Katar’ın başkenti Doha’da, Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’ni (YMS) onaylayan ülkelerin katıldığı III. YMS Taraf Devletler Konferansı geçen hafta önemli kararlar alınmasıyla sona erdi. Böylece, 2005 yılında yürürlüğe giren BM Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’nin taraf ülkelerce uygulanmasının izlenmesi mekanizmasında önemli bir aşama geçilmiş oldu. Bir hafta süren ve dünyanın her bölgesinden ülke temsilcilerinin yoğun tartışmalarına sahne olan Konferansın sonunda 142 ülkenin üzerinde uzlaştığı bir izleme mekanizması kabul edildi. Konferansa ev sahipliği yapan Katar Başsavcısına göre ‘adaletin kılıcı biraz daha keskinleşmiştir’. Konferansın Sekretaryalığını yapan BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC)’nin İcra Direktörü Antonio Maria Costa ise yaptığı açıklamada, bu anlaşmanın yolsuzluğu sonlandırmayacağını ancak ölçülmesine ve mücadele edilmesine imkân vereceğini söylemiştir. (Tıkla-1)
Kabul edilen izleme mekanizması kapsamında her taraf ülke 5 yılda bir, Sözleşmeden doğan sorumluluklarını ne oranda yerine getirdiğine ilişkin değerlendirmeye tabii tutulacaktır. Bu değerlendirmeler, ülkelerin kendi kendini değerlendirmesi ve dışardan yapılacak uzman incelemeleri sonucunda elde edilecek bulgulara dayanacaktır. Ülkeler hakkında hazırlanacak raporların özeti kamuoyuyla paylaşılacaktır. Böylece ülkelerin yolsuzlukla mücadeledeki artıları ve eksileri belli bir oranda ortaya çıkmış olacaktır. (Tıkla-2)
BM’nin uyuşturucu ve sınıraşan suçlarla mücadelede ulusal ve uluslararası koordinasyonu ve işbirliğini hedefleyen Sözleşmelerinin ardından uluslararası hukukun bir parçası haline gelen YMS, yolsuzluk suçlarının önlenmesi, soruşturulması ve kovuşturulması ile bu tür suçlardan elde edilen gelirlere el konulması, müsadere edilmesi ve sahibine geri verilmesi konusunda ülkelere çeşitli sorumluluklar vermektedir. Evrensel bir tanımı olmasa da yolsuzluğu; kamu otoritesinin özel çıkar elde etmek amacıyla suiistimal edilmesi olarak kabul etmek mümkündür. Yolsuzluğun mağduru devlet olabileceği gibi, özel sektör de olabilmektedir. (Tıkla-3)
BM’nin bu alanda sorumluluk alarak ortaya çıkardığı YMS’nin başarıya ulaşması, esasen ülkeler nezdinde bu Sözleşmenin nasıl takip edileceğiyle yakından alakalıdır. Bu amaçla düzenlenen 3. Konferansta neler olduğuna baktığımızda; Çin ve Rusya, İran, Mısır ve 77’ler Grubu’nun ortaklaşa sundukları teklifte izleme mekanizmasının esnek olması ve hazırlanacak ülke raporunun kamuoyuna açıklanması konusunda ilgili ülkenin onayının aranması gerektiğinde ısrarlı olmuşlardır.
ABD ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Avrupa ülkeleri ise FATF, OECD ve GRECO’da olduğu gibi daha bağımsız ve etkili bir izleme mekanizma olmasını istemişlerdir. Sivil toplumun da aktif katılım sağladığı tartışmaların ardından özellikle Çin ve Rusya’nın muhalefeti neticesinde, izleme mekanizması, yukarıda değindiğimiz şekilde esnek bir formatta kabul edilmiştir. Konferansın sonuçsuz kalmasından ziyade, asgari seviyede uzlaşılan bir çözümle neticelenmesi elbette olumlu bir gelişmedir. Ancak, çok etkin olmayan bir uluslararası izleme mekanizmasının adaletin kılıcını ne oranda keskinleştireceği ise ayrı bir tartışma konusudur.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)