Barzani'nin Kerkük Gerginliği
Türkiye, iç ve dış meselelerle boğuşurken; Türkmenlerin tedirginliği ciddi bir şekilde artar. Yakın geçmişe bakıldığı zaman görülecektir ki; Abdulkerim Kasım döneminde olan tutuklamalar, sürgünler ve daha sonra,14 Temmuz 1959 Kerkük katliamı. Saddam döneminde Türkmenlere uygulanan Araplaştırma, asimilasyon, topluca tehcir edilmeleri, keyfi tutuklamalar ve idamlar hep Türkiye’nin iç ve dış problemlerle meşgulken ve geçirdiği kriz dönemlerine rastlamaktadır.
Türk siyaseti bu günlerde, önceleri Kürt Açılımı sonraları Demokratik Açılım adı altında açıkladığı ve iç dinamiklere kabul ettirmekte bir hayli zorlandığı görülen projesini kabul ettirmekle meşgul olduğu görülmektedir. Demokratik Açılımın yanı sıra Türkiye- Ermenistan Irak –Suriye ilişkileri Dışişleri Bakanın bu ülkelerin yanı sıra Kıbrıs, Mısır vs. ziyaretleri Kerkük ve Türkmen konularını gündemden düşürmüş. Başta Barzani olmak üzere Kuzey Irak Yönetimi; Türkiye’nin meşguliyetinden yararlanarak tekrar Kerkük ve Anayasanın 140. maddesini çeşitli vesilelerle dile getirmeye çalışmaktadır.
Bileşmiş Milletler Irak temsilcisi Add Melkert, Kuzey Irakta Barzani ile görüşüyor. Barzani ; her zaman olduğu gibi bu görüşmede de tehditkar tavrını sergilemekte ve Kerkük için çözümün sadece kendi partilerinin savunduğu Anayasaya göre geçerliliği 31 Aralık 2007 tamamlanan 140 madde ve Kerkük’te yapılacak referanduma bağlamaktadır.
Bilindiği gibi Kerkük iline 600 binden fazla Kürt, çeşitli bölge ve ülkelerden göç ettirilmiş ve Kerkük nüfusuna kayd ettirilmiştir. Halen bölgeyi Kürtleştirme faaliyeti bütün şiddeti ile devam etmektedir.
Irak’ta Kürt Yönetimi ülkede gerginliği tırmandırarak hedeflerine varmak için planlar yapmaya devam etmektedir.
(DR. Muzaffer Arslan, SDE Başkan Danışmanı, 04.10.2009)