ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Organize Suçların Yeni Hedefi: Tıbbi Yolsuzluk

23.11.2009 11:45:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Finans ve emlak sektöründeki muazzam yolsuzluk dosyalarıyla sarsılan ABD’de tıbbi yolsuzluk sektörünün de çok büyük boyutlara geldiği rapor edilmektedir. Bu amaçla, kimlik bilgisi hırsızlığı, sahte faturalar ve yalan beyanlar en sık kullanılan dolandırıcılık araçlarıdır. Suç örgütleri tarafından iki çeşit kimlik çalınmaktadır. Bunlar; yapılan tedavi ya da muayene için fatura kesen doktorların kimliği, diğeri ise devletin sağlık hizmetlerinden, ilaç ve tıbbi malzemeden yararlanan kişilerin kimlikleridir.

Genel olarak, sağlık sigortası, tedavi yardımları ya da tıbbi malzeme alımlarında yapılan usulsüzlüklerle bireysel maddi menfaat elde edilmesini anlatan bu kavram yeni olmamakla birlikte organize suçların en az riskle en çok kar getiren faaliyet alanlarından birisi olmaya başlamıştır. Finans ve emlak sektöründeki muazzam yolsuzluk dosyalarıyla sarsılan ABD’de tıbbi yolsuzluk sektörünün de çok büyük boyutlara geldiği rapor edilmektedir. Bu amaçla, kimlik bilgisi hırsızlığı, sahte faturalar ve yalan beyanlar en sık kullanılan dolandırıcılık araçlarıdır. Suç örgütleri tarafından iki çeşit kimlik çalınmaktadır. Bunlar; yapılan tedavi ya da muayene için fatura kesen doktorların kimliği, diğeri ise devletin sağlık hizmetlerinden, ilaç ve tıbbi malzemeden yararlanan kişilerin kimlikleridir. Doktorların kimlik bilgilerini elde eden suç örgütleri, bu kimlikle başka muayenehaneler açmakta ve elde ettikleri hasta yardım numaralarını kullanarak, kendilerine milyonlarca dolar getirecek olan elektrikli sandalye ya da pahalı ilaçları reçete etmeye başlamaktadırlar.

 

Çetelerin verdiği muayenehane adreslerinde de doktorlukla ilgili hiç bir şey bulunmamakta sadece hükümetten gelen bu reçete ödeme çeklerinin gelebileceği bir posta kutusu bulunmaktadır. ABD Sağlık Bakanlığı Soruşturma Ofisi’nin tahminlerine göre bu yıl suç grupları ve yolsuzluğa bulaşmış doktorların karıştığı toplam 4 milyar Dolarlık tıbbi yolsuzluğun ortaya çıkarılmıştır. Fakat bu rakam ABD’ye yıllık olarak mal olan tıbbi yolsuzluk faturasının sadece yüzde 5’idir. (Tıkla-1)

 

Ülkemizdeki duruma baktığımızda sağlık sektöründe büyük yolsuzlukların yapılıyor olduğunu görmekteyiz. Bu planlı yolsuzluğa, kimi doktorlar, eczaneler, ilaç firmaları, hastaneler, medikal firmaları ve bazı bürokratların dâhil olduğu Neşter, Enfeksiyon, İlaç, Sağlık, SSK operasyonları gibi zaman zaman basına yansıyan haberlerle ortaya çıkmaktadır. Kolluk birimleri yolsuzlukları tespit ederek olabilecek maddi kayıpları önleme gayreti içerisindedir. Ancak yolsuzluk ve neticesinde cebe indirilmiş olan milyarların geri alınmasında sıkıntı yaşanmaktadır. Sağlıktan kimse vazgeçemez. Halkın sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması sosyal devlet anlayışının bir gereğidir. 2010 yılı sonunda 30 milyar TL’ye ulaşması beklenen SGK bütçe açığının bu rakamlara ulaşmasında maalesef yolsuzlukların da önemli bir payı bulunmaktadır. Bu faturayı, geçmiş yıllarda milyar dolarlara ulaşan banka yolsuzluklarında olduğu gibi hepimiz ödemekteyiz.

 

Sağlıklı bir sağlık sektörü için hizmet-malzeme-ilaç alım ve geri ödeme işleyişinin başta iç denetim mekanizmalarıyla çok ciddi bir şekilde denetim altında tutulması gereklidir. Yani suiistimallerin meydana gelmesine zemin hazırlayan şartların en aza indirilmesi ve buna rağmen ben halkın parasıyla kendi cebimi doldurmakta kararlıyım diyenlere de başta mal varlığı müsaderesi olmak üzere uzun yıllar hapis yatmalarını sağlayacak cezai tedbirlerin geliştirilmesi gereklidir. Devletin banka yolsuzluklarına karşı aldığı önleyici tedbirlerin etkili olduğu görülmektedir. Bunun gibi, organize tıbbi yolsuzlukların da en aza indirilmesi amacıyla SGK ve ilgili kolluk ve maliye birimlerinden müteşekkil bir görev gücünün kurularak bu olayların üzerine daha koordineli gitmesi ve mücadeleye yönelik ortak bir veri bankası kurmasında fayda görülmektedir.


(Ömer Ersoy, Araştırmacı)






SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya