Obama’nın 1 Aralık akşamında, “Biz, Afganistan ve Pakistan’ın, ABD ulusal çıkarları açısından halen tehdit oluşturduğu kanaatindeyiz. Burada bulunma amacımız; Taliban ve El Kaide varlığını sonlandırarak, Afgan silahlı kuvvetlerinin eğitiminin tamamlanması ve ülkede güvenlik ve istikrarın teminidir. Bu nedenden ötürü 18 ay içerisinde askerlerimiz, bu hedefleri başarıyla yerine getirdikten sonra, ülkemize dönecektir. ...Müttefiklerimizin de Afganistan sorunuyla mücadelede yanımızda olacağına inanıyoruz ve asker desteği açısından yardımcı olmalarını bekliyoruz” diyerek ABD’nin Yeni Afganistan Stratejisi’nin sınırlarını belirlemiş ve müttefik ülkelerden bu bağlamda Afganistan’a 10 bin asker göndermelerini talep etmiştir.
Obama’nın ‘müttefikler ülkelerden’ kastı, NATO’ya üye olan ülkelerdir. ABD, diğer NATO ülkeleri gibi Türkiye’den de muharip asker istemektedir. Bu bağlamda Beyaz Saray’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones, Türkiye'nin Afganistan'da önemli bir nüfuzu ve katkısı olduğunu ve bunun herkes tarafından takdir edildiğini söyledi. Türkiye'nin bölgeye yeni asker gönderme ve bunların nasıl kullanılacağı kararının kendisine ait olduğunu belirten Jones, “Bundan sonra Türkiye'nin yapacağı her türlü katkıdan da büyük memnuniyet duyarız” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Afganistan'a asker göndermesi konusunda, "Biz Afganistan'da yapacağımızı zaten yapıyoruz." dedi. Erdoğan, ABD ziyareti öncesinde İstanbul Atatürk Hava Limanı'ndan hareketinden önce yaptığı açıklamada, Afganistan'a asker gönderilmesi konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bunun dışında Afgan ordusuna eğitim verebiliriz. Talep gelmeden 700 civarında olan asker sayımızı bin 750 civarına çıkardık. Şu anda biz, orada, yapabileceğimizi yapıyoruz. 'Bunun dışında ne olur?' diyecek olursanız Afgan ordusuna eğitim verme imkânımız var onu yapabiliriz. ...Silahlı kuvvetlerimiz buna hazır, aynı şekilde emniyet teşkilatımız da buna hazır. Altyapı konusunda orada çok önemli çalışmalarımız oldu. Şu ana kadar 150 milyon dolarlık yatırımımız var. Bütün bunlar Afgan halkı ile tarihten gelen yakınlığımızın geleceğe taşınması ile ilgili olarak atılmış adımlardır."
Afgan halkı, Sayın Tayyip Erdoğan’ın sözlerini inandırıcı bulmaktadır ve Türkiye’ye güvenmektedir. Türkiye’nin, iki ülke halkının arasındaki dostluk ve kardeşliği dikkate alarak, Afganistan’a muharip asker göndermek gibi tarihi bir hatayı yapmaması umut edilmektedir. Türkiye’nin muharip güç göndermesi durumunda, her kesimden duyulan saygının ve güvenin ortadan kalkacağını unutmamak gerekir.
Türkiye’nin hem ABD ve diğer Batılılar hem de Afganistan ve diğer Müslüman ülkeler nezdinde sahip olduğu itibarını kullanarak, Doğu ve Batı arasındaki köprü rolünü üstlenmesi beklenmektedir. Erdoğan’ın Obama ile görüşerek, Afganistan sorununun muharip güçle çözülmesinin imkansız olduğuna ikna etmesi gerekmektedir. Obama’nın, 100 bin askerle kazanamadığını savaşı, 150 bin askerle de kazanamayacağının hatırlatılmasında fayda vardır.
Obama’yı Afganistan’daki istikrarsızlıkla mücadele bağlamında Pakistan’la değil Türkiye ile birlikte hareket edilmesinin gerekli olduğunun da altının çizilmesi lazımdır. ABD’nin yeni stratejide savaşla veya ek asker göndermekle değil, barışçı bir yol izleyip, bu stratejinin uygulanması konusunda, Pakistan’ın sunduğu önerilerin yerine Türkiye’nin önerilerini dikkate alması gerekmektedir.
Türkiye’nin Afganistan’ın geleceğinin şekillendirilmesinde daha aktif rol üstlenmesi beklenmektedir. Şuan Afganistan’da görev yapan bakanların ve valilerin, ABD gibi Müslüman olmayan Batılılardan oluşan danışmanları vardır. Afganistan’a gelen maddi yardımların çoğu bu danışmanlar tarafından harcamaktadır. Türkiye bu danışmanlıklara Türk ve Müslüman kökenli temsilciler önerebilir. Afgan silahlı kuvvetlerinde ve Afganistan’ın hangi bölümlerinde daha çok uzmana ihtiyacı olduğu tespit ederek Türkiye’ye öğrenci gönderilebilir. Afganistan’a farklı alanlarda uzmanlar gönderilerek, Afganlara uzman yetiştirme konusunda yardımlarını devam ettirebilir. Afgan ve Türk halkının dostluğu ve kardeşliğinin daha da artması için çabaların devam ettirilerek, Afganistan sorununun çözümü bağlamında, Türk tarafının, daha etkin adımlar atması beklenmektedir.
(Khalilullah Rasuli, Asya Pasifik Masası, Kıdemli Asistan)