ENGLISH
07.02.2012
Ana Sayfa » Asya - PasifikGeri Dön «

Türkiye-Çin İlişkileri I

09.11.2009 15:24:27

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye-Çin İlişkileri: Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın Çin Ziyareti Üzerinde Bir Değerlendirme (I)

 

Türk-Çin İlişkileri: Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın Çin Ziyareti Üzerinde Bir Değerlendirme (I)

 Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi’in davetlisi olarak Devlet Bakanı Zafer Çağlayan başkanlığındaki Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, 30 Ağustos-2 Eylül 2009 tarihleri arasında Çin’i ziyaret etmişlerdi. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın, 5 Temmuz Urumçi olaylarından sonra gerginleşen Türk-Çin ilişkilerine yeniden ivme kazandırmak için Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “özel temsilcisi” sıfatıyla yaptığı Çin gezisinin Pekin durağı olumlu geçerken, Urumçi ziyareti ise bir dizi diplomasi skandalla sonuçlanmıştı. Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden oluşan bu heyetin gezisi bu şekilde sonuçlanması Çin’in iç siyasetinde bazı çatışmalarının mevcudiyetini göstermekteydi.

Zafer Çağlayan’ın Pekin Ziyareti
 
30 Ağustos’ta Çin Dışişleri Bakanı Yang Jie-chi ve 31 Ağustos’ta Çin Ticaret Bakanı Chen Deming ve Çin Başbakanı Wen Jiabao ile görüşme yapan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın özel mesajını Çin Başbakanı Wen Jiabao’ya iletmişti. Bakan Çağlayan bu özel mesajı basına vermezken, Çin basını ise bu mesajı yayınlamıştı. Başbakan Erdoğan’ın mesajına göre, Türkiye Hükümeti “Tek Çin” politikasını kararlı yürütmektedir ve Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti bütün Çin halkının tek yetkili vekilidir. Türkiye, Çin’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar veren herhangi faaliyetlere izin vermeyecektir. Xinjiang’ın (Doğu Türkistan) istikrar, toplumsal uyum ve müreffehin sağlanacağına inanmaktadır. Türkiye tarafı, karşılıklı egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygılı, içişlerine karışmama, eşit ve karşılıklı kar sağlama prensipi üzerinde Çin ile üst düzey ilişkilerini geliştirmek, ikili ticaret ilişkilerini genişletmek ve BM ile uluslar arası işlerindeki işbirliğini sıkılaştırmak istenmektedir, böylece iki ülke ilişkileri uzun vadeli stratejik ortaklık ilişkiler düzeyine yükseltilecektir. Çin Başbakanı Wen Jiaobao Başbakan Erdoğan’ın bu mesajına hitaben, Türkiye Hükümeti ve Başbakanı Erdoğan, ikili ilişkilerinin gelişmesine çok önem verdiğini göstermekte olduğunu ifade ederek, Devlet Bakanı Çağlayan’ın Başbakan Erdoğan’ın özel temsilcisi olarak Pekin’e göndermesini kastederek, ikili ilişkilerinin devam etmesi için ülkeniz ve Başbakanız önemli bir girişimde bulunduğunu belirtmiştir. (Tıkla-1)
 
Çin Başbakanı Wen Jiaobao’nun Devlet Bakanı Çağlayan’ı kabulünde, kendi görüşlerini de beyan etmişti. Wen Jiabao’ya göre, “Çin Hükümeti Türkiye ile dostluk işbirliği ilişkilerinin inkişafına fevkalade önem vermektedir; Karşılıklı saygı, eşit ve karşılık kar sağlama prensipler üzerinde ikili ilişkilerinin gelişmesi ve sağlamlaştırması iki ülke halkının çıkarları ve ihtiyaçlarına uygun olacaktır". (Tıkla-2) Çin Başbakanı Wen Jiabao’ya göre, “Çin ile Türkiye, milli bölücülük, dinî radikalizm ve terörizm gibi üç gücün tehdidi ile karşı karşıya kalan iki ülke; aynı zamanda her iki ülke gelişmekte olan ve çok uluslu devlettir, bu nedenle iki ülkenin temel çıkarlarını ilgilendiren önemli meselelerinde daha çok karşılıklı anlama ve desteklemesi gerekmektedir, çetin durumlara karşı elele birlikte karşılaması gerekmektedir.” Wen Jiaobao bazı görüşlerini tekrarlayarak Türkiye’ye mesaj göndermiştir: “Karşılıklı egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygılı, karşılıklı içişlerine karışmamak uluslar arası ilişkilerinin önemli kurallarıdır, aynı zamanda Çin-Türk dostluk işbirliğinin siyasî temelleridir. Çin, stratejik yüksek düzeyde Türkiye ile olan ilişkilerine önem vermektedir, iki ülke halkının dostluk hissiyatlarına değer vermektedir; Çin, Türkiye ile birlikte “üç güce” (milli bölücülük, dinî radikalizm ve terörizm) kararlılıkla karşı çıkmasını istemektedir; karşılıklı siyasî güveni ve karşılıklı çıkar sağlayan işbirliği arttırılmalıdır, kültürel ilişkileri güçlendirilmeli ve böylece ortak çıkarları daha iyi korunmalı ve geliştirilmelidir". Çin Başbakanı Wen Jiabao’nun bu görüşleri Devlet Bakanı Çağlayan’ın Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi ile görüşme sırasında da gündeme gelmiştir.
 
Devlet Bakanı Çağlayan, Çin Başbakanı Wen Jiabao’nun mesajını da Başbakan Erdoğan’a getirmişti, basına yansımayan söz konusu mesajın Wen Jiabao ile Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi’nin görüşleri ile aynı mahiyette olabilir. Wen Jiaobao’nun beyan ettiği görüşlerinde, 5 Temmuz Urumçi olayları üzerinde Türkiye’nin tepkisinin Çin’in iç işlerine karşıma olarak algıladığı aşikârdır. Çin medyası yoğun bir şekilde Türkiye’yi eleştirmesi de bunu doğrulatmaktadır. Doğu Türkistan Çin’in en hassas bölgesi ve “yumuşak karnıdır”, bu nedenle Doğu Türkistan meselesini dile alanlara yönelik normal dışı tepki göstermektedir. Dolaysıyla ülkenin temel çıkarları söz konusu olunca anlayışlı ve destek verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Çin’in Orta Asya Cumhuriyetleri ile geliştirdiği “Üç Güc”e karşı politikasına Türkiye’yi de ortak etmeye çalışmaktadır ve bunun sebebini ortak terör tehdidi altındaki ülkeler olduğu tespitini göstermektedir. Ankara bu mesajları doğru okuduğunda ikili ilişkileri belli bir düzeye gelebileceğini işaret etmektedir.
 
Devlet Bakanı Çağlayan’ın Çin ziyareti aynı zamanda bazı gelişmelere de vesile olmuştu. Türkiye-Çin Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısının tarihini bu ziyaret sırasında 27-28 Eylül olarak netleştirdiklerini belirten Çağlayan, bu görüşmeler kapsamında yine Çinlilerin 3. boğaz köprüsüne talip olduklarını hatırlatmıştı. Çağlayan, Çinlilerin aynı zamanda enerji yatırımlarıyla ilgilendiklerini de belirtmişti. Bakan Çağlayan’ın ifadesiyle Çin gezisi Başarlı geçmiştir. (Tıkla-3)
 
Zafer Çağlayan’ın Urumçi Ziyareti
 
Devlet Bakanı Çağlayan 1 Eylül’de Urumçi’de Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin valisi Nur Bekri ile görüşmüştü. Vali Nur Bekri daha önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bölge ziyareti sırasındaki rahat konumları yoktu, sadece Çin Komünist Parti’nin sayesinde Doğu Türkistan’daki gelişmeleri ve Doğu Türkistan’ın önemini ifade etmişti. (Tıkla-4) Devlet Bakanı Çağlayan’ın başkanlığındaki Türk heyeti Urumçi sokakların nabzını tutmaya çalışmıştı. Devlet Bakanı Çağlayan Urumçi sokaklarında bir kuruyemişçi Uygur satıcısı ile sohbet etmiş, Urumçi’deki Han Tengri Camii’de namaz kılmış ve imam Mahmut Damollam ile görüşmüş ve Uygur çocuklarıyla birlikte fotoğraf çektirmişti. (Tıkla-5)
 
Ancak akşam saatlerinde Urumçi’den Türkmenistan’a gitmeye hazırlayan Türk heyeti havaalanının dış hattı çıkışında diplomasi kuralına uymayan muameleye uğramıştır. Türk heyetin isimlerinin daha önce Çinli yetkililere bildirildiği halde heyete VIP uygulaması dışında tutulmuş ve X-ray cihazı ve pasaport kontrol noktalarında Çinli görevliler Bakan Çağlayan’a kaba davranmaya kalkışmıştı. Bakanın koruması da Çin polis ve görevlileri ile kavgaya girişmişlerdi. Bu olaylar yaşandığı esnada, bir Türkmen kadının, çıkış yaparken havaalanı polislerince tartaklanması da, havaalanında buz gibi bir havanın esmesine sebep olmuştu. Çağlayan’ın yanında Xinjiang Özerk Bölgesi Valisi Nur Bekri ve Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yetkililer olmasına rağmen sorun giderilememişti. Yaşanan olaylar üzerine Devlet Bakanı Çağlayan “Ben vatandaş Zafer Çağlayan olsam neyse, hiç umurumda olmaz, koltukların üstünde de yatarım; ama ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Bakanıyım” diye tepki göstermişti. Aynı zamanda Çağlayan, Pekin Büyükelçisi Murat Esenli’ye “Yarın Dışişleri Bakanlığı’na git ve nota ver. Çin Başbakanı’na da mektup yaz. Eğer özür dilemezlerse, 28 Eylül’de yapılmasını kararlaştırdığımız KEK’i iptal ederiz” talimatını da vermişti. (Tıkla-6a, 6b, 6c) Her şeye rağmen, Türk heyetini taşıyan uçak yaşanan gerginlik nedeniyle 50 dakika rötarla kalkmıştı.
 
Yaşanan skandal sonrası, Çağlayan, Urumçi havaalanındaki görevlilerin iş bilmezliğinden ve diyalog eksikliğinden kaynaklandığını söylemişti. (Tıkla-7) Bakan Çağlayan, bazı Türk medyasının olay ile ilgili haberlerinin saptırılmış olduğunu da belirtmişti. (Tıkla-8) Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği’nden edinilen bilgiye göre, bu olayı Türkiye-Çin ilişkilerinin zedelenmesi boyutunda değil Urumçi Havalimanı’ndaki şartların yetersizliğinden ve yerel yetkililerin tecrübesizliğinden kaynaklandığını belirterek olayın yerel boyutuyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti. (Tıkla-9)
 
Urumçi havaalanındaki görevlilerin iş bilmezliğinden ve diyalog eksikliğinden kaynaklandığını söylemi pek şüphelidir. Urumçi şehri, Çin’in Avrasya politikasının yani eski İpekyolu’nun yeniden canlandırma planında Avrasya’ya açılan köprübaşı, yani demiryolu ile kara yolunun Avrasya’ya açılan ilk durağı olarak değerlendirilmektedir. Urumçi, Orta Asya ve Güney Asya’nın çekim merkezi olarak tesis edilmektedir. Urumçi Havaalanı ise Doğu-Batı (Avrasya) havayolunun toplama-dağıtma merkezi olarak inşa edilmektedir. 10 Haziran 2007’de Urumçi Havaalanı artık dünyaya açılan gümrük işlevini başlatmış ve yabancıların havaalanında vize alabilecek kolaylıklarını sağlamıştı. Doğu Türkistan’ın komşu ülkelerinin bazı siyasî ve ekonomik heyetleri de Urumçi Havaalanı’nda giriş ve çıkış yapmıştı. Urumçi Havaalanı artık Çin’in birinci dereceli gümrük haline gelmiş ve yılda 16.35 milyon yolcu ve 275 bin ton yükü taşıyabilen, 155 bin sorti yapabilen kapasitesine sahiptir. (Tıkla-10a, 10b) Stratejik önemi olan ve Avrasya’ya açılma politikasının ilk kapısı olan Urumçi Havalanı’nda çalışan görevliler tecrübesizlik ile açıklaması inandırıcı değildir. Dışa açılma politikasını kararlılıkla yürüten ve yükselmekte olan ve uluslar arası imajına önem veren Çin Hükümeti, ülkenin hassas noktasında tecrübesiz elemanları çalıştırması da mantıklı değildi. Üstelik, Çin’in Dışişleri Bakanlığı temsilcileri ve Doğu Türkistan valisi olay yerinde bulunmasına rağmen soruna çözüm getirememesi de Çin’in siyasî sistemine uymadığı gibi bu “tecrübesiz” elemanlara talimat verme yetkisini bile kullanamamıştır. Bu durumda, Türk heyetine uygulanan protokol dışı VIP kastlı olabilir.
 

(Dr. Erkin Ekrem, 7 Eylül 2009)

 




ASYA - PASİFİK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya