ENGLISH
23.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

Minare ya da Müslümanlar Sorunu

03.12.2009 14:35:19

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsviçre’de cami etrafında oturan İsviçreliler evlerine İsviçre bayrağı asmaya başlamışlardır. Batılı ülkelerde nadiren yapılan bir davranıştır. Olağanüstü durumlarda ancak görülebilen bir durumdur. Bayrak asmanın anlamı ülkelerine ve egemenliklerine karşı bir tehlike olduğuna inanmalarıdır. Bu inanç çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Orada yaşayan ileri gelen Müslümanlar davranışlarının asla bu düşünceyle bir ilgisinin olmadığını İsviçre halkının huzurunu kaçırmak gibi bir amaç taşımadıklarını sadece temel hak ve özgürlüklerden sayılan inanç özgürlüklerini kimseye zarar vermeden yaşamak olduğunu söylemeleri ve onları inandırmaları gerekir.

İsviçre’nin Bern bölgesine bağlı 15 bin nüfuslu Langenthal kentinin Müslüman sakinleri, 2006 yılında kent yerel yönetimine başvurarak camilerine bir minare yapmak istediklerini bildirmişlerdir. Aslında bu başvurunun asıl nedeni bu kentte yapılan muhteşem Sih Tapınağından esinlenen Müslümanlar niçin bizimde bir minaremiz olmasın düşüncesinden kaynaklanmıştır. Bu başvuruyu yaparken herhalde bu küçük isteklerinden uluslararası bir sorun çıkartacaklarını tahmin edemezlerdi. Adı geçen yerel yönetim minare isteklerine olumlu cevap vermiştir. Ancak başka minare yapma istekleri artınca başını yabancılara sıcak bakmayan siyasi partilerin çektiği (UDC, PEV) bir grup 113 bin 540 imza toplayarak merkezi hükümeti Anayasa gereği referanduma gitmeye mecbur bırakmıştır.

29 Kasım 2009’da İsviçre halkı yüzde 57.5 oranın da referandumda Minare yapımına hayır demiştir. Oysaki hükümetin ve gözlemcilerin beklentisi İsviçre halkının bu referandumda olumlu oy kullanacağı yönünde idi. Ancak sürpriz bir şekilde İsviçre de bulunan 26 Kantondan sadece dört tanesinde minare yapımına izin verilmesi lehinde oy kullanılmış 22 Kanton hayır demiştir. Bu beklenmedik katı davranış İsviçre yönetimini telaşlandırmıştır. 2006 yılında Danimarka’da yaşanan karikatür krizinde Danimarka’nın başına gelen ekonomik ve politik sorunların benzerini yaşama korkusu sarmıştır.

Sekiz milyon nüfusa sahip İsviçre’de 500 bin civarında Müslüman yaşamaktadır. 300 ibadethanenin bulunduğu ülkede toplam dört minare bulunmaktadır. İsviçre’de yaşayan Müslümanların tamamına yakını Avrupa da bulunan ülkelerden gelmişlerdir. Türkiye, Arnavutluk, Kosova, Sırbistan ve Makedonya. Dolayısıyla aşırı İslami akımların olma ihtimali düşük ülkelerin vatandaşlarıdır, çağdaş ve fanatik olmayan bir Müslüman kitlesidir.

Yabancılara özellikle de Müslümanlara sıcak bakmayan parti yöneticilerinin, İsviçre halkını neyle ikna ettiğini çok iyi irdelemek gerekir. Zira aynı gerekçeler başka Avrupalı halkları ikna etmede argüman olarak kullanılabilir. Referandum sürecinde yapılan anketlerde yasak karşıtı bir sonuç çıkmaktaydı. Nasıl oldu da Kantonların çoğunda olumsuz oylar arttı. Aslında bütün Avrupa ülkelerinde yaygın olan ortak bir kanaat var.

İşsizliğin en önemli kaynağı bu yabancılardır, bunlar kendi ülkelerine dönerlerse ülkelerinde işsiz kalmayacağı inancı. İkinci temel ortak düşünce, “Müslümanların yaşam tarzları, anlayışları, sosyal alışkanlıkları batılı modern hayat tarzıyla temelde farklıdır, dolaysıyla birlikte yaşamak çok zordur. Onlar bizim ülkemizde yaşıyorlar dolaysıyla bizim düzenimize uymaları gerekir. Oysaki onlar bize kendi düzenlerini empoze etmeye çalışıyorlar ya da ülkemizde, kendilerine ait bize ve kültürümüze uymayan gettolar oluşturuyorlar” suçlamasıdır.

Le Figaro gazetesinin muhabirine göre, minareye hayır diyenler gerekçe olarak şunları ifade etmektedir: “Gittikçe ülkemizde yer ediniyorlar, entegre  olmuyorlar, bakınız kebap lokantalarına her yerde varlar, büyük mağazalarda helal bölümleri açıldı, kadınları kapalı, kendi ülkelerindeymiş gibi yaşıyorlar, şimdide cami ve minare vasıtasıyla kendi mimarilerini dayatıyorlar. Sonraki aşama imam ve müezzin, burka ve Şeriat, biz bu gidişatı istemiyoruz.”

İsviçre örneği İtalya’daki aşırılar tarafından gerekçe gösterilerek onlar da referandum talebinde bulunmuşlardır. Başka ülkelerdeki aşırılar da İsviçre örneğini kullanmak isteyecektir. Her iki tarafın makul insanlarının İsviçre örneğini iyi irdeleyip temel oluşturacak kalıcı çözümler bulmaları gerekir. Gerek Türkiye’de gerekse diğer Müslüman ülkelerdeki bazı gazeteler İsviçre’deki aşırıların yaptığını ters taraftan yapmaya başlamışlardır. İki sivri dilin ortak bir buluşma noktası yoktur. İsviçre bankalarındaki Müslümanların paralarını çekerek İsviçre halkına ve hükümetine bir ders verildi diyelim,  yarın İtalya, Danimarka, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde de aynı durum ortaya çıkarda referandum veya halk hareketleriyle İslam karşıtı bloklar oluştururlarsa hangi ceza yöntemiyle, yayılan bu hareketlerin durdurulacağını da izah etmeleri gerekir. Kendi ülkelerinde yaşayan aşırılar söylem ve eylemleriyle başka ülkelerde yaşayan Müslümanların durumunu daha da ağırlaştırmaktadırlar. Zira bu hareketler İslam karşıtlığı için gerekçe olarak kullanılmaktadır.

İsviçre’de cami etrafında oturan İsviçreliler evlerine İsviçre bayrağı asmaya başlamışlardır. Batılı ülkelerde nadiren yapılan bir davranıştır. Olağanüstü durumlarda ancak görülebilen bir durumdur. Bayrak asmanın anlamı ülkelerine ve egemenliklerine karşı bir tehlike olduğuna inanmalarıdır. Bu inanç çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Orada yaşayan ileri gelen Müslümanlar davranışlarının asla bu düşünceyle bir ilgisinin olmadığını İsviçre halkının huzurunu kaçırmak gibi bir amaç taşımadıklarını sadece temel hak ve özgürlüklerden sayılan inanç özgürlüklerini kimseye zarar vermeden yaşamak olduğunu söylemeleri ve onları inandırmaları gerekir.

Batılı ülkelerdeki aşırıların son on yıldır güçlendikleri, gerek ulusal parlamentolarda gerekse Avrupa parlamentosunda sayılarının artması, basın yayın kuruluşları vasıtasıyla büyük halk kitlelerine ulaşarak onları çoğu zaman aslı olmayan bilgiler veya küçük sorunları aşırı büyüterek olumsuz yönde Müslümanlar aleyhine etkilemektedirler. Batının makul insan ve kurumları uluslararası barış ve huzur için bu aşırıların davranışlarını kontrol altına almaları gerekir. Son dönemlerde batı ülkelerinde Müslümanlara karşı çoğu zaman haksız davranışlar ve provokasyonlara şahit olmaktayız. Bu durum devam ettiği taktirde tehlikeli boyutlar alabilir, dolaysıyla her iki tarafın da huzuru için herkesin üstüne düşeni yapmasında yarar vardır. Herkes kendisine düşen dersi anlayabilirse, İsviçre’deki bu olay hayırlı bir sonuca ulaşmaya vesile olabilir.

(Prof. Dr. Haydar Çakmak,SDE AB-Balkanlar Masa Başkanı)




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya