Bir çok siyasi çevre ve savaş karşıtı kesimler tarafından şimdiden eleştirilere maruz kalan soruşturmanın açık oturumda yapılmasına rağmen, Irak savaşı öncesindeki planlama dönemine ve işgal sonrasında alınan kararlara ilişkin bir takım gizli belgeler ve dosyalara Brown iktidarı tarafından onay verilmediği takdirde komisyonun erişiminin kısıtlanabilecek olması büyük tepki çekiyor. Kamuoyunun bilgisine sunulmasının milli güvenlik, uluslararası itibar, ve ekonomik menfaatlere zarar vermesi gibi dokuz başlık altında toplanan gerekçeler ile soruşturmanın aslında bağımsız olma niteliğinden uzak olduğu söyleniyor ve ancak iktidarın belirleyeceği çerçeveyle sınırlı kalma olasılığın yüksek olacağı kaygısıyla eleştiride bulunanların sayısı oldukça fazla görünüyor.
Soruşturmanın İngiltere’nin Irak politikasının 2001-2009 yılları arasındaki seyri ve Irak işgali kapsamında ABD ilişkilerini mercek altına alması bekleniyor. Daha önce spekulasyon odağı olan bir diğer konu ise dönemin Başbakanı Tony Blair’ın ABD iktidarının Irak için hedeflediği ‘rejim değişikliği’ne hangi parametrelere göre destek verdiğidir. Ancak savaş karşıtlarının dikkatle izlediği bu süreçte merak konusu olan esas soru savaşa gitme kararının uluslararası hukuka aykırı olup olmadığının tespit edilmesi. Büyük tartışma yaratacağı kesin gözüyle bakılan bu sorunun en erken Ocak ayında komisyon tarafından ele alınacağı söyleniyor. Dönemin kilit karar verici konumunda olan Tony Blair, Gordon Brown ve Jack Straw’un bilgi vermek için 2010 yılında panelin karşısına çıkmaya hazır olduklarına dair söylentiler dolaşıyor. Bu Irak savaşına ilişkin yapılan ilk soruşturma değil; 2003’den beri işgalin farklı boyutlarını ele alan dört ayrı inceleme yapılmış bulunuyor. Ama zamanlaması ve yaratabileceği siyasi etkisi itibariyle bu soruşturma daha büyük önem taşıyor. Soruşturmanın üçüncü gününde ifade veren, 1997-2003 yılları arasında İngiltere’nin Washington büyükelçisi olarak görev yapan Sir Christopher Meyer, Bush ve Blair arasında Nisan 2002’de, yani Irak işgalinden neredeyse bir yıl öncesinde, önemli bir kısmı kapalı kapılar ardında gerçekleşen bir görüşme sırasında savaş için anlaşma sağlanmış olabileceğini açıkladı.
İngiliz seçmeninin artan bir ısrarla desteğini çektiği ve orduyu bir çıkmaza sürükleyen Afgan savaşı bir yandan sürerken, Irak dosyasının aralanarak gölgede kalan ve ülkeyi adeta tutsak haline getiren o döneme ait soru işaretlerinin en azından bir kısmının gözler önünde görüşülmesi kamuoyunun tansiyonunu düşürme potansiyeli itibariyle önem arzediyor. Komisyondaki gelişmeler ve 2010 sonuna doğru açıklanması beklenen nihai raporun sadece İngiltere’nin Irak geçmişini aydınlatmaya yönelik değil, geleceği hakkında da yol gösterici olma niteliğini içinde barındırdığı şüphesiz. Yasal olarak bir bağlayacılığı bulunmasa da, bir yıldan önce sonuçlanması beklenilmeyen bu soruşturma Irak ve bölgesel dengelerin yeniden şekillenmesine sebep olan 2003 savaşının perde arkasında olanlara seffaflık getirme ve böylece bazı hataların ileride tekrarlanmasını önleyebilmek açısından önemli dersler sunabilir. Şu da bir gerçektir ki, soruşturmanın yürütülmesi bile halkların hesap sorabilme hakları ve hükümetlerin hesap vermekle yükümlü olduklarının bir hatırlatmasıdır.
Eğer soruşturma 2003 işgali öncesi olaylar zinciri ve sonrasında ortaya çıkan tablonun şimdiye kadar bilinen boyutlarıyla sınırlı tutulmayıp, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu olmak üzere uluslararası örgüt ve platformların etkinliklerinin arttırılmasının sağlanması için defalarca teklif edilen ama gündemden kısa süre sonra düşen reformların hayata geçirilmesi gibi konuları tartışmaya açarsa ve uluslararası kamuoyunda yankı yaratabilmeyi başarırsa faydalı olabilecektir. Böylece savaşa giden yolda devletler arasında konsensus sağlanmasının yaşamsal önemi, yaptırım ve askeri müdahale kararının meşruluğu gibi kavramların ve günümüz jeopolitik dinamiğinde hangi şartlarda diplomatik müzakere yollarının terkedilerek askeri seçeneğin üstünlük kazanması gerektiği gibi hassas konuların da tekrar gündeme taşınması mümkün olacaktır.
(Burcu Özçelik, Ortadoğu Uzmanı)