Irak’ın güneyindeki zengin petrol yataklarına sahip olan ve nüfusunun çoğunluğunu Şiilerin oluşturduğu Basra kenti, 2003’ten bu yana Şii gruplar arasında (Dava Partisi, Irak İslami Yüksek Konseyi, Fazilet Partisi ve Sadr Grubu) adeta bir çekişme ve güç mücadele sahası haline gelmiştir. Zaman zaman Şii lider Mukteda El-Sadr’a bağlı Mehdi Ordusu ve Muhammed El-Yakubi liderliğinde Fazilet Partisi arasında özellikle 2006 yılında yaşanan çatışmalar Basra kentini harabeye dönüştürmüştü. Irak Şiileri açısından Basra’nın ekonomik ve strateji konumu oldukça önemlidir. Çünkü Basra, Irak’ın güneyinde olası bir Şii federe devletinin Körfeze çıkış kapısıdır. Bu nedenle sürekli olarak İran’ın, Şii liderlere dolaylı yollardan destek vermesiyle birlikte Basra, bu liderler arasında tam anlamıyla güç mücadelesine sahne olmuştu. Özellikle Ocak 2009 Irak’ta yapılan yerel seçimlerde Irak Başbakanı Nuri El-Maliki liderliğindeki “Kanun Devleti Listesi”nin Basra’daki seçimlerden zaferle çıkması, Ammar El-Hekim’in Başkanlığındaki Irak İslami Yüksek Konseyi (IİYK) arasındaki rekabeti daha da artırmıştır.
2005 yılında yapılan her iki seçimde Şiiler tek listede birleşerek, Bağdat Merkezi Hükümetinin çoğunluğunu elde ettiler. Ancak bu durumun tersine Şiiler, Irak’ta 2010’da yapılacak genel seçimlere hazırlık aşamasında, aralarındaki ayrışmaların su yüzüne çıktığını gösterdiler. Irak’ın, neredeyse tüm kesimlerinin yer aldığı Irak İslami Yüksek Konseyi liderliğinde kurulan “Ulusal Irak İttifakı”, Başbakan Maliki’yi dışladığını açıkça ortaya koydu. Bu durumun beraberinde getirdiği seçim mücadelesi ve rekabeti Basra’da, Maliki ile El-Hekim grubunun çatışmasına yol açtı.
5 Aralık 2009 tarihinde Basra Valisi Dr. Şaltağ Abbud ile toplanan Basra il meclisi üyeleri, belediye meclisi başkanları ve hükümete ait tüm kamu kuruluş müdürleri, Basra kentindeki imar ve temizlik hizmetlerinin kötü şartlarda olduğunu ifade etti. Şehrin temizlemek için yabancı işçilerin çalıştırılmasını öneren il meclisi İmar komisyonu Başkanı Mustafa Atiye’nin, bu önerisinin şiddetli tartışmalara neden olduğu belirtildi. Ayrıca Basra il meclisi Başkan yardımcısı ve (IİYK) üyesi Ahmet El-Saliti yaptığı açıklamada, Basra valiliğinin güvenlik müsteşarı ve Kanun Devleti listesi üyesi Akil El-Musevi’nin verdiği talimat üzerine, IİYK üyelerinin valilik korumaları tarafından saldırıya uğramalarını kınadı. (Tıkla-1)
Basra’daki bu olayları ele aldığımızda, Maliki ile El-Hekim arasındaki seçim mücadelesinin çatışmaya dönüşeceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Son dönemlerde Şii ittifakından ayrılan Başbakan Maliki, bunun telafisini olarak Sünni aşiretleriyle ittifak kurmakla durumun kurtarılmasını hedeflemektedir. Bu nedenle önümüzdeki yapılacak Irak genel seçimlerinin Irak’ın, tüm kesimleri arasında rekabete ve güç mücadelesine yol açtığı gibi, başta Basra olmak üzere, tüm vilayetlerde de Şiiler arasında seçim kapışmasını şiddetlendirmektedir.
Sonuç itibariyle gitgide ABD tarafından desteklenen Maliki Hükümetinin, İran’ı rahatsız ettiğini söyleyebiliriz. İran’ın, 2010’da yapılacak Irak genel seçimlerine müdahale etmesi ve Maliki’nin yerine kendisine yakınlığıyla bilinen El-Hekim’e desteğini artırması beklenebilir. Bu bağlamda, 31 üyeden oluşan Basra vilayetinin Ocak 2009’da Irak yerel seçimlerde 21’ini kazanan Maliki’nin, önümüzdeki genel seçimlerde de kazanmasını önlemek için Tahran yönetiminin çaba harcandığı görünmektedir.
Bu gelişmelerin ışığında Basra’daki durumu değerlendirmek gerekirse, Kerkük meselesinin nasıl Türkmenler, Kürtler ve Araplar arasında çıkmaz bir sokak haline geldiyse, önümüzdeki süreçte Basra’da da Maliki ve İran’ın desteklediği Şii liderler arasında tehlikeli bir güç mücadelesi durumu ortaya çıkabilir. Aynı zamanda bu mücadeleyi petrol kavgası olarak niteleyebiliriz. İran, Ammar El-Hekim üzerinden Maliki’nin Basra’daki etkisini pasifize etme eyleminin başarılı olup olmayacağı sandıklara bağlıdır. Bu gidişle Basra harap olmadan, ortaya çıkan kaosun önlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, Irak’ın güneyinde şiddet olayları ve iç çatışmaların beklenmesi kuvvetle muhtemeldir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan)