Afrika’nın yaşadığı bölgesel ve küresel tehditlerin önlenmesi amacıyla hayata geçirilen oluşumların bir yenisi, “Birinci Stratejik Ortaklar Diyaloğu Forumu” adı altında Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirildi. 1-3 Aralık tarihleri arasında toplanan konferansa esas olarak Afrika Birliği Komisyonu (AUC) ile Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (ECA) ev sahipliği yapmıştır. Konferans, Afrika’nın kalkınmasına yönelik çabaların kurumsal bir çerçevede ve BM ve Afrika Birliği (AfB) desteğiyle yürütülmesi hedefini benimsemektedir. (Tıkla-1)
3 gün süren müzakereler genel hatları itibariyle, “AfB ve ECA’nın Küresel Perspektifleri, AfB ve ECA’nın Orta Vadeli Öncelikleri ve AfB ve ECA’nın Kalkınma ve Stratejik Ortaklığı” olarak üç ana başlık altında yürütülmüştür. Görüşmelerde ağırlıklı olarak açlığın önlenmesi, barış ve istikrarın sağlanması, sağlık ve eğitim hizmetlerinin geliştirilmesi, tarımsal ve endüstriyel üretimin arttırılması ve insan hakları ihlallerinin önüne geçilmesi amacına yönelik yapılması planlanan faaliyetler ele alınmaktadır. (Tıkla-2)
Benzer amaçların Afrika genelinde NEPAD (Afrika Kalkınmasında Yeni Ortaklık), MDG (Orta Vadeli Kalkınma Hedefleri) ve SADC (Güney Afrika Kalkınma Topluluğu) gibi örgüt ve kurumlar tarafından ele alınmaktayken, BM ve AfB’nin daha geniş fonlarla organizasyon şeması oluşturması düşünülmektedir. Kıtanın özellikle az gelişmişlik ve açlık sorunlarıyla mücadele edilmesinde her iki örgütün ortak strateji belirlemesi kaçınılmaz görünmektedir.
Konferans sonunda katılımcıların onayını alarak yayımlanan “Strateji Belgesi”, iki örgütün gelecekte yapacakları faaliyetleri ve bunlara fonları kapsamaktadır. Buna göre barış ve güvenlik, altyapı tesisleri, bölgesel işbirliği ve kültürel faaliyetler için toplamda yaklaşık 1 milyar Dolarlık bir bütçe ayrılması düşünülmektedir. Ayrıca sürecin takibi adına da gözlem ve değerlendirme sistemi devreye sokulacaktır. Sözkonusu faaliyetler kurulacak bir ortak komisyon aracılığıyla denetlenecektir. (Tıkla-3)
Mali krizin 2009 yılı için Afrika kıtasında yapması beklenen tahribat gerçekleşmemiş ve kıta genelinde yüzde 6’lık büyüme yakalanmıştır. Bu durum örgütsel işbirliğinin son yıllarda Afrika için ne ölçüde önemli olduğunu ispat etmektedir. Zira dünya genelinde çeşitli bağışçı ülkelerin yaptığı yardım ve kredi destekleri belirli ülke ya da bölgelere yönelmektedir. Hatta sözkonusu ülkelerin kıtanın acil ihtiyaçlarına birinci derecede önem vermesi bir yana Afrika’nın zenginliklerinden faydalanma amacını gütmesi, bu konunun devletlerin çıkar algılamalarına göre şekillenmesi riskini taşımaktadır. Kıta içinden ve dışından ülkelerin katılımıyla oluşturulan uluslararası örgüt ve ortaklıklar, karşılıksız ve sadece Afrika’nın ihtiyaçlarına yönelmesi dolayısıyla tercih edilen ve desteklenen işbirliği yöntemi olmalıdır.
(Ahmet Said Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan)