|
Cezayir ile Mısır Arasında Kupa Savaşı
23.11.2009 18:01:00
2010 Güney Afrika Dünya Kupası elemelerinde karşılaşan iki ülkenin futbol milli takımlarının mücadelesi, kısa sürede diplomatik krize sebep oldu. Kahire’de meydana gelen olayların ardından iki taraftan da birbirini suçlayıcı açıklamalar geliyor. Yaşananlar, “Futbol, sadece futbol değildir” sözünü doğrular nitelikte. Mısır ve Cezayir gibi siyasi ve ekonomik gelişmişlik olarak başta gelen ve önemli bir ortaklık ilişkisine sahip Afrika ülkelerinin, meydana gelen krizde siyasi diyalog sürecini işletmeksizin tavır belirlemeleri düşündürücüdür.
14 Kasım’da Kahire’de yapılan Mısır ve Cezayir milli takımları arasındaki milli maçta pek çok ülkede görmeye alıştığımız şiddet olayları meydana gelmiştir. Ancak bu maçın tarafsız saha olarak Sudan’da yapılan rövanşı sonrası seyircilerin yaşadığı gerilim, iki ülke sathına küçük çaplı çatışmalara yerini bırakmıştır. Cezayir takımının Mısır’ı elemesiyle onlarca yıldır süren futbol rekabeti tekrar canlanmış ve devlet yetkililerinin de müdahil olduğu gerilim atmosferi doğmuştur. (Tıkla-1)
Futbol kültürünün ve dünya kupası tecrübesinin oldukça sınırlı olduğu her iki ülke için de kazanılan kısmi başarılar, bir anda önemli bir zafere dönüşmekte ve alınan mağlubiyetler her şeyin sonu gibi algılanmaktadır. Yaşanan son örnekte görüldüğü gibi kazanan taraf olan Cezayirli oyuncuların taşa tutularak yaralanmalarına sebebiyet verilmesiyle başlayan asayiş hadiselerinden, Cezayir’de çalışan Mısırlı işadamları ve işçiler de paylarını düşeni almışlardır. Yaklaşık bir hafta süren olaylarda 200’den fazla insan yaralanmıştır. Ancak bundan da ilginç olanı Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebu-l Geyt’in yaralanmalardan Cezayir güvenlik güçlerini suçlaması ve ardından Mısır’ın Cezayir Büyükelçisinin geri çağrılmasıdır. Aynı günlerde maçın oynandığı Sudan’da hükümet, Mısır büyükelçisini çağırarak durum hakkında izahat istemiştir. Afrika’nın bu üç ülkesi olayları yatıştırmaya çalışmak yerine bir diğerini olaylardan sorumlu tutmaktadır. (Tıkla-2)
Kuzey Afrikalı göçmen nüfusunun yoğun olduğu Fransa da gelişmelerden endişe duymaktadır. İki ülke taraftarlarının birbirlerine şiddet uygulama ihtimaline karşı Fransız polisi tedbirler almıştır. Ancak Mısırlı göçmenlerin sayısının yoğun olduğu Marsilya’da asayiş olayları önlenememiştir. Böylece Afrika içinde gelişen ve üç ülkeyi meşgul eden futbol mücadelesi, Avrupa’ya da taşınmıştır.
Bu noktada tartışılması gereken milli takım mücadelesinin nasıl olup da ülkeler arasında bir siyasi sorun haline geldiğidir. Taraftarlar arasında yaşanan taşkınlıkların en kısa süre içinde polis tarafından bastırılmasıyla sona ermesi gereken sürecin, sorumluluk makamında olan hükümet yetkilileri tarafından demeçlerle gündemde tutulması, bu ülkelerin demokrasi kültürlerini tartışmaya açmaktadır. Diğer yandan Afrika kıtasında Mısır ve Cezayir gibi siyasi ve ekonomik gelişmişlik olarak başta gelen ve önemli bir ortaklık ilişkisine sahip olan ülkelerin, meydana gelen krizde siyasi diyalog sürecini işletmeksizin tavır belirlemeleri de düşündürücüdür.
(Ahmet Said Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan)
|