Afganistan’daki kadınların haklarına yönelik 96 sayfalık bir rapor yayınlayan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Kabil yönetiminin kadınları korumaya yönelik hiçbir adım atmadığına işaret ederek, ülkeye asker takviyesini tartışan dünya güçlerinin kadın haklarına odaklanması çağrısını yaptı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna göre; Afgan kadınları yaygın şekilde şiddete, tecavüze ve ayrımcılığa maruz kalıyor. Raporda Afganistan’da radikal Taliban yönetiminin 8 yıl önce devrilmesine rağmen kadın hakları konusunda hiçbir ilerlemenin sağlanamadığı, kadınların çalışma ve hareket özgürlüklerinin de ciddi tehdit altında olduğu belirtildi. Kızların yüzde 57’si yasal sınır olan 16 yaşın altında evlendiriliyor iken, 15 yaşındaki kadınların ise sadece yüzde 12’si okuyup yazabiliyor. Ayrıca HWR’nin 96 sayfalık raporunda; yüzde 52’lik bir kısmın fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığı açıklanıyor. Bunun yanı sıra Afganistan’da yapılan evliliklerin yüzde 70-80’i kadınların izni ya da isteği olmadan gerçekleştirildiği raporun bir diğer sonucu. (Tıkla-1)
Raporda Afgan kadınının durumu beş ana başlık altında ele alınıyor: “Kamu hayatında kadınlara saldırılar; kadınlara karşı şiddet, çocuk yaşta ve zorla yapılan evlilikler, fiziksel ve cinsel şiddet, kadınlar için adalete erişim ve kız çocuklarının ortaöğretim-lise eğitimi.”
Dünya Obama yönetiminin yeni güvenlik stratejisi üzerinde dururken, Afganistan’daki durumun insani boyutlarını da gözden kaçırmamalıdır. Kadının onlar için bir öncelik olmadığını çekinmeden ifade edebilen Afganistan Yönetimi, oradaki unutulmuş kadınların sesi olmaya çalışan HWR’nin yoğun tepkisini çekmekten öteye gidememekte, bölgede var olan bu hassas sorunu çözememekte ya da çözmeye yanaşmamaktadır.
Afgan kadınlarına verilen vaatler, sağlanması ve hatırlatılması gereken eşitlik ilkesi başta olmak üzere uygulamada kadın haklarından da öte insan hakları temellidir. Ülkesinde ciddi kısıtlamalara maruz kalan Afgan kadınının; ne yazık ki hakkını arayacağı merciilerin yoksunluğu, adalet mekanizmasının dengeli işleyememesi ya da çeşitle nedenlerle işletilememesi var olan yarasını daha da derinleştirmeye devam etmektedir.
Sorun Afganistan’daki kadınının sorunu mudur yoksa Ortadoğu’da kadın olmak mı sorun dur, diye sorarken bulabildiğimiz cevap belki de en belirgin şekliyle savaşların arasında kadın ve insan kalma mücadelesi olacaktır. Suçlu kimdir peki? Yapılageliş midir bu kadınları hak isteyemez, haktan yoksun hale getiren yoksa uluslararası, insanlararası yapılması gerekip de yapılamayan gelişlerin sonucu mudur, isteyerek ya da istemeden?
HRW Raporu Orijinal Metin için Tıklayınız: http://www.hrw.org/en/reports/2009/12/03/we-have-promises-world
(Elif Altun, Asistan)