Danimarka’da, “Danimarka’nın Müslümanları” adında bir parti kurmak için bir araya gelen bir grup Müslüman Arap’ın İçişleri Bakanlığına yaptığı başvuru kabul edildi ve partinin adı tescil edilerek seçimlere katılması için yeşil ışık verildi. 2011 yılında yapılacak genel seçimlere katılabilmek için “Danimarka’nın Müslümanları” partisinin 20 bin Danimarka vatandaşından destek imzası toplaması gerekiyor. (Tıkla-1)
Ras Anbessa adlı siyasetçinin önderliğinde biraraya gelen ve çoğunluğunu Arap kökenlilerin oluşturduğu gruptan yapılan açıklamada, Müslümanların ülkede siyasi bir grup olarak görülmek istenmediğini, ancak her türlü sosyal tartışmada geniş bir grup muamelesi gördükleri, bunun yanı sıra Müslümanları Danimarka siyasetine katmanın amaçları arasında olduğunu da belirterek, partileşmenin bu yüzden tercih edildiği dile getirildi.
Seçim uzmanları Danimarka’da yaşayan Müslümanların dini kimliklerini öne çıkararak sosyal yaşamda yer almayı tercih etmediklerini belirterek, seçimlere katılabilmek için gerekli 20 bin imzayı toplasa bile partinin ülkede uygulanan yüzde 2’lik barajı aşamayacağını belirtiyor. 5,5 milyon nüfuslu Danimarka’da seçmen sayısı ise 4 milyon civarında.
Bu gelişmeler bir yana hatırlayacak olursak; İsviçre'de yapılan referandumda halkın yüzde 57.5'inin "Minareye Hayır" demesinin ardından Danimarka'da hükümeti dışarıdan destekleyen aşırı sağ Danimarka Halk Partisi Başkanı da, camilerde minarenin yasaklanmasını istemişti. Öte yandan Danimarkalı uzmanlar ve insan hakları kuruluşu temsilcileri de, Danimarka'nın bir referanduma gitmesi ve muhtemelen minare yasağı getirmesi durumunda karikatür krizinden daha büyük bir kriz yaşanacağı uyarısında bulunmuştu. Danimarka iş dünyası da, hükümete temkinli davranma çağrısında bulunarak, karikatür krizinden sonra Müslümanların üzerine gitmenin anlamsız olacağını, bundan böyle Müslümanlar aleyhinde alınacak kararların Danimarka mallarına boykot getireceği uyarısını dile getirmişti.
Bununla beraber İsviçre'nin İtalyanca konuşulan bölgesinde Tessin Müslüman Ligi başkanının, ülkedeki 350 bin Müslümanı kendi partilerini kurmaya çağırması gibi Danimarka’da yaşanan bu gelişmelerin; benzer hatta bir yönde paralel gitmekte olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar aynı zamanda Avrupa’da ki tabloyu anlamamız açısından bize yardımcı olacak göstergelerdir. Geçmişinde karikatür krizi ve minareye hayır talebi olan Danimarka’nın şimdilerde Müslüman bir partinin kurulmasına evet demesi düşündürücüdür. Ancak Müslümanların siyasete attıkları adımın önündeki engellerin kaldırılması; Danimarka, İsviçre ya da başka bir deyişle diğer Avrupa ülkeleri tarafından, kamuoyunda var olan yargıların silinmesi bakımından yavaş yavaş atılması gereken adımlar arasındaydı.
(Elif Altun, Asistan)