ENGLISH
09.02.2012
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

Türk - Arap İlişkilerinde Ezber Bozan Gelişmeler

28.11.2009 11:05:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Avrasya Yazarlar Birliği ile Suriye Arap Yazarlar Birliği, 11-12 Kasım 2009 tarihlerinde, Suriye'nin Lazkiye şehrinde, “Türklerin Gözüyle Araplar” toplantısı düzenlediler. Türkiye'nin yoğun gündemi içinde üzerinde çok durulamamış olsa da, toplantı ezberleri bozması ve geleceğe dair önemli ipuçları vermesiyle çok dikkat çekici mesajlar verdi. Özellikle, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, gönderdiği şu açıklama ile toplantıya damgasını vurdu: “Osmanlı İmparatorluğu Suriye’de emperyalist değildi. Eğer emperyalist olsaydı dört yüz sene bu topraklarda kalamazdı.”

Öte yandan, Esad'ın açıklamasının yanında gölgede kalmış olsa da Arap Yazarlar Birliği Genel Başkanı Dr. Hüseyin Cuma'nın şu sözleri de toplantının en kayda değer açıklamalarından birini teşkil etti: “Biz bir millet iki devletiz”.  (TIKLA-1)

Başkan Esad'ın yaptığı açıklama, Türk-Arap ilişkilerinde, yüzyıllık doğru bilinen yanlışların devletin en üst makamlarınca gözden geçirildiğinin ve düzeltilmesi noktasında ciddi çalışmanın yapıldığının en son ve somut ifadesidir. Burada, Osmanlı Devleti'ne iade-i itibar ve mirasına çok güçlü bir vurgu yapılırken, millet ve milliyet kavramlarına klasik tanımlarının dışına çıkılarak yeni bir bakış açısı da getirilmektedir.

Bu durum, şüphesiz 1998 Adana Mutabakatı'ndan itibaren Türkiye-Suriye ilişkilerinde yaşanan planlı ve kademeli iyileşmenin tezahürüdür. Son 10 yılda, önce devlet başkanları nezdinde karşılıklı ziyaretler, serbest ticaret anlaşması, sonrasında ortak bakanlar kurulu toplantıları ve vizelerin kaldırılması gerçekleşmiştir. Nitekim, 14 Kasım 2009 tarihinde, Esad'ın  Fransa ziyareti sırasında yaptığı Türkiye vurgusu, Ortadoğu'da kurulacak bir denklemde  Türkiye'yi dışarıda tutacak girişimlere kapıyı kapatırken, Türkiye-Suriye ilişkilerinin ne kadar sağlam zeminde ilerlediğini de ortaya koymuştur.

Zira, Türkiye ve Suriye, devlet politikası olarak 1. Dünya Savaşından itibaren yaşanan ayrılığın ne kadar suni ve iki devlete de zarar verir mahiyette olduğunu tespit ederek yılların kaybını telafi etmenin arayışına girmiştir. Çünkü Esad'ın da hatırlattığı gibi geride 400 yıllık bir kader birliği mevcuttur ve  20.yüzyılın şartları kader birliği yapmış milletleri ayrı düşme durumunda bırakmıştır. Bu ayrılık neticesinde, bütün doku uyuşmazlıklarına rağmen Türkiye İsrail ile, Suriye ise Yunanistan ile işbirliği arayışına girmek durumunda kalmıştır. Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin stratejik derinliğinden bahsederken, (bkz. Stratejik Derinlik: Türkiye'nin Uluslararası Konumu, İstanbul, Küre Yayınları, 2009, s. 403) İsrail-Suriye görüşmelerinde Golan Tepeleri ve su meselesi gündeme geldiğinde Suriye'nin kaybının Türkiye üzerinden karşılanma ihtimalinin konuşulduğuna dikkat çekmektedir. Ayrıca “bir millet iki devlet” arasındaki ayrılığın, Yunanistan tarafından Kıbrıs meselesinde, Arap alemini nötralize etmek için kullanıldığı da hatırlatılmaktadır. Bugün Türkiye-Suriye ilişkileri artık çok farklı bir seyir takip etmektedir. Türkiye ve Suriye birbirinin “doğal uzantısı” olduğunun farkında olarak politikalar geliştirmektedir. İlişkilerdeki bu gelişme bir model olarak görülmeli ve İslam Dünyası bazında çok daha geniş kapsamlı adımların başlangıcı olarak düşünülmelidir.  Şüphesiz bu konuda ısrarcı olunmalı, aksi takdirde kaçan fırsatın telafisinin mümkün olmayacağı da unutulmamalıdır.

Devletler bazında geliştirilen ilişkilerin toplumlar bazında da desteklenmesi ve yüzyıllık ezberlerin düzeltilebilmesi amacıyla Lazkiye'de yapılan toplantının muadili, “Arapların Gözünde Türkler” başlığıyla Urfa'da yapılacaktır. Aynı şekilde Türkiye tarafından yapılacak bir açıklama  “Arapların Osmanlı'yı arkadan vurduğuna” dair ezberi bozarak gündeme damga vurursa, bu durum doğal karşılanmalıdır.

(SDE, Ortadoğu-Afrika Masası)




ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya