Dünya Bankası tarafından yapılan kapsamlı bir araştırmaya göre, Ermenistan’da fakirlik sınırının altında yaşayanların oranı, bu yılın ikinci yarısında ülke nüfusunun yüzde 28,4’üne yükselmiştir. Bu rakam Ermenistan’ın son dönemde olumlu sinyaller vermekte olan ekonomisi için kötü haberdir. Ocak-Eylül 2009 döneminde yüzde 18,3 seviyesinde ekonomisi küçülen Ermenistan bu rakamla en hızlı düşüşe geçen ulusal ekonomilerin arasına girmiş durumdadır. Fakirliğin artmasının en önemli nedenleri arasında iş kayıpları ile sezonluk işgücü göçünde meydana gelen düşüş gösterilmektedir. Rusya’ya ve diğer ülkelere çalışmak üzere giden geçici göçmen işçiler, bu ülkelerdeki ekonomik durgunluğun da etkisiyle kendi ülkelerine geri dönmektedir. Ancak kendi ülkelerinde de iş bulamamaları, işsizlerin sayısını her geçen gün artırmaktadır. (Tıkla-1)
16 Aralık 1991 tarihinde Sovyetler Birliği’nden ayrılarak siyasi bağımsızlığını kazanan Ermenistan'ın ekonomik durumu da nüfusu da olumsuz bir tablo sergilemektedir. 1991’de 3,5 milyon civarında olan ülke nüfusu, 2009 tahminlerine göre 3 milyon’un altına inmiştir. Resmi rakamlara göre, sadece 1990-2001 yılları arasında, 900 bin Ermeni ekonomik nedenlerden dolayı Ermenistan'ı terk etmiştir. (Tıkla-2). Çalışmak amacıyla başka ülkelere göç eden akrabalarının mali yardımıyla ayakta durmaya çalışan on binlerce insanın yaşadığı ülkenin, sürdürülebilir ekonomik kalkınmasına, özellikle ABD, Rusya, İran, Fransa, Lübnan ve Güney Amerika’da yaşayan Ermeni diasporasının kayda değer bir faydası ise olmamaktadır. Kıt ekonomik kaynaklara sahip ülkede yolsuzluğun yaygın oluşu, ülkenin gelişmemişliğine katkı eden önemli bir sosyo-ekonomik faktördür. (Tıkla-3)
Ermenistan, yoksullukla mücadele etmek amacıyla IMF’nin yardımıyla 2003 yılında ‘Fakirliği Düşürme Stratejisi’ hazırlamıştır. Ardından 2008 yılında ikinci strateji devreye girmiştir. Bu stratejinin temel amacı, 2015 yılına kadar fakirlik sınırının altındaki nüfusu yüzde 19,7 seviyesine indirmektir. Ayrıca, gelir dağılımındaki adaletsizliği de yüzde 44,6 oranına düşürmeyi hedeflemektedir. (Tıkla-4)
Ermenistan, yaşadığı bu ekonomik yoksunluğun da etkisiyle sınıraşan suç faaliyetleri açısından da hareketli bir yerdir. Örnek vermek gerekirse, Interpol ve BM raporlarında da belirtildiği gibi kadın ticareti bakımından, özellikle Almanya, Yunanistan, Türkiye, İtalya ve Birleşik Arap Emirlikleri bağlamında, kaynak ülke konumundadır. Uzmanlık alanı daha çok karapara aklama, tefecilik ve silah kaçakçılığı olan Ermeni mafyasının; Kaliforniya, Paris, panama ve Lübnan’da, buradaki Ermeni nüfusunu da suiistimal ederek oluşturduğu güçlü bağlantıları bulunduğu ileri sürülmektedir. (Tıkla-5).
Ekonomik kalkınma için öncelikle ülke içinde ve ülke dışında barış, istikrar ve güvenlik ortamına ihtiyaç vardır. Dolayısıyla, Ermenistan için fakirlikle mücadele aslında suçla mücadeleden ve sınır komşularıyla sorunlarını çözerek ekonomik ve güvenlik işbirliğini tesis etmekten geçmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)