Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, geçtiğimiz 5 Kasım’da ABD Başkanı Barack Obama’nın ortaya koyduğu Ortadoğu Barış süreci planında ve Filistin-İsrail sorununun çözümü konusunda somut bir ilerleme kaydedilmemesinden dolayı, 24 Ocak 2010 Filistin Başkanlık seçimlerinde aday olmadığını açıklamıştı. Abbas’ın bu kararı, gerek Obama ve İsrail yönetiminde, gerek Arap liderleri arasında Filistin’in durumuyla ilgili endişeleri daha da artırmaktadır. Aslında bütün bu kaygıların temelinde yatan neden Abbas’ın, El-Fetih’ten istifa ve Filistin başkanlık seçimlerinde aday olmaması durumunda yerine kimin geçeceği konusundaki belirsizliktir. Çünkü Abbas’ın bu kararı Hamas’ın Filistin yönetiminde güçlenmesini beraberinde getirebilir. Zaten Filistin yönetimi, kendi içerisinde de bölünmeler ve çatışmalar yaşamakta ve bundan dolayı da birçok sorunun çözümsüzlüğüne sebebiyet vermektedir.
Filistin’de bu tartışmalar yaşanırken, Filistinliler tarafından İsrail’le işbirliği yapmakla suçlanan El-Fetih Merkez Komitesi üyelerinden Muhammed Dahlan, Mahmud Abbas’ın Filistin Özerk Yönetimi Başkanlığı’na aday olmaması durumunda El-Fetih’in yeni bir ismi aday olarak belirleyeceğini belirterek “Ebu Mazin (Mahmud Abbas) aday olmama kararını sebepsiz yere vermedi. O, İsrail’in Yahudi yerleşkeleri yapmaya davam ettiğini ve uluslararası yasalara uymadığını defalarca vurgulayarak bu şartlar altında çalışamayacağını söyledi” dedi.(Tıkla-1)
Bu çerçevede bakıldığında, Abbas’ın istifa etmesi durumunda El-Fetih içinde yeni bir adayın belirlendiği çağrışımları uyanmaktadır. Filistin yönetiminde yaşanan El-Fetih ile Hamas çatışmasının, El-Fetih içinde de Abbas yerine yeni bir adayın belirlenmesini savunanlarla, Abbas’ın başkanlıktan istifa etmemesi konusunda ısrarcı olanlar arasında olduğu belirtilmektedir. Filistinli taraflar (El-Fetih-Hamas) arasında uzlaşı sağlanması için önemli çabalar harcayan Mısır’ın, gün geçtikçe işinin zora girdiğini görmekteyiz.
Bu nedenle Kahire yönetimi tarafından, Filistinli taraflara sunulan uzlaşı önerilerinin bugüne kadar herhangi bir gelişme göstermediği açıkça ortadadır. Geçtiğimiz hafta Hamas’ın, İsrail’le gizlice görüştüğü iddiaları ileri sürülmüştür ve bunun Filistin-İsrail görüşmelerinin olumsuz yönde etkileyeceği beklenebilir.
Netice itibariyle Filistin’de yaşanan gelişmelere bakıldığında Abbas’ın, istifa kararının temelinde Ortadoğu Barış süreci çerçevesinde İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim birimleri inşasını durdurması için Obama’nın bu ülkeye yeterince baskı yapmaması yatmaktadır. Ancak Abbas’ın tepkisine sebep olan önemli noktalardan biri, uzun bir süredir Mısır’ın arabuluculuk girişimleriyle yürütülen El-Fetih ve Hamas arasında kayda değer bir uzlaşma sağlanamaması, bir diğerinin ise Abbas’ın İsrail ve ABD’ye karşı gösterdiği ılımlı tutumundan dolayı Filistinlilerden gelen tepki olduğu söylenebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde Abbas’ın istifasıyla birlikte, Filistin yönetimi daha da karışabilir. Çünkü bir taraftan, El-Fetih - Hamas çatışması ve Filistin-İsrail sorununun yoğunlaşması barış sürecinin geleceği açısından olumsuz bir tablo çizmektedir. Diğer taraftan da, El-Fethin yönetimi içinde Abbas’ın istifasına karşı çıkanlarla yerine yeni bir ismin aday gösterilmesi konusunu destekleyenler arasında “Ya Abbas ya hiç” seslerinin yükselmesi durumu Filistin’de yeni bir çatışma ortamı yaratması beklenebilir.
(Ali Semin, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan)