Kutsal Topraklarda İki Devlet İmkânsız
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın sağ kolu Filistinli müzakereci Saib Erekat, İsrail’in haksız yayılması karşısında ABD sessiz kaldıkça, aynı bölgede iki devletin daha fazla varlığını sürdüremeyeceğini halka artık açıklamanın zamanı geldiğini dile getirdi. Erekat’a göre tek seçenek ise; Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin eşit şartlarda yaşayacağı ‘tek devlet’ formülü.
(Tıkla-1)
Öncelikle; Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın Gazze Şeridini yöneten Hamas’ı yok etmesi için İsrail Yönetimini teşvik ettiğine dair telefon kayıtlarının ortaya çıkması ve müzakerelere başlama asgari şartı olarak Yahudi yerleşimlerinin durdurulması talebinden ABD‘nin vazgeçilmesini istediği bir dönemde, Abbas’ın ekibinden bu yönde radikal açıklamaların gelmesi oldukça şaşırtıcı. Diğer yandan da Yahudilerin böyle bir öneriye yanaşmak istememesi nedenleri anlaşılmalı. Nitekim İsrail devleti, Yahudi karakterinin bozulacağı endişesiyle tek devlete yanaşmazken, başka bir sorunla karşı karşıya kalıyor; gelecekte olası nüfus yoğunluğu azalması sonucu Yahudilerin kutsal topraklarda azınlık olacakları gerçeği.
Sonuçta; Yahudilik kutsal topraklarla kimliğini ortaya koyan bir din iken, aynı topraklara iki-üç kimliğin fazla gelebileceği ve bu dinlerin bir arada zamanla asimile olma endişesi doğal olarak İsrail’in barış süreci dâhil, uzlaşmaya yönelik her türlü müzakereye çekinceyle yaklaşmasına neden oluyor. Aynı zamanda Yahudilik bu topraklar dışında tam olarak yaşanamayacak bir dindir. Tevrat’ın buyruklarına kulak veren Yahudilerin bu topraklarda yaşamaları gerekir. Yahudi din bilginleri, şartları uygun olup da Kutsal Topraklarda yaşamayan Yahudileri Tevrat’ın buyruklarına karşı gelmiş asiler olarak nitelendirmektedirler. Bu çerçevede Yahudilerin kutsal kitapları olan Tevrat’ın mı yoksa aynı bölgeyi paylaştığı diğer halkların istek ve beklentilerine göre mi hareket edeceğini ancak zaman gösterecek.
(Elif ALTUN)