Söz konusu maçlar şunlardır:
Stabæk - Tiran (21.07.2009)
Bnei Yehuda Tel-Aviv - Dinaburg (16.07.2009)
Dinaburg-Bnei Yehuda Tel-Aviv (23.07.2009)
Vllaznia- Rapid Wien (23.07.2009)
Rapid Wien- Vllaznia (16.07.2009)
Ljubljana- Metalurh Donetsk (06.08.2009)
Fenerbahçe -Budapest Honvéd (30.07.2009) (Tıkla-1)
Alman polisi 9 ülkede oynanan yaklaşık 200 maç hakkında hali hazırda soruşturma yürütmektedir. Geçen hafta Almanya’da 15, İsviçre’de 2 şüpheli, soruşturma kapsamında yakalanmıştır. İsim vermekten kaçınan Alman savcılar, organize bir şekilde hareket eden suçluların, futbol bahislerinden milyonlarca Avro kazanmak için oyunculara, hakemlere, teknik direktörlere ve diğer ilgili görevlilere rüşvet vererek maçlarda şikeyi örgütlediklerini ileri sürmektedir. Sahalara inen organize suçu, futbol dünyasındaki kanser hücresine benzeten UEFA Genel Sekreteri ise, bunun futboldan sökülüp atılması için polis ve savcılığa her türlü desteğin verileceğini söylemiştir. (Tıkla-2)
Futbol, birçok ülke açısından çok değerli bir ekonomik sektördür. Bu ekonomiyi besleyen ise taraftarların büyük ilgisidir. Dünya ölçeğinde bakıldığında milyarlarca Doların döndüğü bu sektörün organize suç örgütlerinin ilgisi dışında olması zaten düşünülemez. Zaman zaman, ülkemizde ya da dünyanın farklı yerlerinde futbol sektöründeki yolsuzluğa karşı çeşitli operasyonlar yapılmaktadır. Ancak, astronomik transfer ücretleri, futbol kulüpleri üzerinden karapara aklama ve vergi kaçakçılığı iddialarına yönelik yürütülen soruşturmaların çoğunlukla ulusal sınırların ötesine geçmesi gerekmektedir. Bu da ülkelerin işbirliğini gerekli kılmaktadır. Zira yolsuzluğun bir türü olarak değerlendirebileceğimiz organize şikenin ya da organize vergi kaçakçılığının tespit edilmesi ve delillendirilmesi diğer pek çok suç türüne göre çok daha zordur. Şu anda Alman polisinin sürdürdüğü şike soruşturmasının nasıl sonuçlanacağı ve bu süreçte UEFA ve ulusal futbol federasyonlarının alacağı önlemler merakla izlenmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)