Yaklaşık üç ay süren incelemeler sonunda, saptanan yeni savaş stratejisini uygulamak üzere Kabil’e dönen General McCrystal’dan sonra şimdi de Savunma Bakanı Robert Gates, Kabil’e resmi bir ziyarette bulunmaktadır. Bu ziyarete ait ayrıntılı bir analiz dün (8 Aralık) yapılmıştı. Gates’in Afganistan’a varışını izleyen saatlerde yaptığı konuşma ve açıklamalar, zaten bilinen gerçeklere yenilerini ekler nitelikte değildir.
Gerek Başkan Obama’nın gerek, başta Savunma Bakanı Gates ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Başdanışmanı James Jones ve Genel Kurmay Başkanı Mike Mullen olmak üzere, çeşitli siyasetçiler ve askeri yetkililerin, geçen günler içinde, yaptıkları beyanların bir analizi yapıldığında, yeni Afgan stratejisi bağlamında, kısaca, şu sonuçlara varmak olasıdır:
- ABD’nin Afganistan’daki gayretleri daha sınırlı ve belirli amaçlara odaklı şekilde olacaktır. Yani, Amerikan ve NATO güçlerinin Afganistan’daki misyonları daha sınırlı bir çerçeveye oturtulmaya çalışılacaktır.
- Kuvvetlerin misyonlarına getirilen bu sınırlamaya karşın, bu kuvvetlerin komutanlığını sürdürecek olan General Stanley McCrystal’ın misyonunun daralacağını ileri sürmek doğru olmayacaktır. McCrystal, bugüne kadar kendisine verilen görevlerin uygulamasında kökten bir değişiklik olmadan görevini sürdürecektir.
- Temmuz 2011’den itibaren Amerikan kuvvetlerinde bir geri çekilme hususunda belirlenen takvim, açıklandığından bu yana, ilk izlenimlerdeki katılığını yitirmiş ve bunun, sadece ufak bir sayıda birliğin geri çekilmesi ile sınırlı kalacağı anlayışı genelde kabul görmeye başlamıştır.
- McCrystal, Afganistan’a gönderilmesi beklenen 30 bin Amerikan ve 7 bin NATO askerinden oluşacak gücü, raporunda da açıkça ortaya koyduğu şekilde, Taliban eylemlerinin en yoğun olduğu, güney ve doğu bölgelerindeki kilit şehirler ve yerleşim merkezlerini koruma amaçlı olarak kullanmak kararındadır. Söz konusu general, böylece, “düşman güçlerin” son zamanlarda kazandıkları ivmeyi tersine çevirmeyi amaçlamaktadır.
- Gerçekten, McCrystal’ın, Ağustos ayında hazırladığı raporunun ayrıntıları hakkında Yönetim ve Kongre çevrelerine bilgi vermek için gittiği Washington’daki söylemlerinde, ülkesi açısından çok pahalıya mal olabilecek ve büyük bir ihtimalle de başarısızlıkla bitecek, “ayaklanmaya son vermek” amacından ziyade “Taliban’ı zayıflatmak” misyonunu yerine getireceği mesajını vermeye çalıştığı görülmektedir. Bu mesajın Washington Yönetim çevreleri tarafından da onaylanıp paylaşıldığı açıktır.
- Bunların dışında, Başkan Obama’nın son günlerde yaptığı beyanlarda ısrarla altını çizmeye çalıştığı gibi, “Afganistan’da bir millet yaratmak” ve “kuvvetli bir merkezi hükümeti ortaya çıkartmak” gibi aşırı heves ve iddialı davranışların yeni Afgan stratejisinde yer almayacağı anlaşılmaktadır.
- Özetlemek gerekirse, Beyaz Saray’ın bundan böyle izleyeceği öncelikler arasında, her şeyin başında, Afgan güvenlik güçlerinin eğitimini hızlandırmak gelecektir. Bu çerçevede, yerleşim merkezlerinin geliştirilip oradaki milis güçlerin Taliban’a karşı mücadele edebilecek düzeye getirilmesi ve kalkınma projelerinin kilit konumdaki büyük merkezlere yönlendirilmesini sağlamak, Yönetim’in esas amaçları arasında yer alacaktır.
(Büyükelçi(E) Nüzet KANDEMİR, ABD Masası)