ENGLISH
30.07.2010
Ana Sayfa » Dış PolitikaGeri Dön «

Kazanan Kim Olacak: Ahmedinejad mı, Obama mı?

09.12.2009 15:15:58

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bütün dünyanın, ABD seçimlerinden bile daha fazla sonucunu merakla beklediği Haziran seçimlerinde, sandıktan tekrar zaferle çıkan Ahmedinejad, son aylarda sadece Ortadoğu’da değil, uluslararası arenadaki etkisiyle de Obama’yı geride bırakmış gözüküyor. Peki Ortadoğu’da iki liderin birbirlerine karşı etkinlik mücadelesi gösterdikleri Türkiye yarışında kazanan kim olacak? Her iki ülkenin de bölgede tam olarak etkinliğini sağlayabilmesi için Türkiye’yi kendi tarafına çekme yarışı içine girdikleri ve bu yarışın yeni yılda da artan bir hızla devam edeceği düşünülmektedir.

Kasım ayında İstanbul’da 25. İSEDAK toplantısına kalabalık heyetiyle birlikte adeta çıkarma yapan ve dünyanın merakla takip ettiği El Beşir gelişmelerinin sonuçlanmasından ardından toplantıdaki konuşmalarıyla ilgiyi tekrar üzerine çeken İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, toplantının ardından yaptığı ziyaretler ve uluslararası işbirliği anlaşmalarıyla da özellikle Amerika’nın endişelenmesine yol açmış gözükmektedir. Türkiye’nin yeni dönemde Ortadoğu politikasında belirgin biçimde değiştirmesi, büyük oranda İran’ı da etkilemiş, bölgesel ve uluslararası arenada hızlı adımlar atmasını teşvik etmiş gözükmektedir.

ABD ve İran arasında İslam Devriminden beri düzelemeyen ve gittikçe kötüleşen ilişkiler, bölgede Amerika’nın yakın müttefiki Türkiye’nin ulusal çıkarlarına yönelik Ortadoğu’da attığı yeni adımlarla İran’a daha çok yakınlaşmış gözükmekte, bu yakınlaşmalar da bölgesel anlamda İsrail’i ve buna bağlı olarak da Amerika’yı endişelendirmiş izlenimi vermektedir. Amerika’nın son yıllarda İran’ın nükleer enerji faaliyetlerini gizli nükleer silah üretimi ve uluslararası barışı tehlikeye sokacak hareketler olarak nitelendirmesi ve bu konuda Avrupa’yı ve BM’yi de yanına alarak İran’a yönelik yaptırım kararları alması, ilişkilerde bir başka önemli unsuru oluşturmaktadır.

Buna karşı bölgede İsrail’in de nükleer enerjiye sahip olduğunu ve barışçıl amaçlarla enerji üretimine devam edeceğini bildiren İran, tutumunu bu argümanla sabitleştirmektedir. Buna destek olarak da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın tüm denetlemelerinde nükleer enerjiyi kötü amaçla kullanmadığına dair raporlar yayınlanması ve bu raporların uluslararası kamuoyu tarafından da benimsenmeye başlanması, her ne kadar hala Batı tarafından anti-demokratik ve korkulan rejim olarak görülse de, İran’a bir nebze uluslararası destek sağlamış gözükmektedir. Amerika ise yavaş yavaş fakat sağlam bir şekilde ilerleyen İran’a karşı artık eskisi kadar etkili politikalar izleyememektedir.

Bu düşünceye kanıt oluşturması bakımından İtalya’nın Dışişleri eski Bakanı Gianni De Michelis’in, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın Uluslararası ve Siyasî İncelemeler Bürosu’nda yaptığı açıklamada da belirttiği gibi ABD birçok potansiyele sahip olmasına rağmen artık uluslararası krizleri çözmede yetersiz gözükmektedir ve bu konuda bölgesel işbirliklerine ciddi şekilde ihtiyaç duymaktadır.

Obama’nın bu konuda attığı adımların en başında Türkiye’yi eskisinden daha da sağlam biçimde yanına çekme faaliyetleri olduğu ileri sürülebilir. Öyle ki Afganistan denkleminde Türkiye’ye daha da fazla bir bilinmeyenlik yüklemeye çalışması, her ne kadar ülkemizde kabul edilmese de bu duruma örnek oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra en önemli konu olarak hâlâ İran’ın nükleer çalışmalarını durdurması için önlem alma ve bu konuda Türkiye’den İran’ı ikna etme çabalarında bulunması da bir başka Amerika isteği olarak görünmektedir. İran tarafına baktığımızda ise Türkiye ile seyreden başarılı ilişkilerin neticesinde, kendi çıkarlarına uygun olarak, bölgede ve uluslararası arenada destek ve işbirliği turlarına başlamış ve özellikle Kasım ayından itibaren birçok ülke ile yapılan ortaklıklarla elini güçlendirmiş gözükmektedir.

İran’ın bu konuda attığı adımlar özellikle Güney Amerika’da ses getirmiş ve ABD ile yıldızları uzun yıllardır barışmayan Güney Amerika ülkeleri belirgin bir şekilde İran’ı destekler gözükmektedirler. Ahmedinejad’ın Kasım ayında gerçekleştirdiği Brezilya ve Bolivya ziyaretleri, bu ziyaretler esnasında imzalanan işbirliği anlaşmaları ve liderler tarafından verilen demeçler, siyasi rejimleri ne kadar farklı olursa olsun, ülkelerin dış politikalarında ortak çıkarların ne derece önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Ayrıca son dönemlerde İran kamuoyunda da önemli gündem maddesi oluşturan ve Rus mühendislerin Aralık sonunda bitireceklerini açıkladıkları Buşehr Nükleer Santrali, yapılan ziyaretlerden daha fazla kamuoyunda etki yaratmıştır.

Bu gelişmelerin yanı sıra İranlı üst düzey hükümet yetkililerinin devam ettirdiği ziyaretler, özellikle İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Menuçehr Mutteki’nin Hindistan’ın Başbakanı ve diğer üst düzey yetkilileriyle görüştükten sonra Tahran ve Yeni Delhi ilişkilerinde yeni bir dönemin başlayacağını ve ülkesinin de bu süreci sıcak karşıladığını belirtmesi de İran’ın prestijini yükselten gelişmelerdendir. Bundan başka atılan adımlar arasında Endonezya’dan Çin’e yeni yılda anlaşmalara yönelik görüşmeler ve davetler, Türkmenistan’da demiryolu ve boru hattı projelerinin üstlenmesi güney komşumuzun son yıllarda dış politikasındaki en hızlı dönem olarak gözükmektedir. Ayrıca Ahmedinejad’ın Azebaycan’a yönelik tek taraflı vizeyi kaldırması, Türkiye’nin Suriye ile yaptığı vize anlaşmasından sonra İran dahil 3 ülkenin bölgede ortak politikalar izlemesine yönelik yapıcı sözleri Türkiye’yi yanında görme ihtiyacının işaretleridir.

Buna mukabil ABD Başkanı Barack Obama’nın da çıktığı Asya gezisi ve bu konuda uluslararası barışın korunmasına yönelik aradığı destek turları henüz beklenilen etkiyi yaratmasa da ülkemizde özellikle Afganistan konusunda öne sürülen yeni yardım talebi “stratejik ortağımızın” beklentilerini yükseltmeye başladığının belirtileri olarak algılanmaktadır. Yapılan açıklamaların ardından, Başbakan Erdoğan’ın Washington ziyaretinin sadece Afganistan’da Türk askerinin konumunu yeniden değerlendirmekle sınırlı olmadığı anlaşılmış bulunmaktadır.

İran’ın nükleer faaliyetlerinin durdurulması ve elde bulunulan nükleer kaynakların tasfiyesini sağlama noktasında taleplerine ulaşamayan Amerika, bu konuda en büyük desteği Türkiye’den beklemektedir. Amerika’nın uluslararası terörizme karşı 2001 yılında Afganistan’da başlattığı ve 2003 yılında Irak’a nüksettirdiği mücadelesinde henüz müspet bir sonuca ulaşamaması, ayrıca bu ülkelere demokrasi yerleştirme faaliyetlerinde de istediğini elde edememesi, arkasındaki Avrupa desteğini önemli ölçüde zayıflatmış durumdadır ve artık bölgede yeni adımlar atabilmek için Türkiye’ye eskisinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Her ne kadar Irak’ta fiili kontrolü elinde tutmasına rağmen tahmininden fazla zarara uğramış olması Amerika’yı İran konusunda atacağı adımlarda daha ihtiyatlı davranmaya ve politikalarını daha meşru zeminlere oturtmaya zorlamaktadır.

Bu değerlendirmelerin ışığında yaklaşık 400 yıllık barış sınırımızın olduğu İran ile ilişkilerimizin her iki ülke adına iyi seyretmesine rağmen İran’ın nükleer enerji konusunda faaliyetlerinin ne kadar barışçıl olduğu konusu bizim de kafamızda soru işaretleri oluşturmaktadır. Ahmedinejad’ın Buşehr nükleer santrali ardından, İran’ın en az 10 tane daha nükleer santrale ihtiyaç duyduğunu açıklaması ve toplumsal yapısının izole olması nedeniyle yapılması planlanan yeni santrallerin kaçının enerji temelli olacağı sorusu cevap beklemektedir. Ancak sadece varsayımlara dayanılarak Amerika tarafından komşumuza yönelik yapılması planlanan ve henüz meşruiyeti kazandırılamamış adımlara da Türkiye’nin ihtiyatla yaklaşması tavsiye edilmektedir.

Bu noktada her iki ülkenin de bölgede tam olarak etkinliğini sağlayabilmesi için Türkiye’yi kendi tarafına çekme yarışı içine girdikleri ve bu yarışın yeni yılda da artan bir hızla devam edeceği düşünülmektedir. Merak edilen ise her iki ülkenin aktif politikaları çerçevesinde Türkiye sahasında yarışı kimin kazanacağıdır. Amerika mı? İran mı? Yoksa uluslararası barış mı?(Merve Kul, Gazi Üniversitesi)

KAYNAKLAR:
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-6/0911101034103425.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-111/0911103206105005.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-6/0911113751014507.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-6/0911127864121246.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-111/0911125430122212.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-112/0911134467103619.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-6/0911171375112320.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-6/0911172541121719.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-6/0911188352121008.htm
http://www2.irna.ir/tr/news/view/line-6/0912011399112645.htm
http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/8350262.stm
http://www.guardian.co.uk/world/2009/nov/09/us-american-hikers-iran-border
http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/11/09/turkiye.iran.suriye.ortaklik.mi.kurdu/551025.0/index.htm
http://www.nytimes.com/2009/11/19/world/asia/19prexy.html?_r=1&ref=asia
http://www.nytimes.com/2009/12/08/world/europe/08erdogan.html?ref=todayspaper




DIŞ POLİTİKA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27

SDE "Yeni Rusya" Çalışması Yayınladı...
07.07.2010 11:11:11

"Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi" 10-12 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecektir...
28.06.2010 16:15:43


<Temmuz 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya