ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » KafkasyaGeri Dön «

Gürcistan’daki “Alıkoyma Savaşı” ve Getirdikleri

06.12.2009 13:31:17

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gürcistan’daki tutuklamalar konusunda Rusya’nın özellikle karşılıklı ateş açmanın tahrik edici ve bir karşılık getirecek ölüm riski yarattığının farkına vardığı görülüyor. Patlayıcı taşıdıkları özellikle vurgulanan sivillerin tutuklanma ve alıkonmaları, Moskova’nın kışkırtıcı ve ciddi çatışmalara neden olan “yeniden silahlanan ‘terörist’ Gürcistan” şeklindeki siyasi söylemini sürdürmesine izin vermektedir. Bu da Tiflis’in üzerindeki yurtiçi ve yurt dışı baskıları devam ettirmektedir. Bu durum Brüksel ve Washington ile yeni bir ilişki kurmada dikkatle çalışan Rus siyasetçileri nezdinde Gürcistan’ın önceliklerini yitirmesi anlamına gelmektedir. Öyle ki, NATO’ya aday bir ülkenin askerleriyle silahlı çatışmaya giren ayrılıkçı güçleri desteklemeye devam etmek, AGİT ve NATO’nun yerini alacak bir Avrupa Güvenlik Strateji taslağı hazırlayan Rusya açısından iyi bir başlangıç olmayacaktır.

Son zamanlarda, Gürcistan ve ayaklanan şehri Abhazya ve özellikle Güney Osetya sınırında bir dizi tutuklamalar gerçekleşti. En çarpıcı örneği, Gürcü vatandaşların Rus askerleri ve ayrılıkçı orduları tarafından sınır hattı çevresinde tutuklanması oldu. Yakalananların büyük bir kısmı sınırı ihlalden suçlandı, sonrasında salıverildi. Ancak bazıları da ağır suçlarla cezalandırıldı ve şu ana kadar tutuklananlar serbest bırakılmadı. Gürcistan da sınır hattını geçtiklerini iddia ederek Rus ve yerel sivilleri tutuklayarak aynı şekilde cevap verdi.

Uluslararası arenada çokça eleştiriye neden olan 14-17 yaşlarındaki dört Gürcü gencinin el bombası ve çeşitli patlayıcılar taşımaktan suçlanması ve tutuklanması davasıdır. Gençler Güney Osetya askerleri tarafından 7 Kasım’da gözaltına alındı ve hala serbest bırakılmadı. İddiaları doğrulayacak hiçbir bilgi ise sunulmadı.

Olayların Ekim ve Kasım aylarına kadar devam etmesi Avrupa Konseyi’nin İnsan Hakları Temsilcisi Thomas Hammarberg’in 27 Kasım’da bölgeye gönderilmesine yol açtı. İlginç olan ise Hammarberg’in, Tshinvali yetkililerince Güney Osetya’ya girmesinin ilkin reddedilmesiydi. Gürcistan yetkilileri, kendilerini alıkonulan dört gençle ilgili davanın insan haklarına bağlılığa yönelik bir “sınav” olduğu konusunda uyaran Avrupa Konseyi’ne olan kızgınlığını bu şekilde gösterdi.

2009 Ağustos’undan Rusya Gürcistan savaşına kadar geçen yaklaşık bir yıl içindeki ateşkesi, karşılıklı ateş açma ve bombalamaların yerini tutuklamalar yahut kimilerinin görüşüne göre alıkonmaların aldığı görülüyor. Bunlar üç nedenle önem taşıyor.

İlk olarak ve en açık şekliyle, AB Gözlem Misyonu’nun (EUMM) devamlı kısıtlayıcılarıdır. Gözlemciler geçen yıl arasıra açılan yaylım ateşini durduramamışlardı, şimdi de alıkonmaları durduramadıklarını ispatlamış oldular.

Bu durum, kısmen, onların sınırlı bir varlığının olduğunu gösteriyor. İsyancı bölgelere konuşlandırılan, halen feshedilmiş olan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve BM elçililiklerinden, kayda değer sayıda, 242 gözlemci bulunmaktadır, fakat şu açık ki, bu rakam her iki tarafın alıkonma olaylarını engellemek, gözlemek ve rapor etmek için yetersiz kalıyor. Ayrıca yine bu durum, kısmen, onların sınırlı bir vekil grubu olduğunu da gösteriyor. Öyle ki, hala Abhazya ve Osetya’ya erişimleri engelleniyor; bu da onların Gürcistan tutuklularını rapor etme girişimlerini imkansız kılıyor. Buna karşın Gürcistan’ın Rus sivillerinin devir teslimleri, EUMM tarafından yakından izleniyor.

Benzer şekilde, Cenevre’de gerçekleşen düzenli toplantılar dizisi olan Vaka Önleme ve Karşı Koyma Mekanizması (IPRM) (1) ismini yaşatmakta açıkça başarısız kalmaktadır. Yalnızca bazı tutuklular IPRM’ deki karşılıklı görüşmelerden sonra evlerine geri dönmüşlerdir. Tutukluların geri dönüşü ya da alıkonması kararı, Tshinvali, Sohum ve Moskova’da verilmektedir. Bölgeye erişim sorunları, EUMM’yi ayrılıkçıları etkilemekte güçsüz bırakmaktadır. Zaten Güney Osetya temsilcilerinin 9 Kasım’da yaptığı gibi, isyancı otoriteleri arada bir de olsa IPRM’ nin önüne çıkmayı kolayca reddetmektedir (EUMM, Kasım 18). IPRM bu anlamda çok az bir başarı elde etti.

İkinci olarak, bu alıkonmalar her iki tarafın sivillerinin evleri ve toprakları gördükleri yerlere artan dönme arzularını göstermektedir. Güney Osetya alıkonmaları çok gördü, bunun nedeni Abhazya’dan farklı olarak, Güney Osetya köylerinin savaştan önce Gürcistan ve Osetya arasında parçalı halde olmasıydı. Hukuksal ve etnik olarak Gürcü olanların bazıları Rusya tarafından kolayca topraklarına katılmış, ve belirgin bir sınır yokluğu da hayvanlarını otlatan ya da odun toplayıcılığı yapan köylüler için ciddi bir sorun oluşturmuştur.

Köylülerin bu doğal arzuları, çelişkinin insani boyutlarının ciddi anlamda dile getirilmesi gerektiğini gösteriyor. Belirgin bir sınır yokluğu, Gürcistan’ın “yeniden birleşen” bölgeler seçeneğini açık tutmasına, Rusya ve ayrılıkçıların her iki bölgedeki etnik uyum ve yer değişimlerini zorlaştırarak bir belirsizlik durumu yaratmalarına izin veren siyasi amaçlara hizmet etmektedir.

Üçüncü olarak ise, tutuklamaların olayları alevlendirmesi gerçeği, üzerinde yorum yapmaya değerdir. Rusya’nın özellikle karşılıklı ateş açmanın tahrik edici ve bir karşılık getirecek ölüm riski yarattığının farkına vardığı görülüyor. Patlayıcı taşıdıkları özellikle vurgulanan sivillerin tutuklanma ve alıkonmaları, Moskova’nın kışkırtıcı ve ciddi çatışmalara neden olan “yeniden silahlanan ‘terörist’ Gürcistan” şeklindeki siyasi söylemini sürdürmesine izin vermektedir (RPE/RL, Kasım 25). Bu da Tiflis’in üzerindeki yurtiçi ve yurt dışı baskıları devam ettirmektedir.

Bu durum Brüksel ve Washington ile yeni bir ilişki kurmada dikkatle çalışan Rus siyasetçileri nezdinde Gürcistan’ın önceliklerini yitirmesi anlamına gelmektedir. Öyle ki, NATO’ya aday bir ülkenin askerleriyle silahlı çatışmaya giren ayrılıkçı güçleri desteklemeye devam etmek, AGİT ve NATO’nun yerini alacak bir Avrupa Güvenlik Strateji taslağı hazırlayan Rusya açısından iyi bir başlangıç olmayacaktır. Devlet Başkanı Saakaşvili’ye küçük çaplı öfkeler şimdilik yeterli olacaktır.


(Alexander Jackson, Kafkasya Uluslararası İlişkiler Dergisi –CRIA-)

(Çeviren: Gamzegül Akça)


(1) Incident Prevention and Reaction Mechanism (IPRM)

 




KAFKASYA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya