İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, Guardian gazetesine verdiği demeçte; Afganistan’daki uluslararası birliklerin çekildiği takdirde bölgede güvenliğin yerel orduya devredileceği, bu durumda Afganistan Ordusu’nun Taliban güçleriyle baş edemeyeceği yönünde açıklamalarda bulunmuştur. Miliband, bölgedeki yabancı askerlerin varlığının hem Afganistan hem de İngiltere açısından gerekli olduğunu açıklamıştır.
İngiltere Başbakanı Gordon Brown ise İngiliz askerlerinin, Afganistan’da bulunduğu sekiz yıl boyunca istikrar ve yolsuzluğun giderilmesinden ötürü İngiliz kamuoyundan gelen eleştiriler nedeniyle çekilmesi gerektiğinde ısrar etmektedir. Son zamanlarda İngiltere Muhafazakâr Parti lideri David Cameron ve Liberal Demokrat Parti lideri Nick Clegg Afganistan’da bulunan İngiliz askeri varlığı üzerinden iktidardaki İşçi Partisi’ni eleştirmektedir. İngiltere’de yapılan anket sonuçları halkın yüzde 70’inin İngiliz askerlerinin Afganistan’dan çekilmesi taraftarı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu sonuca dayanarak Gordon Brown Afganistan’daki askerlerinin çıkma taraftarı olduğunu dile getirmekte ve bu tutumunda ısrarlı görünmektedir. Mevcut durumun perde arkasına bakıldığında, bu durumun pek çok yönü olduğu da dikkat çekmektedir.
(Tıkla - 1)
Ağustos 2009’da, İngiltere Afganistan’da bulundurduğu 9 bin askere ek olarak 500 asker daha sevk edeceğini açıklamıştı. Brown birkaç ay önce Afganistan’da asker sayısının artması taraftarı iken şimdi İngiliz askerlerinin Afganistan’dan çekilmesi yönünde kararını değiştirmiştir.
Bazı analizcilere göre Brown’un bu tutumu, İngiliz ile Amerikan yetkililerinin arsında Afganistan’da izleyecek politika konusundaki görüş farklılıklarına dayanmaktadır. Amerika, Fransa ve İngiltere, Cumhurbaşkanlık yemin töreninden bir hafta önce Karzai’ye Afganistan’ın yeni hükümet stratejisinin takip edeceği yol haritası bağlamında gizli bir paket sunmuşlardı. Söz konusu pakette İngiltere’nin istekleri Pakistan’ın Ketta Konseyi ve İslamabat’la dostane ilişkiler içinde olması gerekliliğine vurgu yapılmıştır. Amerika’nın bu şartlara karşı çıkması Amerika ile İngiltere’nin Afganistan’da takip edilecek politika üzerinde görüş ayrılığına yol açmıştır.
(Tıkla - 2)
Karzai’nin yemin törenindeki konuşmasında da açık bir şekilde görüldüğü gibi Afganistan’da bulunan yabancı devletlerden ABD, Türkiye, Pakistan, İran, Japonya, Çin, Hindistan ve Rusya’dan Afganistan’ın yeniden yapılandırmasına katkı sağlamalarından dolay, övgü ile bahsetmişti. Amerika’dan sonra en çok yardım eden İngiltere’den hiç bahsedilmemesi İngiltere ile Afganistan ilişkilerinin gergin olduğuna dair ipucu vermektedir.
Geçtiğimiz günlerde İngiltere askeri komutanlığı üst düzey yetkilileri, İngiltere’nin Afganistan’ın Helmand bölgesinden çekildiği takdirde bölgenin Taliban’ın eline geçeceği ve bu bağlamda Cumhurbaşkanı Karzai’nin sorumlu tutulması gerektiğini söylemiştir. Ancak Afganistan’ın yeni hükümeti ile Amerika ve İngiltere arasındaki ilişkilerin nasıl şekilleneceğinin 2010 yılında yapılacak olan Londra Konferansı ile netlik kazanması beklenmektedir.
(Zahir Rauf, Asya-Pasifik Masası, Asistan)