ABD Başkanı Barack Obama, stratejik önem taşıyan Asya turu kapsamında Japonya, Singapur ve Çin’in ardından son olarak Güney Kore’de temaslarda bulunmuş ve işbirliğini güçlendirmeye yönelik önemli mesajlar vermiştir. Obama ve Güney Koreli mevkidaşı Lee Myung-bak arasında, 18 Kasım Perşembe günü yapılan görüşmelerde ilk olarak, iki ülke arasında 2007'de imzalanan ancak onay süreci tamamlanmadığı için yürürlüğe giremeyen serbest ticaret anlaşması konusu ele alınmıştır. Her ne kadar kesin bir dille açıklanmasa da, liderler, bu konuda ilerleme kaydedileceğinin sinyallerini vermişlerdir.
(Tıkla-1)ABD-Güney Kore görüşmesinin bir diğer önemli gündem maddesi ise Kuzey Kore ve nükleer silahlar konusu olmuştur. Görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Kuzey Kore’nin nükleer güç olma hedeflerinden bir an önce vazgeçmesi gerektiğinin altını çizen Obama, Pyongyang yönetimine, nükleer programına yönelik uluslararası müzakerelere geri dönmesi çağrısında bulunmuştur. Obama, Pyongyang'ın kışkırtıcı faaliyetlerinden vazgeçip uluslararası topluma dönmesinin, Kuzey Kore halkının da yararına olacağını ifade etmiştir.
(Tıkla-2) Obama bölge ülkelerinde sık sık tekrarladığı mesajı burada da yineleyerek, ABD, Rusya, Çin, Güney Kore ve Japonya'nın da katıldığı altılı görüşmelere, Kuzey Kore’nin geri dönmesi gerektiğini ifade etmiştir. Altılı görüşmelerden Nisan ayında çekilen Pyongyang yönetimi geçen ay, nükleer programının da ele alındığı görüşmelere dönme niyetinde olduğunu, ancak önce ABD ile doğrudan görüşmek istediğini bildirmişti. Ancak bu sürecin altılı görüşmelerin bir parçası olması gerektiğini düşünen ABD yönetimi, Kuzey Kore konusunda uluslararası kamuoyunu ve çevre ülkelerini daha sıkı işbirliğine davet etmiştir. Toplantıda ayrıca, Obama’nın nükleer konulardaki özel temsilcisi Stephen Bosworth’un, altılı görüşmeleri canlandırmak üzere gelecek ay Kuzey Kore’ye gideceği bildirilmiştir.
(Tıkla-3)Obama’nın Asya turu kapsamında önemli mesajlar verdiği ve işbirliğini güçlendirdiği ziyaretlerin en son ayağını Güney Kore oluşturmuştur. İki ülke arasındaki ticaret hacminde ciddi bir artış yaratmasını öngören serbest ticaret anlaşması konusunda atılan adımların yanısıra toplantıya, iki ülke liderlerinin Kuzey Kore’ye verdiği mesajlar damgasını vurmuştur. Basın toplantısında verilen mesajlar dikkate alındığı takdirde, ABD’nin, nükleer silahsızlanma konusunda, diğer ülkelerin de desteğini almak suretiyle, Kuzey Kore’yi daha çok diyalog ekseninde tutmayı hedeflediği görülebilir. George W.Bush’un politikalarının aksine Obama’nın, sorunları daha çok barışçıl çerçevede, bölge ülkelerinin desteği ile aşabilmenin üzerinde yoğunlaştığını söylemek yanlış olmayacaktır. ABD’nin özellikle Ortadoğu bölgesinde içinde bulunduğu sıkıntılı süreç göz önüne alındığında, Obama’nın bu stratejisinin, Uzak Doğu politikaları bağlamında ve söz konusu krizin yönetilmesinde ‘iyi’ bir seçenek olduğu değerlendirilebilir.
(Özgün Arslan, ABD Masası, Asistan)