AİHM’nin Dini Semboller Yasağına İtalya’dan Tepki
Avrupa Parlamentosu İtalyan Hıristiyan Demokrat Grubu üyeleri; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin dini sembollerin kamu alanlarında kullanılmasıyla ilgili aldığı karara karşı bir basın toplantısı düzenledi. (Tıkla-1)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararına göre; İtalya, sınıflarda haç bulundurduğu için suçlu bulunmuştu. Bu gelişme karşısında Yunanistan Ortodoks Kilisesi de karara karşı çıkmış, Avrupalı Hıristiyanları harekete çağırmıştı, şimdi ise İtalyan Muhafazakâr Milletvekilleri dini sembollerin kamu alanlarında kullanılmasını istiyor.
AİHM’nin 3 Kasım 2009 tarihinde aldığı karar sonrası Avrupa Parlamentosu’ndaki Berlusconi’nin temsilcilerinden Mario Mauro öncülüğünde İtalyan Hıristiyan demokrat vekiller bir basın toplantısı düzenledi. Yayınladıkları bildiride vekiller alınan kararın kültürel öğeleri ile gelenek ve görenekleri hiçe saydığını, haçın sadece bir dini simge değil, kültürün bir yansıması olduğunu ve özellikle de bu uygulamanın bireysel özgürlüklere karşı atılmış bir adım olduğunu vurguladılar.
Mahkeme’nin kararı İtalya’da kültürel bir sembol olarak görülen haçın çocuklar tarafından kültürel bir sembolden öte dini bir öğe olarak algılandığı ve başka dinlere inanan ya da ateist olanlar üzerinde sarsıcı bir etki yaratabileceği, olayın inanç özgürlüğü ihlali olarak saptırılabileceği yönünde oldu.
Gerek azınlık gerek çoğunluk, Avrupa’nın dini kimlikleri, uzlaşıya varacak daha verimli çözümler bulamadığı sürece farklı ülkelerde/kesimlerde farklı boyutlarda tartışma süreceğe benziyor. Asıl sorun ise yargı bir yana, zamanla olayın inanç özgürlüğünden çıkıp, Hıristiyanlar arası mezhepsel bir kavgaya dahi dönüşebileceği endişesidir. Olası gelişmeler Avrupa’yı uluslararası hukuk, din dünyası ve mezhepsel ayrılıkları bakımından bir bölünmenin yaşanacağı ya da daha da keskinleşeceği bir sürece mi götürüyor, yoksa ayrılık gözetmeden din adına hukuk karşısında birleşebilen bir Avrupa’ya mı? Bu sorumuzun cevabını halen veremesek de yeni gelişmelerin yolda olduğunu hissedebiliyoruz.
(Elif Altun, Asistan)