ENGLISH
07.02.2012
Ana Sayfa » Asya - PasifikGeri Dön «

Pakistan'ın Derin İkilemi

09.11.2009 14:49:45

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pakistan üst düzey Taliban lideri Şir Muhammed Kasapı yakaladı.

 

Pakistan Tarihinin En Derin İkilemlerinden Birisi: Taliban’la Savaş
 
Bilindiği gibi merhume Benazir Butto’nun başbakanlık yaptığı 1994 yılında Taliban ilk kez uluslararası kamuoyuna adını duyurmuştu. O yıldan itibaren Taliban gerek Afganistan-Pakistan siyasi hayatının gerekse de bölgesel dengelerin şekillenmesinde vazgeçilmez ve ihmale gelmeyen bir aktör olarak bugün de varlığını sürdürmektedir.

11 Eylül 2001 saldırılarının ardından küresel terörizmle mücadele bahanesiyle Afganistan’ın işgal edilmesi ve daha sonra ABD ve NATO operasyonlarının periferinin genişletilerek tüm bölge ülkelerine terörizmle mücadelede ödev üstüne ödev verildiği bir zamanda bulunuyoruz. Pakistan da terörizmle mücadelede kendisinden en çok fedakârlık beklenen ülkeler arasındadır. ABD ve NATO desteğiyle bölgede yürütülen terörist avı hız kesmeden ve coğrafi bağlamda genişleyerek sürmektedir.

Afganistan-Pakistan topraklarının her köşesinden yükselen terörle ve teröristlerle mücadelede 16 Eylül’de bir yeni “zafer” daha elde edildi. Pakistan askeri yetkililerinin açıklamalarına göre Svat Bölgesi’nde etkin olan Pakistan Taliban’ının üst düzey liderlerinden Şir Muhammed Kasab yakalandı. Pakistan askeri sözcüsü Athar Abbas’ın yaptığı açıklamaya göre; Muhammed Kasab düzenlenen askeri operasyon sonunda ele geçirildi. Kasab’ın yaralı ele geçtiğini belirten Abbas, konu ile ilgili detayların daha sonra verileceğini ifade etti. Kasab’ın ismi daha önce Pakistan hükümeti tarafından yayınlanan listede yer almış ve Svat Bölgesi’ndeki Taliban’ın hiyerarşik örgütlenmesinde kıdemli bir konuma sahip olduğu belirtilmişti. Mevlana Fazullah’ın grubuna katılmadan önce yasaklı “Tehrik Nizam Şeriat Muhammedi Örgütü’nde” yer alan Kasab’ın yakalanması için de ayrıca 1 milyon rupilik (yaklaşık 12 bin 500 dolar) ödül konmuştu. Nisan 2009 tarihinden itibaren süren Svat operasyonlarda Pakistan ordusunun verilerine göre bin 700 militan öldürülmüş ve 2 milyona yakın insan bölgeden göç etmek zorunda kalmıştı. Hatırlanacağı üzere 11 Eylül 2009 tarihinde Svat Bölgesi’nde operasyonlar yürüten Pakistan Ordusu aralarında Taliban baş sözcüsü Müslim Han’ın da bulunduğu beş kıdemli Taliban komutanını yakalamıştı. Taliban’ın beyin kadrosunda yer aldığı iddia edilen Molla Ömer ve Mevlana Fazullah’ı bulmak için operasyonlar sürmektedir. (Tıkla 1)

Pakistan’ın ikilemi tam olarak bu noktada yatmaktadır. ISI desteğiyle nüveleri oluşturulan, Rus İmparatorluğu’nu Afganistan bataklığına gömen mücahit ve Taliban hareketi, bugün kendi yaratıcısının hedefi haline gelmiştir. Peki, Pakistan için komşu coğrafyalarda stratejik derinlik sağlayan, ezeli düşmanı Hindistan karşısında Keşmir başta olmak üzere tüm silahlı çatışmalarda “asker” vazifesi gören ve Pakistan’ın Orta Asya’ya açılan kapısı Afganistan’ın siyasal hayatı üzerinde bir dönem etkili olmuş bu güç neden bitirilmek isteniyor? Sorunun cevabı mevcut konjonktürün analizinde saklı:
1)
Küresel terörizmle mücadele artık ABD’nin tek başına sırtlayamayacağı kadar masraflı olmaya başladı. Küresel ekonomik kriz karşısında eriyen ABD doları ve devlet hazinesi, en temel kamu harcamalarının kısılmasına neden oldu. 2009 Yılı itibariyle Afganistan’daki Amerikan askeri operasyonlarının yıllık maliyeti 60,2 milyar dolar civarında seyrederken, 2002-2009 yılları arası Amerikan askeri operasyonlarının toplam maliyeti 228,2 milyar doları bulmuştur. Obama Doktrini’ne göre 2010 yılı için Amerikan Senatosu’ndan istenen ek kaynak: 68 milyar dolar civarındadır. (Tıkla 2)
ABD hem Taliban’ı ve bölgeyi iyi tanıyan hem de elini taşın altına sokacak “güvenilir” bir müttefik aramaktadır. Böylece “masraflar” bölüşülecek ancak Taliban’ın kontrol altına alınmasıyla yine Pakistan kaderine terk edilecektir.
2)     
Ekonomisi sürekli açık veren ve dış desteğe muhtaç Pakistan yeni krediler alabilmek için bu tür operasyonlara gönüllü olmuştur. Terörizmle mücadele adına Pakistan kasasına giren dolarlar, eski devlet başkanı Müşerref’in de açıkladığı gibi, Hindistan’la olası bir savaş için silahlanmaya ayrılmaktadır. Müşerref, görevde bulunduğu 2007 yılında El Kaide ve Taliban’la mücadele için Pakistan’a ayrılan on milyar doların beş milyarının Hindistan’la savaş için tasarlanan silah sistemlerine ayrıldığını itiraf etmiştir. (Tıkla 3)
3)     
Pakistan için büyük stratejik ve taktik önemi olan Taliban’a karşı harekete geçmesinde ABD’nin baskısı yadsınamaz. ABD’nin taleplerini yerine getirince mükâfatlandırılacaklarını ve tersi durumda cezalandırılacaklarını bilen Pakistanlılar, bölgede oynanan “havuç-sopa” oyunu çok iyi anlamışlardır. Pakistan’ın Taliban’a karşı gösterdiği başarı çok geçmeden ABD’li çevrelerce tebrik edilmiştir. Amiral Mike Mullen, Pakistan’ın geçen yıla oranla, küresel terörizmle mücadelesinde önemli başarılara imza attığını ve ABD’nin Pakistan’ı ihtiyaç duyduğu her alanda destekleyeceği mesajını vermiştir. Senatör John Kerry ve Richard Lugar’ın desteklediği, Pakistan’a beş yıllık süre için yılda 1,5 milyar dolarlık yardım paketi senato tarafından kabul edilirse yola çıkmak üzeredir. (Tıkla 4)
 
ABD’nin Orta Asya’yı saran Yeni Büyük Oyunu’nda tüm bölge ülkeleri aktif/pasif oyuncular olarak yer almaktadır. Orta Asya ve Avrasya merkezli küresel güç rekabetinde Pakistan kilit öneme sahip ve bölgesel istikrarın temininde rol alması gereken ülkeler arasındadır. Pakistan, Taliban kartını başarıyla oynaması ve Batılı devletleri kısmen aldatmasına rağmen uzun vadede tavizler vermek durumunda kalmış ve isteksiz de olsa Taliban’a silah doğrultmuştur. Boşalan kasasını doldurmak için uzun bir süre bu ikilemi sürdürmek zorunda kalacaktır.


(Ali Erhan Ertan, Asya – Pasifik Masası, Kıdemli Asistan, 16 Eylül 2009)

 




ASYA - PASİFİK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya