Clinton’un Ortadoğu Ziyareti ve Filistin Sorunu
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Pakistan temaslarından sonra Filistin-İsrail sorununu görüşmek için 31 Ekim’de Ortadoğu’yu ziyaret etti. Clinton, ziyareti sırasında önemli gündem maddesi olarak yine Filistin-İsrail Sorununa çözüm arayışları olduğunu ve iki tarafın biran önce barış masasına oturmalarını istedi.
Clinton ziyareti esnasında Abu Dabi'de Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas ile görüştü ve ardından da Kudüs’te İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile bir araya geldi. İsrail’in Batı Şeria’da takındığı tavırlarından ötürü iki taraf arasındaki barış görüşmelerinin her geçen gün daha da çıkmaza girmekte olduğu bir dönemde gerçekleştirdiği bu ikili buluşmalar sırasında Clinton, iki tarafın en kısa zamanda masaya oturmasını istemekle birlikte, bu kez Yahudi yerleşimleri konusunda farklı bir tavır sergiledi. Clinton, İsrail’de görüşmelerini tamamladıktan sonra yaptığı açıklamada, Filistin yönetiminin görüşmelerin yeniden başlatılması için ısrarla dile getirdiği Yahudi yerleşimlerinin dondurulması isteğine bu kez farklı bir yorum katarak İsrail'in, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimleri için görülmemiş ölçüde ödünler verdiğini ileri sürdü. Filistinli yetkililerin, görüşmelerin başlayabilmesinin İsrail'in işgal altındaki topraklarda yerleşim merkezi inşasına son vermesine bağlı olduğunu sürekli olarak vurgulamalarına karşın, Clinton’un bu tür açıklamalarda bulunmasının, iki taraf arasındaki barış görüşmelerine hiçbir katkıda bulunmadığı söylenebilir.
Clinton’un bu tutumu, ABD’nin Batı Şaria’daki yerleşim yerleri konusunda İsrail’e söz geçiremediği görüntüsünü vermeye çalıştığını göstermektedir. Bu nedenle kapsamlı bir barış anlaşmasında kararlı olan Obama yönetiminin, İsrail’e karşı ılımlı bir tavır sergilemesi ve İsrail’i haklı göstermesi ile Batı Şaria’daki yerleşim birimleri konusunda bu ülkeye dolaylı da olsa destek çıktığını söyleyebiliriz. Ayrıca, Obama'nın Ortadoğu Özel Temsilcisi olan George Mitchell'ın da aylardır bölgede temaslarda bulunması, fakat görüşmelerden şimdiye kadar somut bir sonuç çıkmaması da bu yaklaşımın bir diğer göstergesidir.
Bu bağlamda ABD Dışişleri Bakanı Clinton’un Ortadoğu ziyaretine baktığımızda, Filistin-İsrail sorunu ile ilgili yaptığı açıklamalar, Obama’nın bu sorunu kendi üzerinden atmak istediği izlenimini vermektedir. Obama, Filistin-İsrail sorunu konusunda bizzat devreye girmedikçe, bu sorunla ilgili bir çözümden söz etmek gerçekçi olmaz.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 2 Kasım 2009)