Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nin 10-11 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek buluşmasından önce gerçekleşen Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında, Avrupa Birliği’nin aday ülkelerini ve komşu ülkelerini ilgilendiren önemli kararlar alındı. Yapılan görüşmelerde bakanlar bazı konularda fikir ayrılığına düşse de sonunda ciddi kararlar alabilmişlerdir. Alınan bu kararlar Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nde de ele alınacaktır.
Yapılan görüşmede ele alınan konulardan birisi Türkiye'nin üyelik sürecidir. Bu konuda özellikle Rum tarafı; Türkiye'nin Rum gemi ve uçaklarına limanlarını açması konusunda ısrar edilmesi gerektiğini dile getirdi ve aksi takdirde Türkiye'nin 2010 yılında müzakere başlığı açmasına engel olacaklarını bildirdiler. Ayrıca Türkiye'nin Ermenistan, Kürt Meselesi, demokratik açılım gibi konularda gösterdiği yaklaşım da Avrupa Birliği bakanlarınca olumlu karşılandı. Kıbrıs sorunu konusunda çıkan karar Türkiye açısından şu an için memnun verici zira Türkiye’nin limanlarını açma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği Avrupa Birliği Dışişleri bakanları tarafından gelecek yıl yeniden değerlendirilecek. Bu kararda özellikle İngiltere’nin ve Almanya’nın tavrı belirleyici oldu.
Ancak Sırbistan konusunda çıkan karar Türkiye'nin nasıl da "öteki"leştirildiğini kanıtlayan bir karardır. Sırbistan önünde bazı engeller olduğu için ki bunlar; Hollanda'nın Avrupa Birliği'nin Sırbistan ile imzaladığı ticaret antlaşmasına ve savaş suçlularının yakalanması için yeterli çaba göstermediği gerekçesiyle uyguladığı bir veto vardı. Hollanda bu vetoyu kaldırarak Sırbistan’ın üyelik başvurusu önündeki engeli kaldırmış oldu. Bu çerçevede Sırbistan’a savaş suçlularını yakalaması için daha fazla işbirliği yapması için bir çağrıda bulunuldu. (Tıkla -1)
Zaten geçtiğimiz günlerde de Sırbistan’a vize sistemini kaldıran Avrupa Birliği, yıllardır üye olma yolunda sabırla bekleyen Türkiye'ye haksızlık etmiş oldu. Zira Sırbistan bundan 10 yıl önce Avrupa'da terör estiren bir ülkeydi. Daha bunlar unutulmazken Sırbistan'a "sınırların açılması" Türkiye'nin isteğini baltalayacak bir olaydır.
Bunun dışında alınan kararlardan birisi de Makedonya ile ilgilidir. Bildiğimiz üzere Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra Makedonya ile Yunanistan arasında bir isim problemi yaşanmıştı ve bu sorun hala da yaşanmaktadır. İşte bu toplantıda Polonya'nın Avrupa Birliği'nden Sorumlu Bakanı Mikolaj Dowgielewicz, Makedonya'nın başvurusu konusunda çok ciddi bir sinyal verilmesi gerektiğini söyledi.(Tıkla -2)
Ancak Yunanistan, Makedonya için "Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya" denmediği sürece Makedonya'nın AB sürecini veto edeceğini söylüyor. 2010 yılında müzakere tarihi almayı düşünen Makedonya, bu isim sorununu çözmeden pek bir yol alamayacak gibi görünüyor.
Avrupa Birliği yürürlüğe koyduğu Lizbon Antlaşması ile vaad edilen genişleme politikasını uygulamakta çok ciddi görünüyor. Ancak Avrupa Birliği'nin bu ciddiyetine gölge düşürecek olan, ülkelerin birbirleriyle geçmişte yaşadıkları sorunlardır. Birlik; üyelerine "birlik" olduğunu hatırlatırsa ve özellikle Türkiye ve Makedonya konusunda Yunanistan engelini aşmayı başarabilirse genişleme politikasında çok faydalı çıkacak. Ancak aday ülkelerin her biriyle sorun yaşayan Yunanistan'ı aşamazsa Lizbon Antlaşması'nın da kağıtta kalacağı aşikar...
(Yrd. Doç. Dr. M. Nail ALKAN, AB-Balkanlar-Ege-Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı)