireceği beklenebilir. Ortadoğu’da Su meselesi geleceğin siyasi rekabeti olarak nitelenebilir.

Sonuç olarak, Bağdat Hükümeti tarafından su sorunuyla ilgili verilen “su ültimatomu” Bağdat, Ankara ve Tahran’ı karşı karşıya getirebilir. Türkiye-Irak ilişkilerinin temel sorunlarından birisini oluşturan su sorununun, iki ülke ilişkilerinin hangi düzeyde olursa olsun, bu sorun sebebiyle bozulması an meselesidir. Son zamanlarda akan suyu yetersiz bulan Iraklı yetkililer, Ankara’ya daha çok su vermesi konusunda baskıda bulunmaktadır.

Türkiye su konusunda Suriye’ye tolerans gösterip Irak’a su akışını artırmazsa, iki ülke ilişkilerinde ciddi anlamda gelgitler yaşanacaktır. Eğer Türkiye, Irak’la bu soruna çözüm bulmak istiyorsa, bölge ülkelerinin katılımını sağlayarak acilen bir “Su Zirvesi” düzenlemesi yararlı olacaktır. Bununla birlikte Türkiye’nin, “Yeni Su Stratejisi”ni belirlemesi gerekmektedir. Aksi halde, Irak ve Suriye ile yaşadığı su sorunu başını ağrıtmaya devam edecek gibi görünmektedir.

(Ali Semin, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan)




ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya