AK Parti’nin Kızılcahamam Asya Termal Tesislerinde düzenlediği 14. İstişare ve Değerlendirme toplantısına katılan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, demokratik açılımla ilgili önemi bilgiler verdi. Atalay, ilk grup bayramdan sonra olmak üzere Mahmur kampından 200-300 kişilik gruplar halinde gelişler olacağını, kış koşulları da dikkate alınarak gelenler için Habur'da TOKİ'nin bir bekleme salonu inşa edeceğini söyledi. Mahmur kampından gelişlerin bununla sınırlı kalmayarak süreceğini ifade eden Atalay, "Mahmur'da 12 bin kişi yaşıyor, bunların en az yüzde 50'si yani 5-6 bini hemen gelmek istiyor" dedi.
Habur'da daha önce yaşanan görüntülere kesinlikle izin vermeyeceklerini ifade eden Bakan Beşir Atalay, "Gelenleri yalnızca yakınları karşılayacak. Gelenler için TOKİ'yi devreye sokacağız. Mevsim koşulları da dikkate alınarak Habur'dan gelenlerin işlemlerinin yapılacağı bir yer oluşturulacak” dedi
(Tıkla 1).
Mahmur Kampı demokratik açılımda önemli bir dönüm noktası. Bu kampta yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı biliniyor. Bunlardan büyük bir kısmının Türkiye’ye, diğerlerinin ise Suriye ve Kuzey Irak’a yerleşmesinin sağlanacağı öngörülmektedir. Bu şekilde, umulur ki, 2010 yılı içerisinde Mahmur Kampı tamamen dağıtılmış olacaktır. Mahmur Kampı demokratik açılım için tek hedef olmamakla birlikte bu gelişmeler sorunun çözümünün önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Kamp bu haliyle dağdaki PKK teröristleri için önemli bir lojistik ve psikolojik destek alanı. Dağdan inen teröristler burada kalıyor, saklanıyor ve yaşıyor. Bu anlamda, Kampın dağıtılması her şeyden önce teröristlerin dağda yalnızlaştırılmasını kolaylaştıracaktır. İkincisi, Mahmur Kampının dağıtılması düşüncesi, kararı ve uygulaması artık PKK teröristlerinin de bir şekilde dağdan inmesi, silahı bırakması, teslim olması ve topluma kazandırılması konularında belirli bir mutabakatın sağlandığının en dikkat çekici göstergesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu yönüyle Irak Merkezi Hükümeti, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, Suriye, ABD ve Türkiye’nin bu konularda ortak görüş birliği içinde olduklarını ve adımların buna göre atıldığını göstermektedir. Bu anlamda, söylenenlerin gerçekleşmesi, hükümetin yürüttüğü demokratik açılım sürecinin, bazı sorunlar saklı kalmak koşuluyla, uygun bir zeminde yürüdüğünün önemli bir göstergesi olarak düşünülebilir. Üçüncüsü, uzun yıllardır Mahmur Kampında çok zor ve ilkel koşullarda yaşayan binlerce insan bu şekilde daha uygun, refah seviyesi yüksek yaşam alanlarına sahip olacaktır ki, bu da bölge insanının ortak geleceği için çok önemli bir gelişmedir.
Ancak yukarıda da ifade edildiği üzere burada dikkat edilmesi gereken bir önemli husus var. Mahmurdan Türkiye’ye gelişlerin bir gösteriye, kutlamaya ve propagandaya dönüşmemesi konusunda başta DTP olmak üzere devletin ilgili kurumları, medya ve halkın sağduyulu yaklaşımının sağlanmasıdır. Burada DTP yetkililerine büyük görev düşmektedir. Mahmur ve dağdan gelen 34 kişinin karşılanması esnası ve sonrasında yaşananlar konuya sağduyulu vatandaşları dahi çileden çıkarmış, bu işe büyük bir umut, cesaret ve kararlılıkla giren hükümeti çok ciddi anlamda sıkıntıya sokmuştur. Çözüm yollarının tıkanmaması, gelinen noktadan geriye dönüşlerin yaşanmaması için bu aşamadan sonra hiçbir aksaklığa, tahrik ve provokasyona meydan vermeden hareket edilmelidir. Başarısızlık, kaos, yoksulluk, kardeş kavgası, çözümsüzlük bu coğrafya insanının kaderi olmamalıdır. Bu makus talihi değiştirmek hususunda herkes üzerine düşeni yerine getirmelidir.
(Doç. Dr. Aytekin Geleri, Savunma – Güvenlik – Terör Masası)