ENGLISH
23.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

Yeni bir Avrupa mı oluşuyor?

21.11.2009 12:05:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Avrupa Birliği ilk Avrupa Konseyi Başkanı ve Dışişleri Yüksek Temsilcisi seçimini tamamladıktan sonra Avrupa Birliği’nin geleceği hatta yeni bir Avrupa Birliği oluşuyor mu tartışmaları gündeme oturmaya başladı bile. “Bu iki yeni seçilmiş siyasetçi Obama’nın yanında iki acemi stajyer gibi duracaktır.” Eleştirileri yükselirken, Lizbon Antlaşması ile yürürlüğe girecek bu yeni sistem Avrupa Birliği için bir kazanç mı yoksa bir zarar mı, bu sorunun cevabını zaman verecek.

Avrupa Birliği zor bir süreçten sonra Avrupa Anayasası olarak başlayan sonra 2005’de Hollanda ve Fransa tarafından referandum yoluyla reddedilen ve Lizbon Antlaşması’na dönüşen ve son olarak ta Polonya ve Çek Cumhuriyeti cumhurbaşkanları tarafından onaylanan belgeyi 1 Aralık 2009 tarihinden itibaren yürürlüğe sokacaktır. Özellikle Avrupa Birliği’nin geleceğini oluşturacak ve Avrupa Birliği’ne daha istikrarlı bir politika yürütme olanağı veren Avrupa Birliği Konseyi Başkanı ve Dışişleri Yüksek Temsilci seçimi Avrupa Birliği’nin geleceğine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyordu.

Yapılan seçimlerden sonra konuyla ilgili değerlendirmeler değişmiş gözüküyor. Avrupa Birliği seçimin ardından büyük bir fırsatı teptiği tartışmaları ön plana çıkmaya başladı. Yeni Avrupa olarak adlandırılan bu süreç iyi bir başlangıç yapamadığı yorumlar gündemde yerini almaktadır. Avrupa Birliği siyasetçileri Hermann Van Rompuy ve Catherine  Aslhey’i överken Avrupa medyasında eleştiriler ön plana çıkmaktadır. (Tıkla – 1)

Avrupa Birliği bünyesindeki siyasetçiler seçilen iki yeni isimi övmektedirler zira kendileri bu seçimi gerçekleştirdiler. Özellikle Almanya Başbakan Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşaknı Nicolas Sarkozy, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ve İngitere Başbakanı Gordon Brown’un özel zirve öncesi bir araya gelip ve adaylar üzerinde anlaşmaları bu zirvenin çok çabuk sonuçlanmasına sebebiyet verdi. Bu dörtlü mini-zirvede diplomasi ön plana çıktı ve İtalya Başbakanı Berlusconi ilk başta eski İtalyan Başbakanı MassimoD’Alema’nın Dışişleri Yüksek Temsilciliğiiçin adaylığını geri çektiğini açıkladı. İkinci diplomatik hamle ise İngiltere Başbakanı Brown tarafından gerçekleştirildi ve Tony Blair’in Avrupa Birliği Konseyi Başkanı için adaylığını geri çektiğini ifade etti. Böylece iki diplomatik hamle sonrası henüz başlamamış olan zirve aslında sonuçlanmış oldu bile: İlk hamle Almanya ve Fransa tarafından yapıldı: Belçika Başbakanı Hermann Van Rompuy’un adı başkan olarak ortaya atıldı ve dört lider tarafından kabul edildi. Son hamle ise yeniden İngiltere Başbakanı’na ait olacaktı. Başkan olarak kabul edilen Rompuy Muhafazakâr grubun üyesi olduğuna göre Dışişleri Yüksek Temsilcisi görevine bir sosyalist getirilmesini istedi ve sonuçta gerçekleştirebildi. Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalist grup Başkanı Martin Schulz ve Avrupa Birliği üyelerindeki sosyalist Başbakanlar İngiliz barones Catherine Ashton’u kendi adayları olarak açıkladılar. (Tıkla – 2)

Mini Zirve’den Avrupa medyası özellikle şu sonucu çıkardı: Merkel, Brown ve Sarkozy güçlü bir Avrupa istememektedir. Onlar düşük profilli iki siyasetçiyi Avrupa Birliği’nin başına getirerek kendilerini rahatsız etmeyecek isimler seçtiler.(Tıkla – 3)

Avrupa medyası Avrupa Birliği’ni amacı olamayan bir birlik olarak nitelendirmektedir. Avrupa Birliği küresel bir aktör olma niyetinde olmadığı görülmektedir bu seçimle. Avrupa dinlenmek ya da ciddiye alınmak yerine arasında konuşmayı tercih etti. Yeni Avrupa bir kapitülasyon bildiriyle başlamış oldu. Bu iki yeni seçilmiş siyasetçi Obama’nın yanında iki acemi stajyer gibi duracaktır.

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı’nı Türkiye açısından değerlendirildiğinde tablo ilk bakışta çok iç açıcı görünmüyor zira Hermann Van Rompuy beş yıl önce yaptığı bir konuşmada Türkiye’nin Avrupa’nın parçası olmadığını ve hiçbir zaman olmayacağını ifade etmiştir. Ayrıca Hıristiyanlığın değerlerini evrensel değerler olarak kabul eden yeni Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde yer almasına da olumsuz yaklaştığını Avrupa’nın böylece güç kaybedeceğinin altını çizmiştir. Fakat ikinci bakışta Van Rompuy’un yaptığı yeni açıklamalar biraz olsun Ankara’yı rahatlatacak cinste. Avrupa Birliği’nin genişleme sürecine olumlu bakan Van Rompuy Türkiye konusunda kendisini ne düşündüğünün önemli olmadığını zira Avrupa Birliği Konseyi kararının kendi kararından ya da düşüncesinden daha önemli olduğunu söylemiştir. (Tıkla – 4)

Tabi ki şu bir gerçek ki Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine Angela Merkel ve Nicolas Sarkozy gibi sıcak bakmamaktadır.

Görünen o ki Avrupa Birliği uzun süredir gerçekleştirmek istediği ve yürürlüğe sokmak istediği Lizbon Antlaşmasını nihayet sonuçlandırdı ve 1 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe girecek fakat yeni Avrupa rüyaları başka bir bahara kaldığı gibi gözlemlenmektedir. Avrupa Birliği şimdiye kadar kendi iç yapısında sorunlar olduğu için küresel bir aktör olamadığını savunuyordu, artık bu bahanede ortadan kalkmıştır. Avrupa Birliği önemli sorunlarda sorumluluk taşımasını öğrenmesi lazım.

(Yrd. Doç. Dr. M. Nail Alkan, Avrupa Birliği – Balkanlar Masası, Kıdemli Araştırmacı)



AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya