ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

Musul’da Türkmenlere Karşı Yeni Oyun!

24.11.2009 13:42:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kerkük ve Musul’da Türkmenlere yönelik saldırılar, Türkmen-Arap çatışmasının zeminini hazırlamayı hedeflerken aynı zamanda Türkmenler arasında Sünni-Şii ayrışmasını da körükleyecek nitelik taşıyor. Bu nedenle, özellikle son günlerde Türkmen yetkililerden gelen çatlak seslere biran önce son verilmeli ve kendi aralarındaki tüm sorunları bir kenara bırakıp birleşmeleri gerekmektedir. Aksi halde görünen köy kılavuz istemez misali, bu tehlikelerin üstesinden gelmeleri zor olacaktır.

Irak’ta seçim yasası tartışmaları sürerken, Irak’ın hassas ve sorunlu bölgeleri haline getirilen Kerkük ve Musul, son iki haftadır meydan gelen saldırı olaylarıyla dikkat çekmektedir. Bir yandan seçim rekabetine sahne olan Kerkük ve Musul’da, adam kaçırma ve öldürme vakaları da artmaktadır.


22 Kasım’da Irak’ın kuzeyindeki Musul kentinde Irak Türkmen Cephesi’nin (ITC) Yürütme Kurulu üyesi ve Musul İl Sorumlusu Yavuz Ahmet Efendi, evinin önünde kimliği belirsiz silahlı kişilerce vurularak hayatını kaybetti. Türkmen milletvekili Safaeddin Arkij yaptığı açıklamada, silahlı saldırganların Türkmen yetkilinin evinin kapısını çaldıktan sonra oğlundan babasını çağırmasını istediklerini, gelince de ateş ettiklerini anlattı.(Tıkla-1)

 

Kerkük ve Musul’da artan şiddet olayları Irak’ta yeniden körüklenmek istenen etnik ve mezhep çatışmalarını hızlandıracaktır. Türkmenlere yönelik saldırılar akıllarda şu soruları canlandırmaktadır; Türkmen bölgelerine yapılan saldırıların amacı nedir? Kerkük ve Musul’da nasıl bir ortam yaratılmaya çalışılmaktadır? Son dönemlerde Kerkük ve Musul sorunlarıyla ilgili oluşturulan Türkmen ve Arap işbirliği bu tür olayların habercisidir. Saldırıları sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz;

 

- Son aylarda Uluslararası Kriz Grubu tarafından yayınlanan raporda, ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesi ile birlikte, Irak’ta Arap ve Kürt çatışmasının kaçınılmaz olduğu öngörüsünde bulunulmuştu. Musul, Araplarla Kürtler arasında adeta bir güç mücadelesi odağı olmuştur. Kürtler, özellikle Ocak 2009’da Irak’ta yapılan yerel seçimlerde Musul vilayet meclisinde ciddi manada temsil gücünü kaybetmeleri üzerine, meclisi boykot ederek Araplarla çatışmanın eşiğinden dönmüşlerdi.   

 

- ITC Musul Sorumlusu Yavuz Ahmet Efendi’ye karşı düzenlenen saldırı, Musul’da yaşanan Arap ve Kürt gerilimin, Türkmen-Arap gerilimine dönüştürme isteğiyle ilgilidir. Ocak 2010 Irak’ta yapılacak genel seçimlere ITC’nin listesine, Musul’da Sünni Arap Milletvekili Usame Nuceyfi’nin katılması, Kürtleri rahatsız etmiştir. Türkmenlere karşı düzenlenen saldırılarda, Türkmen-Arap düşmanlığı yaratılmaya çalışılmaktadır.

 

- Ahmet Davutoğlu, 30 Ekim’de Erbil’i ziyareti sırasında, Musul’a da geçerek Türk Başkonsolosluğu’nun açılışını yapmıştı. Davutoğlu’nun Musul’a geçmesi ve orada Sünni Araplar ve Türkmenler tarafından görkemli bir şekilde karşılanması elbette ki, bazı kesimleri rahatsız etmiştir. Türkiye’nin Musul’daki etkisini kırmak için Türkmen ve Arap çatışmasının çıkması gerektiği değerlendirilmektedir.

 

- Daha önce genellikle Türkmen vatandaşlarını hedef alan saldırılar yapılmaktaydı ve bu olaylar Türk yetkililerince fazla dikkate alınmazdı. Bu defa saldırının doğrudan Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu üyesini hedef alınması önemli bir mesaj olarak nitelenebilir. Önümüzdeki Irak seçimlerinin Irak halkı ve özellikle de Türkmenler için önemli olmasının yanında, bir o kadar da kritik olduğu anlaşılmaktadır.

 

Görüldüğü gibi, Irak seçimleri yaklaşırken şiddet ve kaos ortamı da artmaktadır. Bu olaylar ise Irak’ın yeni sürecinde Türkmen ve Arap çatışmasının zeminini hazırlamaya yönelik girişimlerdir. ITC yetkilisinin şehit edilmesinin ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, ITC Başkanı Dr. Sadettin Ergeç’i arayıp başsağlığı dilemesi ve olayı şiddetle kınaması Türkmenler için moral olabilir. Ancak bu saldırılara karşı sadece kınamanın yetmediği görülmektedir. Ayrıca bu olay, oradaki Türkmenleri koruyabilecek mekanizmaların biran önce oluşturulmasını gerektiren durumların ortaya çıktığının bir işaretidir. Bu olayın incelenmesi için derhal Dışişleri Bakanlığı’ndan bir heyetin oluşturulup Musul’a gönderilmelidir. Bundan sonra Türkmenlerin kendilerini korumak için atması gereken önemli adımlardan biri; kendi güvenlik güçlerini oluşturmalarıdır. Bir diğeri ise Türkmen ve Arap çatışmasının zeminini hazırlamak isteyenlere karşı Araplarla yaptıkları işbirliğini devam ettirmeleridir.

 

Sonuç olarak; Türkmenlere yapılan saldırıların nasıl Musul’da Türkmen-Arap çatışmasının zeminini hazırlamak olduğunu düşünüyorsak, aynı zamanda Türkmenler arasında Sünni-Şii ayrışmasını da beraberinde getirmesi hedeflenmektedir. Bu nedenle olaylara bakıldığında, özellikle son günlerde Türkmen yetkililerden gelen çatlak seslere biran önce son verilmeli ve kendi aralarındaki tüm sorunları bir kenara bırakıp birleşmeleri gerekmektedir. Aksi halde görünen köy kılavuz istemez misali, bu tehlikelerin üstesinden gelmeleri zor olacaktır. Türkmenlere hedef haline getiren olaylar Türkiye açısından değerlendirildiğinde; Irak’ın kuzeyine açılması ve Kürt yönetimi ile birebir bakan düzeyinde görüşülmesinin Türkmenlere de olumlu olarak yansımasının zamanının geldiği düşünülmektedir. Artık Türkiye Türkmenlere karşı soydaşlık kavramını bir tarafa bırakıp “Irak politikasında” Türkmen stratejisini net bir şekilde ortaya koymalıdır. Ayrıca Irak stratejisi çerçevesinde Türkmenlerin genel olarak hem Irak’ta hem de Irak’ın kuzeyinde etkin bir rol alması sağlanmalıdır. Bundan sonra Arap ve Kürtler arasında mücadele alanı haline gelen bölgelerde Türkmenlere yönelik saldırı olaylarının artması beklenebilir.

 

(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan)




ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya