ABD’deki Mini Seçimler
ABD'de, bazı çevrelerce "Başkan Barack Obama'nın şu ana kadarki performansına ilişkin referandum" olarak değerlendirilen iki eyaletteki valilik seçimlerini Cumhuriyetçi adaylar kazandı. Amerikan televizyonlarının sandık çıkış yoklamalarına göre, Virginia eyaletinde Cumhuriyetçi aday Bob McDonnell, rakibi Demokrat aday Craigh Deeds'e karşı rahat bir zafer kazandı. Daha çekişmeli bir seçime sahne olan New Jersey'de ise yine Cumhuriyetçi aday Chris Christie, Demokrat Vali Jon Corzine'in önünde az farkla seçimi galip bitirdi.
CNN televizyonu, Virginia'da seçim bölgelerinin yüzde 99'undan alınan sonuçlara göre, McDonnell'ın yüzde 59, Deeds’in ise yüzde 41 oy topladığını bildirdi. Virginia'da vali vekili ve başsavcılık seçimlerini de Cumhuriyetçilerin kazandığı belirtildi. New Jersey'de de yine seçim bölgelerinin yüzde 99'undan gelen sonuçlara göre, Christie yüzde 49, Corzine yüzde 45 oy alırken, bağımsız aday Chris Daggett ise yüzde 6 oyda kaldı. Corzine'ın, eyalette 1993'ten beri, yeniden seçilmek için seçimlere girip de kaybeden ilk vali olduğu kaydediliyor.
Her ne kadar Cumhuriyetçiler bu iki eyalette seçimleri kazanmış olsalar da bu durum Amerikan halkının Obama’ya verdiği desteğin azaldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Zira, Amerika’da yerel seçimlerde partilerden öte kişiler ön plana çıkmaktadır. Cumhuriyetçiler bu mini seçimi zafer havasıyla karşılasalar da Obama’ya verilen halk desteğinin azalmadığını gayet iyi bilmektedirler. Fakat, bir zafer havası yaratarak propaganda yapmaya ve halkın siyasi eğilimlerini yönlendirmeye çalışmaktadırlar.
Amerikan halkının partilerden öte şahıslara oy vermesinin en somut örneklerinden biri New York Belediye Başkanı 67 yaşındaki medya milyarderi Michael Bloomberg’dir. Bloomberg üçüncü kez belediye başkanlığına aday olmuştur. Bloomberg %51’lik oy oranıyla demokrat rakibi William Thompson’a karşı bu seçimi kazanmıştır. Fakat bu galibiyet Cumhuriyetçilerin Demokratlara karşı kazandığı bir zafer olarak görülmemelidir. Zira, Bloomberg bu seçimi ekonomik gücünü ortaya koyarak kazanmıştır. New York’ta üçüncü kez belediye başkanlığına seçilmek için kampanyasına 100 milyon dolar para harcayan Bloomberg’in 3 seçimde toplam 250 milyon dolar civarında para yatırdığı tahmin ediliyor.
Bloomberg’in seçimlerden galip çıkmasına rağmen seçim sonuçları ABD ve New York’ta şaşkınlıkla karşılandı. Zira, anketlerde rakibine en az yüzde 18-20 arası fark atacağı, iddia edilen Bloomberg’in, sadece yüzde beşlik bir farkla seçimleri kazanması, büyük bir sürpriz olarak değerlendirildi. Bu durum demokrat adayın seçimi kaybetmesine rağmen pek de başarısız bir sonuç almadığını ortaya koymaktadır.
(Dr. Bilal Karabulut, ABD Masası, Kıdemli Araştırmacı)