Azerbaycan toprakları içerisinde yer alan Dağlık Karabağ, 1991-1994 yılları arasında Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan çatışmalar sonrasında Ermeni güçlerinin işgali altına girmişti. 1994 yılında ateşkes ilan edilmesine rağmen barış anlaşması yapılmamıştı. Bu tarihten itibaren konunun çözüme kavuşturulması amacıyla iki tarafın liderleri uluslararası görüşmelere devam etmektedir.
Taraflar Kasım 2007'de kabul edilen ‘Madrid Prensipleri’ çerçevesinde barış görüşmelerini sürdürmelerine rağmen öngörülen sonuçlara ulaşmak için daha uzun zaman gerektiği söylenebilir. Nitekim Madrid Prensipleri, Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çıkmasını, Azeri göçmenlerin evlerine dönmesini ve Yukarı Karabağ'ın statüsünün belirlenmesini öngörüyor. Ayrıca Yukarı Karabağ'ın dışında işgal edilen yedi bölgeden Ermeni güçlerin çıkması ile başlayacak süreç, Yukarı Karabağ'ın statüsünün belirlenmesi ile sonlandırılacak. Ancak Ermenistan Yukarı Karabağ'ın Azerbaycan toprak bütünlüğü çerçevesinde ele alınmasına şiddetle karşı çıkıyor. Bu nedenle Madrid Prensipleri uzun vadede hayata geçirilemeyecek gibi gözüküyor. Bölgede uluslararası bir barış gücünün kurulmasını da öneren bu prensipler ışığında henüz böyle bir girişim söz konusu dahilinde değil.
Son 1,5 yılda 8 kez bir araya gelen iki ülke liderlerinin Münih görüşmesi de istenilen sonucu vermemiştir. Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecine girmesiyle Azerbaycan’ın özellikle Dağlık Karabağ ile ilgili olarak kendisinin yalnız bırakıldığını düşünmeye başlaması, sorunun çözümü için silahlı kuvvet kullanılması ihtimalini doğurmuştur. Nitekim Aliyev’in uluslararası görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamazsa silahlı güç kullanılabileceği söylemleri bunu kanıtlar niteliktedir. Münih görüşmesinin hayati öneme sahip olduğunu belirten Aliyev eğer ilerleme sağlanamazsa müzakerelerden ümitlerini keseceklerini belirtmiştir.
( Tıkla-1) AGİT gözetiminde yapılan Münih görüşmelerinde soruna çözüm bulmak amacıyla oluşturulan Minsk Grubu’na üye ülkelerin (ABD, Rusya ve Fransa) temsilcileri de hazır bulunmuştur. Sürecin geleceği açısından önemli bir basamak olarak görülen görüşmenin sonuç vermemesi üzerine gözler Azerbaycan’a çevrilmiş durumdadır. Gelecek haftalarda tekrar bir araya gelmesi beklenen liderlerin çözüm için gereken ödünleri vermeye yanaşmamaları bölgede suların ısınmasına neden olmaktadır.
Münih görüşmesi Türkiye Ermenistan ilişkilerinin gelişimi açısından da oldukça önem taşımaktadır. İki ülke arasında Ekim ayında imzalanan protokollerin onaylanması için Türkiye Dağlık Karabağ sorununun bir an önce çözüme kavuşturulmasını talep etmektedir. Ancak Ermenistan’ın bu konunun protokollerin kapsamına girmediğini belirtmesi ve Türkiye ile ilişkilerin dışında bir konu olarak sayması sorunun çözümünü her geçen gün zorlaştıracak gibi gözükmektedir.
Azerbaycan’ın açık bir şekilde silahlı kuvvet kullanma ihtimalini dile getirmesi ile uluslararası gündemin baş sırasına oturan Dağlık Karabağ için iki ülke arasında oluşan duvar Münih’te de yıkılamamıştır. Şimdi gözler Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan üçgeninde hassas bir konu olan Dağlık Karabağ için önümüzdeki haftalarda yapılacak görüşmelerdedir.
(Aydan ÖZEN, Avrupa Birliği-Balkanlar-Ege-Kıbrıs Masası, Asistan)